<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kanseroloji &#187; Kanser</title>
	<atom:link href="http://www.kanseroloji.com/category/kanser/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kanseroloji.com</link>
	<description>Kanser hakkında her şey</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Jan 2012 23:18:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Aşı ile Kanser Tedavisi</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/asi-ile-kanser-tedavisi</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/asi-ile-kanser-tedavisi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 09:55:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2188</guid>
		<description><![CDATA[Yazı kaynağı GazeteVatan.. Hastaların kendi kanlarından üretilen ve tedavi amacıyla kullanılan &#8216;kanser aşısı&#8217;nın içinde kimyasal madde bulunmuyor. Son umut aşısını yaptırmak için dünyanın dört bir tarafından Almanya&#8217;ya Köln&#8217;deki bu kliniğe gelen hastalar arasında Türkler de var&#8230; Sabah gazetesinden Esra Tüzün imzalı haberde, bütün dünyada hızla yayılan kansere karşı değişik tedavi yolları araştırılıyor. Vücudun kendi kendini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazı kaynağı GazeteVatan..</p>
<p>Hastaların kendi kanlarından üretilen ve tedavi amacıyla kullanılan &#8216;kanser aşısı&#8217;nın içinde kimyasal madde bulunmuyor. Son umut aşısını yaptırmak için dünyanın dört bir tarafından Almanya&#8217;ya Köln&#8217;deki bu kliniğe gelen hastalar arasında Türkler de var&#8230;<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-2189" title="aşı-kanser" src="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2011/05/aşı-kanser.jpg" alt="Aşı Kanser" width="193" height="102" /><br />
<span id="more-2188"></span><br />
Sabah gazetesinden Esra Tüzün imzalı haberde, bütün dünyada hızla yayılan kansere karşı değişik tedavi yolları araştırılıyor. Vücudun kendi kendini iyileştirme metotlarından biri olan &#8220;kanser aşısı&#8221;nın insanlar üzerinde kullanılmasına Alman Hükümeti izin verdi. Aşı, <strong>Almanya&#8217;da Köln&#8217;de bulunan Medical Center Cologne</strong>&#8216;de &#8216;artık tedaviden umudunu kesilmiş&#8217; pek çok hastaya yapılıyor.</p>
<p>Alman Genel Sağlık Sigortası bu yeni tedavinin giderlerinin bir kısmını ödüyor, geri kalanını ise hastalar kendi imkanları ile karşılamaya çalışıyor. Özel sağlık sigortalarının bir kısmı tedavinin tüm giderini karşılayabiliyor. Klinikte Belçika, Hollanda, Mısır, Türkiye ve Amerika&#8217;dan hastalar bulunuyor. Onkoloji, İmmünoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları konusunda üç ayrı uzmanlığı bulunan Prof. Dr. Robert Gorter&#8217;in geliştirdiği bu sistemle pek çok kanser türünde tamamen iyileşme sağlandığı iddia ediliyor. Prof. Dr. Gorter, bu tedavi planını her türlü kanser için uyguladıklarını özellikle zorlu Globlastoma beyin tümörlerinde hastaların yarısının tamamen iyileştiğini belirterek, bu verileri bakanlığa sunduklarını açıklıyor. Aşı özel birtakım tekniklerle veriliyor. Vücudun ısıtılması etkisinin artmasını sağlıyor. Dr. Gorter&#8217;in tedavi planı olarak uyguladığı aşı aslında eski ve yeni tekniklerin karışımından oluşuyor. Ancak uygulanan son plan bu tedavinin başarı şansını büyük ölçüde artırdığı için tercih ediliyor.</p>
<p>Merkezde hastalara bu aşıyı yapan yedi hekim bulunuyor. Tedavi planını ülkelerinde uygulamak için gelen ve staj yapan hekimler de gözlemci olarak katılıyorlar. Merkezde çalışan doktorlar arasında Türk doktor Yadigar Genç kök hücre konusunda uzmanlığı bulunan bir genel cerrah. Aşı tedavisine inanıyor ve tedavi şansı tükenen pek çok hastanın tamamen iyileştiğine tanıklık ettiğini söylüyor. Genç, aşının damar yolu ile uygun bölgelere verilmesini sağlıyor. Köln&#8217;de şehir merkezinde kurulan bu klinikte hastalar ayaktan tedavi ediliyor. Yataklı bakıma ihtiyacı olanlar için Köln Üniversitesi Tıp Fakültesi ile işbirliği yapılıyor.</p>
<p>Aşı yapılırken vücut ısısı 42 dereceye yükseltiliyor</p>
<p><strong>PROF. Dr. Robert Gorter</strong> kendi adını verdiği tedavi planını şöyle anlatıyor:</p>
<p>* Hepimizde kanser hücresi bulunuyor. Bağışıklık sistemi sağlıklı değilse bu hücreler artarak insanı kanser yapabiliyor. Vücuttaki D hücreleri (dendritic hücreler) sürekli kanser hücresi arar ve bulduklarında lenf odalarına giderler. Burada öldürücü hücreler aktive edilir ve kanserli hücre öldürülür. Öldürücü hücrelere kanserli hücrenin yerini gösterip emri veren D hücreleridir.</p>
<p>* Bağışıklık sistemi çok iyi çalıştığında kanserli hücreleri 24 saatte yok etme kabiliyetleri vardır. Sağlıklı bir insanda günde 40-50 bin kanser hücresi öldürülür.</p>
<p>* Yaptığımız çalışmalarda kanserli hastalarda D hücrelerinin yeterince çalışmadığını gördük. Biz bunların çalışması için bir plan geliştirdik.</p>
<p>* Yaklaşık 5 çorba kaşığı kan alıyoruz. Bunların içinden monosit hücreler laboratuvarda ayrılıyor. Yarım çay kaşığı kadar D hücresi elde ediliyor. 5 kaşık kanda 50 milyon D hücresi çıkabiliyor.</p>
<p>* Önce vücut ısısını 42-43 dereceye yükseltiyoruz. Hasta yüksek ısı makinesinin içine alınıyor böylece bağışıklık sistemi uyarılıyor.</p>
<p>* Ardından D hücreleri veriliyor. Bu hücreler basit bir iğne ile bazen daha etkili olması için damar yolu ile tümörlü alana veriliyor.</p>
<p>* Zehirli etkisi ya da kimyasal bulunmuyor.</p>
<p>* Üç saatte bütün vücuda yayılıyor. Vücudun kanserli hücrelerle savaşma sistemini aktive ediyor.</p>
<p>* Hasta hafif grip durumu yaşıyor bu bağışıklık sisteminin alarma geçtiğinin kanıtı sayılıyor.</p>
<p>* Haftada iki seans olmak üzere 24 hafta tedavi tekrarlanıyor bazen 12 hafta yeterli oluyor.</p>
<p>* Bize gelen dört hastanın üçünde tedavi başarılı oluyor.<br />
Son aşama hastalar geldiği için o bir kişi de bağışıklık sistemi tamamen bitmiş hastalar oluyor.</p>
<p>* Bu tedavi planını ben kendimde de kullandım. Testis kanseri olmuştum, ısı tedavisi ile birlikte son derece başarılı oldu.</p>
<p>* Buluş yeni değil, vücudun kendi kendini geliştirme sistemini harekete geçiriyoruz. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen doktorlara ayrıca bu merkezde sistemi kulanabilmeleri için öğretiyoruz.</p>
<p>HASTALAR UMUTLU</p>
<p>Ömer Gürsoy 70 yaşında. Akciğer kanseri tedavisine yeni başlıyor. Daha önce kalp ameliyatı olmuş, sigara kullanıyor ve kemoterapi işe yaramamış. Tedavinin bir kısmını sigorta ödüyor, geri kalanını kendisi karşılayacak.</p>
<p>Özgüç Ö. Akciğer kanseri ve kendisi de doktor. Hiç sigara içmemiş, sürekli spor yapmış buna rağmen akciğer kanserine yakalanmış. Genel cerrah olarak yıllarca çalışmış ancak hastalığına 4. derecede teşhis konulduğunda artık cerrahi uygulanamaz durumda olduğunu fark etmiş. Kanserin yayılması üzerine Türkiye&#8217;den bu tedaviyi uygulatmaya Köln&#8217;e gelmiş. Midesindeki ödem nedeniyle Köln Tıp Fakültesi&#8217;nde tedavisi sürüyor. Aşı tedavisine ise yeni başlayacak.</p>
<p>AYDIN&#8217;DAN GELDİ</p>
<p>Ferhat Kurşunlu Aydın&#8217;dan tedavi için gelmiş. 26 yaşında ağır lösemi. Bir yıl boyunca tedavi görmüş. Kemoterapi başarısız olmuş. Aşı olmak için abisi ile birlikte Almanya&#8217;ya gelmiş. Durumunda ve kan değerlerinde belirgin düzelmeye rastlanmış. Doktorları umutlu. İki hafta sonunda alınan ilk kan verileri, düzelme olduğunu gösteriyor.</p>
<p><strong>ONKOLOJİ DERNEĞİ&#8217;NDEN AÇIKLAMA</strong></p>
<p><strong>Kamuoyuna Önemle Duyurulur,;</p>
<p>Ülkemizde kanserin tıbbı tedavisinde yetkili ve sorumlu olan Tıbbi Onkologları temsil eden Tıbbı Onkoloji Derneği, hasta ve hasta yakınlarının mağduriyetini önlemek ve kamuoyunu bilgilendirmek için aşağıdaki açıklamayı gerekli görmüştür.</p>
<p>&#8220;Kanserde aşı tedavisi&#8221;, yaklaşık 40 yıldır yoğun bir şekilde araştırılmaktadır. Büyük bir kısmı, &#8220;klinik öncesi deneme&#8221; ve bir kısmı da &#8220;klinik araştırma&#8221; aşamasında olan bu tedavilerde, genellikle hastaya ait kanser hücreleri, bu hücrelerin yaptığı kanser proteinleri ve hastanın kendi kanında bulunan hücreler kullanılmaktadır. Söz konusu bu tür aşılarda; hastaların kanındaki dendritik hücreler alınıp, laboratuar ortamında tümör hücreleri veya tümör hücrelerinin yaptığı &#8220;tümör antijeni&#8221; adı verilen kanser hücresi proteinleri ile etkin hale getirildikten sonra, hastaya tekrar verilmektedir. Bugüne kadar yayınlanmış olan bilimsel araştırma sonuçları; bu aşıların ve bağışıklık sistemini hedef alan diğer tedavi yöntemlerinin en etkili olabileceği kanser türünün, habis bir cilt tümörü olan &#8220;maliyn melanom&#8221; olduğunu göstermektedir. Bu hasta grubunda da &#8220;uzun süreli iyileşme&#8221;, hastaların çok az bir oranında (%5 den daha az) görülmektedir. Günümüzde, rutin kullanım için piyasaya verilecek durumda onaylanmış etkin bir kanser aşısı bulunmamaktadır. Melanoma dışındaki kanser türlerinde yapılan aşı ve diğer immünolojik tedavi yöntemleri ile henüz başarılı sayılabilecek güvenilir bir çalışma sonucu bulunmamaktadır.</p>
<p>Dünyanın çeşitli ülkelerinde tıp ahlakı ve bilimsel kurallara uygun olarak çalışan kanser merkezlerinde yürütülen aşı çalışmaları, henüz klinik araştırma düzeyinde sürdürülmektedir. Bu tür merkezlerde yürüyen çalışmalara ise; çalışma protokollerine uygunluk kriterlerine göre hasta kabul edilmektedir. Ne yazık ki ülkemizde olduğu gibi dünyanın başka bölgelerinde de (gelişmiş ülkeler dahil), tıp ahlakına ve bilimsel kurallara uygun olmayan kanser tedavi uygulamalarına sıklıkla rastlanmaktadır. Tıbbi etiğe ve bilimsel kurallara uygun olmayan tedavi uygulamaları, kamuoyunun ilgisini çeken bir konu olduğu için, ne yazık ki sıklıkla kanser ve kanser aşıları konusunda olmaktadır.</p>
<p>Yazılı ve görsel basında kanser konusunda çıkan her türlü haber, kanser hastalarını ve yakınlarını harekete geçirmektedir. Hastalarımızın ve hasta yakınlarının bu hassasiyetleri de, maalesef kimi zaman bu tür tedavi uygulamaları yaptığını iddia eden bazı sözde bilim insanları tarafından istismar edilebilmektedir.</p>
<p>Benzer bir durum olarak; son dönemde bazı mecralarda yer alan ve bir klinikte yapıldığı belirtilen aşı ile ilgili, yayınlanmış güvenilir bir çalışma sonucu bulunmamaktadır. Söz konusu belirtilen kanser aşısı, hastalara bir araştırma protokolü dahilinde uygulanıyor ise; bunun ilgili haberde belirtilmesinde yarar vardır. Ayrıca bu araştırmaların yapılabilmesi için, daha önce bu açıdan yapılmış ön çalışmalar olması ve bu çalışmaların bilim dünyasının kabulüne sunulmak üzere yayınlanmış olması gerekirdi. Çünkü bir tedaviyi hastada deneysel amaçlı uygulamak için, bu konuyu destekleyici bilim dünyasınca genel kabul gören etkinlik kanıtlarının olması gerekirdi. İlave olarak deneysel tedavi için yetkili mercilerden izin alınmış olması ve deneysel tedavi için hastalardan ücret talep edilmemesi gerekir. Yaptığımız literatür taramasında, ilgili merkezin ve ismi gecen doktorun ikna edici bilimsel yayınlarına rastlamamıştır. Eğer bir araştırma protokolü dahilinde değil de rutin bir tedavi uygulaması yapıldığı iddiası var ise, bu tarz bir uygulama, bilimsel etiğe uygun değildir.</p>
<p>Hastalarımızı, mevcut kanser tedavilerine devam etmeleri ve doktorlarına danışmadan bu ve bunun gibi gelecekte de sıklıkla karşılaşacakları bilimsel etkinlik kanıtları olamayan tedavi yöntemlerine kapılmamaları konusunda uyarıyoruz.</p>
<p></strong></p>
<p><strong>Saygılarımızla<br />
Tıbbi Onkoloji Derneği </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/asi-ile-kanser-tedavisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>22</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alternatif tıbbın kanser tedavisine olası zararları</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/alternatif-tibbin-kanser-tedavisine-olasi-zararlari</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/alternatif-tibbin-kanser-tedavisine-olasi-zararlari#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Apr 2011 22:52:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Alternatif tıp]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2178</guid>
		<description><![CDATA[Alternatif tıp ve sadece bitkiler ile, Kanseri yok ediyoruz,Tamamen iyileştiriyoruz, diyen şarlatanlara karşı uyanık olmanızı diliyorum..Amerikan onkoloji derneği alternatif tıbbı kullanmak isteyen hastalara sadece Akapunkturu önermiş.. Kanserde alternatif tıp yöntemleri ve hasta yakınlarının umut arayışlarının sömürülmesi Çoğunlukla geleneksel tıp uygulamalarını ret eden ve/veya ikinci planda tutan iyi klinik çalışmalar ile kanıtlanmamış, kanser tedavisinde başarılı olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alternatif tıp</strong> ve sadece <strong>bitkiler</strong> ile, Kanseri yok ediyoruz,Tamamen iyileştiriyoruz, diyen şarlatanlara karşı uyanık olmanızı diliyorum..<strong>Amerikan onkoloji derneği</strong> alternatif tıbbı kullanmak isteyen hastalara sadece Akapunkturu önermiş..</p>
<p><strong>Kanserde alternatif tıp yöntemleri ve hasta yakınlarının umut arayışlarının sömürülmesi</strong></p>
<p>Çoğunlukla geleneksel tıp uygulamalarını ret eden ve/veya ikinci planda tutan iyi klinik çalışmalar ile kanıtlanmamış, kanser tedavisinde başarılı olduğu iddiası ile hastalara sunulan yöntemlerdir. Bu uygulamalar tamamlayıcı tıp uygulamalarının aksine <strong>hastaları modern tıptan uzak tutmayı hedeflemektedir</strong>. Son yıllarda ülkemizde profesyonel gruplar (hekim ve hekim dışı) alternatif tıp alanındaki ekonomik rantı görmüş ve bu alanda adeta bir yatırım yarışına girmişlerdir. Bu gruplar hasta ve yakınlarının umut arayışlarını ve bilgisizliklerini de kullanıp rahatsız edici ve tepkileri üstlerine çekici deyim olan alternatif tedavi ürünleri yerine tamamlayıcı tedavi ürünleri adı altında ürünlerini ve yöntemlerini pazarlamaya başlamışlardır.<br />
<span id="more-2178"></span><br />
<strong>Amerikan İntegratif Onkoloji Derneği (SIO) tarafından 2007 yılında yayınlanan integratif (bütünleyici) tıp uygulamaları rehberi önerileri:</strong></p>
<p>         1. Hastaların hepsine TAT kullanıp kullanmadığı sorulmalı.<br />
         2. Hastaların hepsine TAT hakkında kanıta dayalı rehberler sunulmalı.<br />
         3. Beyin-Vucut modaliteleri anksiete, mood bozuklukları, kronik ağrı ve yaşam kalitesini artırmak için önerilmeli.<br />
         4. Kemoterapiye bağlı erken bulantı kusmada, yanıt alınamıyorsa akapunktur önerilmeli.<br />
         5. Radyoterapiye bağlı ağız kuruluğunda akapunktur önerilmeli.<br />
         6. Masaj onkoloji alanında eğitimli masaj uzmanlarının yapması koşulu ile önerilmeli (anksiete, ağrı, lenf drenajı).<br />
         7. Kanserli hastalarda sigara klasik yöntemler ile bırakılamıyorsa akupunktur önerilmeli<br />
         8. KT sırasında egzersiz fiziksel ve mental fonksiyonlara katkı sağlar, önerilmeli.<br />
         9. Yüksek doz C vitamini ve A vitamininden kaçınılmalı.</p>
<p>Kaynak : Tıbbi Onkoloji derneği</p>
<p><strong>Sıkça kullanılan bazı bitkisel ürünlerin etkileştiği kanser tedavi ajanları</strong></p>
<p><em>Sarımsak (Garlic)</em></p>
<p>Decarbazin ile kullanımından kaçınılmalı (CYP2E1 inhibisyonu)</p>
<p><em>Mabet ağacı (Gingko)</em></p>
<p>Çok sayıda kemoterapi ajanı ve EGFR-TKİ ile etkileşir<br />
(CYP3A4 ve CYP2C19 inh.)</p>
<p><em>Mor koni çiçeği (Echinacea)</em></p>
<p>Çok sayıda kemoterapi ajanı ve EGFR-TKİ ile etkileşir.<br />
(CYP3A4 induksiyon)</p>
<p><em>Soya</em></p>
<p>Tamoxifen (antagonism of tumor growth inhibition), ve ER pozitif meme kanseri ve endometrium kanserinde kullanılmamalı.</p>
<p><em>Ginseng</em></p>
<p>Çok sayıda kemoterapi ajanı ve EGFR-TKİ ile etkileşir (CYP3A4 inhibisyonu),<br />
ER pozitif meme kanseri ve endometrium kanserinde kullanılmamalı.</p>
<p><em>Sarı kantaron (St. John Worth)</em></p>
<p>Neredeyse tüm kemoterapiler ile etkileşir. (CYP2B6, CYP2C9, CYP2C19, CYP2E1, CYP3A4, and P-glycoprotein indiksiyonu), irinotekanın aktif metabolitinin düzeyini azaltır ve siklofosfamid plazma konsantrasyonunu azaltır.</p>
<p><em>Kediotu (Valerian)</em></p>
<p>Çok sayıda kemoterapi ajanı ve tamoksifen ile etkileşir.<br />
(CYP2C9 inhibisyonu, CYP2C19 indüksiyonu)</p>
<p><em>Kaya koruğu (Kava)</em></p>
<p>Çok sayıda kemoterapi ajanı ve EGFR-TKİ ile etkileşir. Hepatotoksisitede ciddi sorun yaratabilir. (CYP3A4 induksiyonu)</p>
<p><em>Üzüm Çekirdeği (GrapeS.)</em></p>
<p>Çok sayıda kemoterapi ajanı ve EGFR-TKİ ile etkileşir<br />
(CYP3A4 indüksiyonu)</p>
<p><strong>Sıkça kullanılan bitkisel ürünlerin gözlenen yan etkileri</strong></p>
<p><em>Kantaron otu (St. John&#8217;s wort)</em></p>
<p>Bulantı, hipersensitivite</p>
<p><em>Kaya koruğu (Kava)</em></p>
<p>Cilt ve tırnaklarda renk değişikliği, hepatik fonksiyon bozukluğu</p>
<p><em>Koni çiçeği (Echinacea)</em></p>
<p>Hypersensitivite (anaflaksi dahil)</p>
<p><em>Saw palmetto</em></p>
<p>Diare, konstipasyon,  baş ağrısıs, hipertansion, bulant, uriner reatnsiyon</p>
<p><em>Ginseng</em></p>
<p>Diare, baş ağrısı, hipertansiyon, insomnia, bulantı, kanamaya eğilim, hipoglisemi</p>
<p><em>Yeşil çay (green tea)</em></p>
<p>Bulantı, insomnia, diare, konfüsion</p>
<p><em>Hydrazine sulfate</em></p>
<p>Hepatorenal yetmezlik</p>
<p><em>Köpek balığı kıkırdağı (Shark cartilage)</em></p>
<p>Hepatit, bulantı, konstipasyon</p>
<p><em>Sarımsak</em></p>
<p>Kanamaya eğilim</p>
<p><em>Ökse otu (mistletoe)</em></p>
<p>Hepatotoksisite, anaflaktik şok</p>
<p><em>Antineoplaston</em></p>
<p>Somnolans, konfusion</p>
<p>Bu yararlı derleme için <strong>Tıbbi Onkoloji Derneği</strong> ne teşekkür ederim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/alternatif-tibbin-kanser-tedavisine-olasi-zararlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lenf Kanseri Lenfoma Belirtileri Tedavisi</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/lenf-kanseri-lenfoma</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/lenf-kanseri-lenfoma#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Jan 2011 17:30:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dafhne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Lenf Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Lenfoma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=84</guid>
		<description><![CDATA[Lenf Kanseri Lenfoma Belirtileri Tedavisi Lenfoma , onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır. Lenf sisteminden köken alan habis bir hastalıktır. Lenfoma öncelikle 2 gruba ayrılır. Hastaların az bir kısmı Hodgkin Hastalığı denilen lenfoma türüne sahiptir. Çoğunluk, Hodgkin dışı (Nonhodgkin) denilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lenf Kanseri Lenfoma Belirtileri Tedavisi </strong></p>
<p>Lenfoma , onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır. Lenf sisteminden köken alan habis bir hastalıktır. Lenfoma öncelikle 2 gruba ayrılır. Hastaların az bir kısmı Hodgkin Hastalığı denilen lenfoma türüne sahiptir. Çoğunluk, Hodgkin dışı (Nonhodgkin) denilen lenfoma grubunda yer alır ve hastaya sadece lenfoma deniliyorsa genellikle bu grup kastedilmektedir.</p>
<p><span id="more-84"></span></p>
<p align="center"><img src="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2011/01/lenf-kanseri.gif" alt="lenf kanseri,lenfoma" title="lenf kanseri" width="322" height="397" class="alignnone size-full wp-image-2202" />
</p>
<p><strong>LENFATİK, İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞMAKTADIR</strong></p>
<p>Lenfatik, immun sistem , vücudun enfeksiyonlara karşı mücadele etmesini sağlayan sistemin içinde yer alır. Lenfatik sistemde lenf bezeleri denilen boyun, koltuk altı, kasık bölgelerimizde normalde erişkinlerde genellikle ele gelmeyen küçük yapılar vardır. Ayrıca lenfatik sisteme dahil olan organlar vardır. Bunlar bademcikler, dalak, karaciğer, kemik iliği ve göğüs boşluğumuzda bulunan ve çocuklukta aktif olan bir organ timusdur. Ayrıca mide, ince barsak ve cildimiz katmanları arasında bu lenfatik yapılar yer almaktadır. Hastalık , yukarda bulunan lenfatik yapılardaki normal hücrelerin yerinde anormal şekil, yada hızlı bölünme özellikleri olan hücrelerin ortaya çıkması ile gelişmektedir. Bu hücreler ayrıca dalağa, karaciğer ve kemik iliğine yayılma özelliği gösterebilmektedir.</p>
<p><strong>HODGKİN DIŞI LENFOMALAR VE BELİRTİLERi NELERDİR ?</strong></p>
<p>En sık görülen belirti boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerindeki lenf bezelerinin ağrısız şişerek ele gelmesidir. Hastalarda diğer bulunabilen belirtiler ise söyledir; sebebi tam açıklanamayan ateş, kilo kaybı, gece terlemesi, halsizlik, ciltte kaşıntı&#8230;. Bu şikayetler, grip gibi başka hastalıkların seyrinde de görülebilir. Bu nedenle bu tür bulguları olan hastalarda lenfoma teşhisini ancak doktor koyabilir.</p>
<p><strong>TEŞHİS NASIL KONUR ?</strong></p>
<p>Lenfoma olasılığı düşünülen hastada kesin tanı konulabilmesi için büyüyen lenf bezinin tümünün çıkartılması ya da her hangi bir organda yerleşmiş ise parça alınması ilk işlemdir. Yapılan bu işleme biyopsi denir. Elde edilen dokuların patolog tarafından çeşitli işlemlere tabi tutularak mikroskop altında incelenmesiyle tanı konur.</p>
<p>Hodgkin dışı lenfoma için çok farklı sınıflamalar vardır. Patolog tarafından hangi tipi olduğu tanı raporunda verilir. Bu tiplerin önemi; hangi tedavi seçeneğinin hasta için uygun olacağını göstermesidir. Doktor hangi tedavi seçeneğini uygulayacağına patoloji raporunda belirtilen tiplemeye göre karar verir.</p>
<p><strong>GELİŞİMİ NEDİR VE NASIL YAPILIR ?</strong></p>
<p>Evreleme hastalığın yaygınlığının belirlenmesi işlemidir. Hastada lenf bölgeleri taranmalıdır. Hastanın el ile saptanabilecek boyun, koltuk altı, kasık vb bölgelerindeki lenf bezlerine muayene sırasında bakılır. Elle saptanamıyan diğer bölgelerinde ise basit direkt röntgen grafileri, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT) yada magnetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılır. Görüntüleme yöntemleri ile genellikle boyun, göğüs (toraks), karın (abdomen) ve alt karının (pelvis) bölgeleri incelenir. Ayrıca kemik iliği biyopsisi yapılarak kemik iliğinde yayılım olup olmadığı araştırılır.</p>
<p><strong>TEDAVİSİ ?</strong></p>
<p>Her lenfoma hastası için tedavi kendine özgündür. Çünkü hastalığın evresine, hücre tipine, hastanın yaşına, hastanın tedaviyi kaldırıp kaldıramayacağına ve lenfoma tipinin hızlı yada yavaş seyirli oluşuna göre doktor tedavinin şeklini ve verilecek ilaçları belirler.</p>
<p>Hodgkin dışı lenfomanın tedavisi ilaçlarla (kemoterapi), ışın tedavisiyle (radyoterapi) veya ikisi birlikte olarak yapılmaktadır. Ayrıca hastadan kök hücre toplanarak yüksek doz kemoterapi sonrası bu kök hücreleri tekrar hastaya verme işlemi (yüksek doz kemoterapi ve otolog periferik kök hücre transplantasyonu), biyolojik ilaçlarlai ve cerrahi olarak da tedavi edilebilmektedir. Bazen yavaş seyirli lenfomalarda hastaya tedavi verilmez ve hasta belli aralarla doktor tarafından kontrol edilerek izlenir. Hastanın tedavisine karar veren uzmanlar tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğu olmaktadır.</p>
<p><strong>TEDAVİ YAN ETKİLERİ NELERDİR ?</strong></p>
<p>Tedavi sırasında kullanılan ilaçları tipine ve dozuna göre bazı istenmeyen etkiler olabilmektedir. Bunlara yan etkiler denir. Burada sık görülenler belirtilecektir. Ancak siz bu tedaviler sırasında fark ettiklerinizi doktorunuza bildirerek bunlarında değerlendirilmesini ve bunlar için yapılabilecek tedavileri öğreneceksiniz.</p>
<p>Hodgkin dışı lenfoma tedavisinde kullanılan ilaçların bulantı ve kusma yan etkisi genellikle hafif ve kısa süreli olmaktadır. Saç dökülmesi bazı tedavilerde hafif bazılarında tamamen dökülme tarzındadır. Ancak tedavi bittikten sonra 6 ay içerisinde genellikle eskisi kadar güzel saçlarınızın geri geleceği bilinmelidir. Kemoterapi sırasında kan hücrelerinin üretim yeri olan kemikiliği de tedaviden etkilenmektedir. Bu karşımıza kırmızı küreciklerin azalması (anemi), beyaz kürelerimizin azalması (lökopeni), enfeksiyonlarla savaşan beyaz küreler içinde önemli bir grup olan nötrofillerin azalması (nötropeni) ve kanama olmasını önleyen trombosit denilen küçük kan hücrelerinin azalması (trombositopeni) olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu kan hücrelerindeki azalma, doktorunuz tarafından belli aralarla yapılan kan sayımları ile izlenecek ve gerekli görülen kan ürünleri başkasından elde edilerek size verilecektir. Kemoterapi böbrek ve karaciğer işlevlerini etkileyebilir ; bu durum gerekli kan tetkikleri ile izlenir. Hastalarda iştahsızlık, damak tat alımında değişiklik, cilt ve tırnaklarda renk koyulaşması, geçici yada kalıcı fertilite(üreyebilirlik) değişiklikleri olabilmektedir. Burada bildirilmiş olan yan etkiler her hastada mutlaka olacak belirtiler olarak düşünülmemelidir.</p>
<p>Radyoterapiye bağlı yan etkiler, ışın yapılan bölge ve verilen doza göre değişkenlik gösterir. Genellikle hastalarda radyoterapinin ilerleyen günlerinde yorgunluk hali gelişmektedir. Hastaya dinlenmesi, yapabildiği kadar hareket etmesi önerilir. Radyaterapi yapılan alanlarda kıl ve saç kaybı, kızarma, kuruluk, duyarlılık ve kaşıntı, cilt koyulaşması sık görülen yanetkilerdir. Boyun ve göğüs bölge radyoterapisi sonrası boğazda kuruluk ve yutma güçlüğü olmaktadır. Karın bölgesine yapılan radyoterapilerde bulantı, kusma, ishal ve idrar şikayetleri ortaya çıkabilmektedir. Kan hücreleri etkilenebileceğinden kan sayımları ile yakın takip edilir.</p>
<p>Ateş yükselmesi ve beklenmeyen kanamalar olduğunda takip eden doktorun hastalar tarafından uyarılması gerekir.</p>
<p>Biyolojik tedaviler aşı tarzında (interferon) uygulanır. Bunların yan etkileri soğuk algınlığı bulgularını andırır. Kırıklık, yorgunluk, titreme, ateş, kas ve eklem ağrıları, iştah kaybı, bulantı, kusma ve ishal olabilir.</p>
<p>Yüksek doz kemoterapi ve periferik kök hücre transplantasyonunda yan etkiler normal dozda kemoterapi tedavisinden daha fazladır. Hastalar kanama, infeksiyon organ yanetkileri açısından yakın takibe alınır.</p>
<p><strong>HODGKİN HASTALIĞI</strong></p>
<p>Lenfomalar içinde yer alan bir alt gruptur. Diğer lenfomalara hodgkin dışı lenfomalar denir. Hodgkin hastalığı lenfomaların yaklaşık dörtte birini ,yani oldukça azını oluşturmaktadır. Vücudumuzdaki lenf organlarından köken alır, genellikle tek veya birkaç adet lenf bezesinin büyümesi hasta tarafından fark edilen ilk olaydır.</p>
<p><strong>RİSK ELEMENTLERİ NELERDİR?</strong></p>
<p>Hastalığın sebebi tam olarak bilinmemektedir. Bulaşıcı değidir. Kardeşlerinde hodgkin hastalığı olanların bu hastalığa yakalanma riski daha fazladır. Ebstein Barr adlı virusun hastalığa yakalanmayı arttırdığı düşünülmektedir. Hastalar genellikle 15 ile 34 yaşları arasındaki genç erişkinlerdir.</p>
<p><strong>HASTALIĞIN BELİRTİLERİ TEŞHİS VE TEDAVİLERİ</strong></p>
<p>Hodgkin hastalığının belirtileri, tanısı, evrelemesi ve tedavisi (kemoterapi ve radyoterapi) ve yan etkileri Hodgkin dışı lenfoma ile benzerdir (bakınız lenfoma).<br />
Ancak tedavide kullanılan ilaç ve şemalar, veriliş zamanları farklıdır. Hastalığın genel seyri hodgkin dışı lenfomalara nazaran daha iyidir. Hastaların büyük çoğunluğu uygun tedaviyle iyileşmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/lenf-kanseri-lenfoma/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>636</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Önemli : Kanserde Bitkisel Karışımlar Kullanmayın</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/onemli-kanserde-bitkisel-karisimlar-kullanmayin</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/onemli-kanserde-bitkisel-karisimlar-kullanmayin#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Dec 2010 13:48:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2165</guid>
		<description><![CDATA[Tanı ve tedavi imkanlarının her geçen gün gelişmesine rağmen görülme sıklığı artan kanser tedavisinde, medikal tıbbın yanı sıra kontrolsüz kullanılan bitkisel ürünlerin ve vitamin takviyelerinin, kanseri önlemek, durdurmak yerine olası riskleri artırabildiği, tedavinin etkinliğini azaltabildiği ve komplikasyonlara neden olarak ciddi sonuçlara yol açabildiği bildirildi. Uzmanlar, beta karotenin özellikle sigara içenlerde akciğer kanseri gelişimini önlemek yerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tanı ve tedavi imkanlarının her geçen gün gelişmesine rağmen görülme sıklığı artan kanser tedavisinde, medikal tıbbın yanı sıra kontrolsüz kullanılan bitkisel ürünlerin ve vitamin takviyelerinin, kanseri önlemek, durdurmak yerine olası riskleri artırabildiği, tedavinin etkinliğini azaltabildiği ve komplikasyonlara neden olarak ciddi sonuçlara yol açabildiği bildirildi.</strong></p>
<p><span id="more-2165"></span></p>
<p>Uzmanlar, beta karotenin özellikle sigara içenlerde akciğer kanseri gelişimini önlemek yerine kolaylaştırdığını, tüm anti-oksidanların potansiyel olarak kemoterapi ve radyoterapinin etkisini azaltabildiğini, kalsiyum-magnezyum-potasyum ve çoğu zaman vitamin karışımları içeren minerallerin özellikle kemik metastazı olan veya kalsiyum yüksekliği bulunan hastalarda sakıncalı olabileceği uyarısında bulunuyor.</p>
<p>Isırgan otunun, kan pıhtılaşmasını sağlayan hücreler üzerindeki olumsuz etkisinin kemoterapi yan etkileri ile karışabildiği, aşırı sarımsak tüketiminin kanama problemine yol açabildiği için kemoterapi-radyoterapi alanlarda kullanılmaması gerektiğine dikkati çeken uzmanlar, japon eriğinin ölümcül kanamalara yol açabileceğinden kemoterapi ve radyoterapi etkisini azaltabildiğini belirtiyor. Meme ve rahim kanseri hastalarının soya ve ginseng&#8217;ten uzak durması gerekiyor.</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Onkoloji Enstitüsü Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, bitkisel karışımlar ile vitamin takviyelerinin, kanser ve kanser tedavisi üzerine olumsuz etkileri olduğunu söyledi.</p>
<p>Kanserden korunmak için bir ilaç olmadığını, tütün kullanımı ya da pasif içicilik, yanlış beslenme, aşırı kilo, fizik aktivite eksikliği, güneş ışığı maruziyeti gibi etmenlerin kansere yol açtığını, bunlardan kaçınılarak kansere yakalanma riskinin ciddi oranda azaltılabileceğini vurgulayan Çelik, sağlıklı kişilerin gereksiz ilaç ve vitamin desteklerinden uzak durması, hasta olan kişilerin hekim bilgisi dahilinde ilaç kullanması gerektiğine işaret etti.</p>
<p>Çelik, vitamin takviyelerinin temel beslenme ögeleri arasında yer almadığını ve bunların kesinlikle “ilaç” olmadığını ifade ederek, ABD başta olmak üzere birçok ülkede vitamin takviyelerinin kullanımının arttığını söyledi. ABD&#8217;de saygın bir kurum olan FDA&#8217;nın (Food and Drug Administration, Besin ve İlaç Kurumu) bile bu tip ürünleri denetleyemediğini, onaylamadığını ve tehlikeli olabilecekleri konusunda uyarılarda bulunduğunu dile getiren Çelik, aynı etken maddeyi içeren ürünlerin birçok değişik ambalaj ve marka adı altında satılabildiğini ve içerdikleri miktarların üründen ürüne ya da markadan markaya farklılık gösterebildiğini söyledi.</p>
<p>“TEDAVİ SÜRECİNDE, ÖNCESİNDE VE SONRASINDA KULLANILMAMALI”</p>
<p>Çelik, bu ürünlerin etki veya yan etkisi konusunda bilimsel olarak bir veri elde etmenin mümkün olmadığına dikkati çekerek, kanser tedavisi öncesinde, esnasında ve sonrasında bitkisel karışımlar-vitamin kapsüllerinin kullanımına “kesinlikle” izin verilmemesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>İsmail Çelik, “Çünkü, bitkisel ürünlerde, içine karışmış toksik maddeler olabileceği gösterilmiştir. Bu ürünlerin saflığı ve güvenilirliği kuşkuludur. Özellikle aktarlardan elde edilen bitkisel ürünlerin, doğrudan doğadan toplanmış ve işlenmemiş olduğu unutulmamalıdır. Dolayısı ile bunlar &#8216;steril&#8217; değildir, mantar sporları, çeşitli bakteriler içerebilirler. Kemoterapi altında enfeksiyon riski olan hastalar bu tür ürünleri tükettiklerinde temizlik kurallarına çok dikkat etmelidirler” uyarısında bulundu.</p>
<p>“Bu ürünlerin, kemoterapi ilaçlarının etkilerinde azalmaya yol açarak hastalığın etkin tedavisini sekteye uğrattığına” dikkati çeken Çelik, “Bu karışımların yan etkileri, kemoterapi yan etkisi zannedilip gereksiz doz azaltımına gidilebilmekte ve tedavinin eksik verilmesine neden olabilmektedir. Sıklıkla kanamaya yol açmaları nedeniyle kanserli hastalarda ciddi kanamalara ve ölüme neden olabilirler” diye konuştu.</p>
<p>“BETA KAROTEN, AKCİĞER KANSERİ GELİŞİMİNİ KOLAYLAŞTIRIYOR”</p>
<p>HÜ Onkoloji Enstitüsü Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik&#8217;in verdiği bilgiye göre, antioksidanlar ve vitaminlerin olumsuz etkileri bulunuyor. Bunlar içinde yer alanlardan biri olan beta karoten tüketilmesi, özellikle sigara içenlerde akciğer kanseri gelişimini önlemek yerine kolaylaştırıyor. Sigara içenlerin kesinlikle B-karoten almaması gerekiyor.<br />
Tüm antioksidanlar, potansiyel olarak kemoterapi ve radyoterapinin etkisini azaltabildiğinden tedavi altında antioksidan alınmaması isteniyor. Antioksidan kullanan 200 binden fazla hastanın katıldığı bir analizde, Vitamin A, E ve Beta-karoten kullananlarda ölüm riskinin daha çok olduğu gösteriliyor. Vitamin C ve selenyum için durum belirsizlik gösteriyor. Hekim takviyesi olmadan vitamin A ve E kullanılmaması gerekiyor.<br />
Kalsiyum, magnezyum, potasyum ve çoğu zaman vitamin karışımları da içeren mineraller, özellikle kemik metastazı olan veya kalsiyum yüksekliği bulunan hastalarda sakıncalı olabiliyor.</p>
<p>Halk arasında çok faydalı olarak bilinen ısırgan otu, yapılan gözlemlerde kan pıhtılaşmasını sağlayan hücreler üzerinde olumsuz etki yapabiliyor, bazı alerji yaratan ve toksik proteinler içerebiliyor. Karın ağrısı, ishal, ateşe yol açabiliyor. Bu bulgular da kemoterapi yan etkileri ile karışabiliyor.<br />
Sarımsak aşırı tüketildiğinde veya yoğunlaştırılmış tabletler şeklinde alındığında kanama problemine yol açabiliyor, bazı antiviral ilaçların etkinliğini azaltabiliyor. “Kumadin” adlı ilaç kullanıldığında veya kemoterapi-radyoterapi alındığında sarımsak tüketilmemesi ya da hap olarak alınmaması öneriliyor. Çünkü, kemoterapinin etkinliğini azaltabiliyor.</p>
<p>“JAPON ERİĞİ, ÖLÜMCÜL KANAMALARA YOL AÇABİLİYOR”</p>
<p>Japon eriği olarak bilinen Ginkgo Biloba, içeriği nedeniyle kanamaya eğilimi artırıyor. Özellikle kanı sulandıran ilaçları kullananlarda (Kumadin-Heparin) ölümcül kanamalar görülüyor.</p>
<p>Üründe mevcut olan antioksidan özellikler kemoterapi ve radyoterapi etkisini azaltabilir. Bu ürün ayrıca karaciğerdeki bazı enzimleri etkileyerek, kanser ilaçlarının etkinliğinde azalma ya da yan etkilerinde artmaya yol açabiliyor ve antitümör-antibiotik alanların uzak durması gerekiyor. Kemoterapi ve radyoterapi sırasında Ginkgo kullanılmaması gerekiyor.</p>
<p>Koni çiçeği, kirpi otu olarak bilinen Echinacea da karaciğerde yıkılan bazı ilaçların etkinliğini azaltabildiğinden kemoterapi ile birlikte alınması önerilmiyor. Iressa, tarceva, irinotecan, topotecan, siklofosfamid, etoposide, teniposide, taxol, docetaxel, vincristine, vinblastin ilaçlarını kullananların bu üründen kesinlikle uzak durması isteniyor.</p>
<p>“MEME VE RAHİM KANSERİ HASTALARI SOYA VE GİNSENG&#8217;DEN UZAK DURMALI”</p>
<p>Soya ürünleri ise içerdiği isoflavonların östrojenik hormonal etkisi nedeniyle meme ve rahim kanseri olan hastalarda zararlı olabiliyor. Soyada bulunan “genistein” adlı bir madde, tamoksifenin etkinliğini azaltabiliyor. Tamoksifen kullanan meme kanseri hastalarının soya ürünlerinden uzak durması gerekiyor.<br />
Soya ürünleri farmakolojik dozlarda bazı ilaçların emilim ve dağılımını da etkileyebiliyor.<br />
Yeşil çayın tablet halinde yüksek dozlarda alınması, mide rahatsızlıklarına, ishale ve kramplara yol açabiliyor.</p>
<p>Bazı ginseng preparatlarında östrojenik maddeler olduğundan, meme ve rahim kanserli hastaların bunları kullanmaması gerekiyor. Ginseng, bazı ilaçların kan düzeyini azaltabiliyor, bazılarını da artırabiliyor. Iressa, tarceva, irinotecan, topotecan, siklofosfamid, etoposide, teniposide, taxol, docetaxel, vincristine, vinblastin alanların, ginsengden uzak durması gerekiyor.</p>
<p>Cüce palmiyenin, içerdiği hormonal maddelerden ötürü meme ve rahim kanseri hastalarının tüketmemesi gerekiyor. Tedavi için hormonal preparatlar alan meme kanserli hastalarının da tedavi etkileşimi olabileceğinden bu üründen uzak durması isteniyor.<br />
Hipericum perforatum, binbirdelik otu da ilaç etkileşimlerinden dolayı kanser ilacının kan seviyelerini ve etkisini azaltabiliyor. Bunun dışında birçok ilacın etkisini azaltma ya da arttırma yönünde etki edebiliyor. Kemoterapi alan hastaların, bu ürünü kesinlikle kullanmaması gerekiyor.</p>
<p>KEMİK METASTAZI OLANLAR, KÖPEK BALIĞI KIKIRDAĞINDAN UZAK DURMALI</p>
<p>Kedi otunun, “Tamoksifen kullananlar ve siklofosfamide, etoposide, teniposit” kullananlarca tüketilmemesi, ezan çiçeği ile gece mumu yağının serum proteinlerine bağlandığı için ilaç etkinliğini değiştirebildiğinden kemoterapi ile birlikte kullanılmaması gerekiyor.<br />
Kaya Koruğu, bazı kanser tedavisinde kullanılan ilaçların etkinliğini azalttığından kemoterapi ile alınmaması ve karaciğer sorunu olanlarca kullanılmaması isteniyor. Özellikle karaciğer toksisitesini arttırabiliyor.</p>
<p>Yaban mersinini, kanama problemi olanların, kemoterapi-radyoterapi alanların, “kumadin” kullananların tüketmemesi gerekiyor.<br />
Siyah üzüm çekirdeği, yüksek dozlarda alındığında bazı ilaçlarla etkileşebiliyor. Bu nedenle, “Iressa, tarceva, irinotecan, topotecan siklofosfamid, etoposide, teniposide, taxol, docetaxel, vincristine, vinblastin ve platin” kullananlarca alınmaması vurgulanıyor.</p>
<p>Köpekbalığı ve sığır kıkırdağı, kalsiyum yüksekliğine yol açabiliyor. Özellikle kemik metastazı olan hastalar ya da vit-D, kalsiyum kullanan hastalarda sakıncalı olabiliyor. Bulantı, kusma, mide rahatsızlığı, hipotansiyona ve alerjik reaksiyona yol açabiliyor.</p>
<p>Sekiz farklı karışımdan oluşan Pc-Spes, içeriğinden ötürü östrojen ve diğer bazı maddelerle kontamine olabiliyor. Jinekomasti, libido azalması, mide rahatsızlıkları, kramplar, damar pıhtılaşması, ishal, kalp problemleri, sıcak basmasına yol açabiliyor. Pc-Spes&#8217;in herhangi bir amaçla kullanılmaması gerekiyor.<br />
Zakkum, mevcut hali ile kanser tedavisinde kullanılmamalıdır. Olumlu etki yaptığına dair bilimsel veri bulunmuyor.</p>
<p>“AKUPUNKTUR&#8217;UN DOĞRUDAN KANSER TEDAVİSİNDE YERİ YOK”</p>
<p>Akupunktur&#8217;un, doğrudan kanser tedavisinde yeri bulunmuyor. Vücuda bir iğne girmesi söz konusu olduğu için, kan ve pıhtılaşma hücreleri düşükken uygulamanın yapılmaması gerekiyor.<br />
Aromaterapi, masaj ve yoga, meditasyon ile egzersiz gibi yöntemlerde de kemik metastazı olan hastalarda kırıklara yol açabileceğinden dikkatli olunması tavsiye ediliyor.</p>
<p>Kaynak:Hürriyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/onemli-kanserde-bitkisel-karisimlar-kullanmayin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser hastalarına önerilerim</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/kanser-hastalarina-onerilerim</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/kanser-hastalarina-onerilerim#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Oct 2010 10:53:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2155</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle herkese merhaba arkadaşalar bu sayfanın tamamını okudum ve bu ilet hastalığa kapılmış hastalara ve hasta yakınlarına acil şifa ve sabır diliyorum. Biliyorum bu yazım bazılarına yanliş bazılarına doğru geleçektir ama tek gerçek ben bu hastalıktan annemi kaybettim.Yıl 2007 anneme mide kanseri 3 evre taşlı yüzük kötü huylu teşhisi konuldu ameliyat oldu 3/4 alındı.Doktorlar her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Öncelikle herkese merhaba arkadaşalar bu sayfanın tamamını  okudum ve bu ilet hastalığa kapılmış hastalara ve hasta yakınlarına acil  şifa ve sabır diliyorum.</strong></p>
<p><strong><br />
Biliyorum bu yazım bazılarına yanliş bazılarına doğru geleçektir ama tek  gerçek ben bu hastalıktan annemi kaybettim.Yıl 2007 anneme mide kanseri  3 evre taşlı yüzük kötü huylu teşhisi konuldu ameliyat oldu 3/4  alındı.Doktorlar her zaman ki bi kemo ve radyo yapacaz dediler  yaptılar.Yıl 2008 annem over metastaz yumurtalık rahim hepsine sıcradı  ameliyat yine…Yıl 2009 bağırsak sıcrama yaptı ve 2009 yazında annemi bi  deri bi kemik solunum ve kalp durdu…annem vefat etti.<br />
Yani biz ailecek bu hastalığa karşı sınavı kaybbetik.Sonra ben oğlu  olarak çok düşündüm çok araştırdım amerikalı çinli doktorların nobel  almış doktorların kanser hakkında söyledikleri acı gerçekler madde  halinde yazcam…ama bu yazı kanser teşhisi konulduktan sonra ki dönemler<br />
1)erken teşhis çok önemlidir.hayati önem taşır.<br />
2)doktor ne derse desin postu en son deldirmeyi düşünücen<br />
3)BAKIN NE DİYOR NOBELİ DOKTOR YASAL OLMASADA!!!<br />
Radyoterapi belki(oda doktor yapcak sağlık teknikeri değil) ama kemoterapi doktor ne derse desin hayır diyeceksin!</strong></p>
<p><strong><br />
4)Basit vücüt röntgeni olabilir diyor.Ama nükler tıpa(vücüt rezonansı  ile oynanıyor yani kemo alıyorsan 5 kanserli hücre yok etmişsen 20  kanserli hücre yerine nükler tıp koyuyor) kesinlikle kendinizi sokmayın  sokturdmayın diyor nobelli doktor<br />
5)”Kendinizi doğaya verin gidin yüksek yerlerde yaşayın bi köy evinde  yaşayın organik yiyin fazla yemeyin zaten bu hastalığı vucüt kendisi  üretiyor  kendsi yok edebilir ancak” (bakın bu sözleri söylemek hipokrat  yemini etmiş bir doktor söylerse tıpa göre suç işlemiş olur.)<br />
6)Bu vücudu yarattana her dakkia dua edeceksin…<br />
daha neler var neler hatırlayamıyorum arkadaşlar sadece bilinçli olalım  malesef türkiyede kanser olan hasta ve hasta yakınları cahil doktor ne  derse hemen okey diyoruz.Unutmayın tıpta da mafya var ilaçları çok  sattsın diye neler dönüyor neler bir bilsek bi sorun kendinize neden  kemo ilaçları bu kadar pahalı bakın bir doktor hastaya ne kadar kemo  ilaçı veririse döner sermayeden o kadar çok para alıyor ve mertebe  ataması çabuk oluyor.Bunları kafdan atmıyorum ben ünv. öğrencisiyim çok  arkadaşım tıp okuyor…öreniğin kuş giribi dünyaya nam saldı aşı vurun  yoksa ölürsünüz dediler ama nobelli doktorlar çıkıp yok öle birşey  dedielr ama susturldular yine sonradan tıp dünyası ilçaları elinde  patladı ama itiraf ettiler kuş giribi hiç olmdı zaten diye…malesef  dünyanın heryerinde insan hayatı çok ucuz ben fazla konuştum inşallah bu  yazımı admin yayınlar ben sadece bu hastalıkla mücadele edenlerin sesi  olmak istedim</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/kanser-hastalarina-onerilerim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>19</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Annemin akciğer kanseri ile mücadelesi</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/annemin-akciger-kanseri-ile-mucade</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/annemin-akciger-kanseri-ile-mucade#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Sep 2010 22:07:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2150</guid>
		<description><![CDATA[Nasıl baslıyacagımı bilmiyorum.bu forma yaklasık bır ay once gırmıstım.ve cok aglatmıstı buradakı yazılar.şöyleki annemin geçtigimiz haziran ayı basında boynunda bir şişlik oldu.bır ayın sonunda küçük hücre dısı akcıger kanseri teşhisi koydu. annemde bır kac gun süren öksürük sonunda bu şişlik olmustu.onun dısında normal hayatında bır degışme yanı ne agrı nede baska bır sey vardı.bu teshıs [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nasıl baslıyacagımı bilmiyorum.bu forma yaklasık bır ay once  gırmıstım.ve cok aglatmıstı buradakı yazılar.şöyleki annemin geçtigimiz  haziran ayı basında boynunda bir şişlik oldu.bır ayın sonunda küçük  hücre dısı akcıger kanseri teşhisi koydu.</p>
<p>annemde bır kac gun süren  öksürük sonunda bu şişlik olmustu.onun dısında normal hayatında bır  degışme yanı ne agrı nede baska bır sey vardı.bu teshıs sonunda akcıger  kanserı ıle tanıstık.kardesımle benden durum gizlenmişti annemdende.biz  hep baslangıc evrede oldugunu ve amelıyatla gecıcek gozuyle  baktık.annemde de ne mıde bulantısı oldu ne agrı oldu.ısın tedavının  verdıgı sıkıntılar oldu.kı iştahı hep vardı.ben tesadufen burayı buldum  ve yazıları okudugumda benım annemde olucekmı dedım.cok fazla ic acıcı  yazı yoktu cunku.bır hafta kendıme gelemedım.sonra Allah bılır hastalık  degıl ecel gelmişse ınsan olur dedım.toparladım kendımı.yaklasık 2 ay  annem tedavı gordu.ıkı ayın sonunda son bır haftada dıyeyım annemın  cıgerlerı su topladı.oylekı kalp zarındada su vardı ve nefes darlıgı  cekmeye basladı.kalp zarındakı su alınmalıydı.yaklasık 400 cc su  alndı.yogun bakımdan cıktı cok ıyıydı.nefes sorunu azalmıs gıbıydı.son  bır hafta nefes alamıyor nefesımı bana verın dıyordu.o bır hafta cok  zordu ve sorunun azaldıgını gormek hedıye gıbıydı.lakın enfeksıyon rıskı  vardı amelıyatın, ve enfeksıyon kapmıstı.bız anlamıyorduk tabı.</p>
<p>Doktor 2  gun antıbıotık aldıktan sonra nefesın daha ıyı olacak demıstım ama  aksamı suur kaybı basladı .cok yazmıyayım kısaltayım.yogun bakıma alında  ve annemı kaybettık.suan hemen hemen annemı kaybedelı 15 gun oldu.bu  sıkıntıyı yasayanlar sakın bu yazdıklarımdan uzulmesın.sadece paylasmak  ıstedım.ve ümitlerini kaybetmesınler.sadece yasanan olay cok cıddı.benım  annemın hucrelerı cok hızlı ılerledı.teshıs tedavı derken ne oldugunu  anlamadan kaybettık.meger ılerlemıs ılerı dereceymıs.tum akcıgerı  kaplamıs 2 ayda.erken tanı oldugunda ınanaıyorumkı kurtulus vardır.ama  burdan sunuda demek ıstıyorum annem cok acı cekmeden vefat ettı.son bır  haftada yasadıklarını dusundugumde ve yasasaydı yasayablecegı durumları  ogrendıgımde kendımı teskın edıyorum.burdan sevdıklerını kaybedenlere  sabır Allahtan rahmet.tedavı gorenlere Allahtan sifa dılıyorum.</p>
<p><strong>UNUTMADAN  sevdıklerınızı aman mıkrop kapacak dıye sarılmamazlık yada opmemezlık  yapmayın….</strong></p>
<p>Tuba</p>
<p>Admin: Başınız sağolsun..Mekanı cennet olsun..</p>
<p><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/annemin-akciger-kanseri-ile-mucade/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bendede aynı sorun var,Kanser,Akciğer kanseri !</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/bendede-ayni-sorun-var-kanser-akciger-kanseri</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/bendede-ayni-sorun-var-kanser-akciger-kanseri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 00:40:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2147</guid>
		<description><![CDATA[Bendede aynı sorun var.kanser tüm vücuduma yayılmış.1 yıl ömür biçtiler ama sanırım diğer bu durumu yaşayanlardan okuduklarıma göre çok fazla söylemiş doktor. genelde üç ay içinde vefat ediyorlar.Kendimi bu duruma zihnen hazırlamaya çalışıyorum. kimsenin bu dünyada fazla kalamıyacağını biliyorum.ne ölen ilk insan olacağım ne de son.bundan yüzyıl önce yada ikiyiz yıl önce yada çok daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bendede aynı sorun var.kanser tüm vücuduma yayılmış.1 yıl ömür biçtiler  ama sanırım diğer bu durumu yaşayanlardan  okuduklarıma göre çok fazla  söylemiş doktor. genelde üç ay içinde vefat ediyorlar.Kendimi bu duruma  zihnen hazırlamaya çalışıyorum.<br />
kimsenin bu dünyada fazla kalamıyacağını  biliyorum.ne ölen<br />
ilk insan olacağım ne de son.bundan yüzyıl önce yada ikiyiz yıl önce  yada çok daha önceleri yaşayan insanları düşünüyorum.onlarda bizim gibi  sevdiklerini kaybetti.çok üzüldüler, çok ağladılar. ama sonuçta onlarda  öldü. şimdi onlar için ne bir üzülen nede isimlerini hatırlayan  var.demek istediğim zaman içinde bizde kaybolup unutulup  gideceğiz.hepimiz bir gün toprak olacağız.bugün,yada yarın.<br />
işte o zaman gerçek bedenimize kavuşacağız. Bu kullandıklarımız bu dünya için yapılmış bize acı,sıkıntı,<br />
veren biyolojik yapılar.aslın bakarsanız tam bir sanat eseri.</p>
<p>Rabbim  konuşturmuş sanatını.ama zamanı geldiğinde bir mantık çerçevesi içinde  bizi yanına alabilmek için bazı problemler yaratmış.Bu hastalıkları  vermesinin sebebi herhalde bizim aciz canlılar olduğumuzu hatırlamamız  için.Kendini bir tanrı olarak gören salakların ölüm karşısında hiç bir  şey yapamayan zavallılar olduğunu bilmeleri için.bu gün ben ölücem,  yarın sizler ölüceksiniz.hiç birimize kalmıyacak bu dünya.Allah  hepimizin yardımcısı olsun,hepimizin günahlarını affetsin, hepimizi  cennetine alsın.Alıcağınada  inanıyorum sonuna kadar.Çünkü Rabbim çok  affeden, çok bağışlayandır.Rabbim korkulacak bir yaratıcı değil ona  yanlış yapılmadıkça,ona karşı gelinmedikçe.benim düşüncem bizi çok seven  , bizimle mutlu olan (mutluluk insanlar için olan bir duygu.Rabbim için  varmıdır bilmiyorum ama tahminim kendinde olan güzelliklerden bizim  içimize de bir parça yerleştirdiği )bir başlangıcı ve de bir sonu  olmayan tek yaratıcıdır.</p>
<p><strong>Yazdıklarım İnşallah kimseyi demoralize  etmez,Sıkmayın güzel canlarınızı sakın,Hayatı Allah’ın kurallarını  çiğnemeden en güzel şekilde ailenizle mutlu olarak yaşayın.Rabbim Kur-an  da hep söyler, dünya hayatı oyun ve eğlenceden ibarettir diye.sizde  oynayın ve eğlenin kuralları çiğnemeden.Herkese mutluluklar diliyorum  tüm hayatları boyunca inşallah derdi veren Rabbim, şifanızıda  verir.Allah’a emanet olun kardeşlerim.</strong></p>
<p><strong>Fani<br />
</strong></p>
<p><strong>Admin: <em>Umudunuzu kesmeyin lütfen..Allah şifa versin, Sevdiklerinize bağışlasın.</em><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/bendede-ayni-sorun-var-kanser-akciger-kanseri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>30</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser Artık Yan Etkisiz Tedavi Edilebiliyor</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/kanser-artik-yan-etkisiz-tedavi-edilebiliyor</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/kanser-artik-yan-etkisiz-tedavi-edilebiliyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 19:13:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masklow</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ve psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[yan etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[yan etkisiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2090</guid>
		<description><![CDATA[Kanser hastalarında görülen,kanserin yan etkileri arasında olan bulantı,kusma vb. belirtiler artık yeni kullanılan ilaçlarla %90-95 oranında önlenmiş oldu.Böylece kanser yan etkisiz tedavi edilebilir hale geldi. Kanser tedavi edilirken tedaviye bağlı olarak hastanın yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek birden çok ciddi yan etkileri de beraberinde getiriyor olması böyle bir adım atılmasında önemli rol oynamış oldu.Bu şekilde yan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]&gt;  Normal 0 21       MicrosoftInternetExplorer4  &lt;![endif]--></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if gte mso 9]&gt;  &lt;![endif]-->Kanser hastalarında görülen,kanserin yan etkileri arasında olan bulantı,kusma vb. belirtiler artık yeni kullanılan ilaçlarla %90-95 oranında önlenmiş oldu.Böylece kanser yan etkisiz tedavi edilebilir hale geldi.</p>
<p class="MsoNormal">Kanser tedavi edilirken tedaviye bağlı olarak hastanın yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek birden çok ciddi yan etkileri de beraberinde getiriyor olması böyle bir adım atılmasında önemli rol oynamış oldu.Bu şekilde yan etkisiz bir kanser tedavisi dönemi başlamış oldu.<span id="more-2090"></span></p>
<p class="MsoNormal">Özellikle kanseri tedavi edebilmek için kullanılan ilaç tedavisi olan kemoterapi yöntemi,kanser hücrelerine karşı öldürücü etkisi olduğundan hastalar üzerinde kişiye bağlı olarak farklı ciddi yan etkiler gösteriyordu.Bu şekilde kullanılan ilaçlar yan etki göstermediğinden hastaları rahatlattı.</p>
<p class="MsoNormal">Yapılan araştırmalar sonucunda, kemoterapi tedavisinde hastayı en çok etkileyen belirtiler arasında ilk sırada bulantı ve kusma geliyordu.Bu durum hastayı psikolojik ve sosyal yönden de etkiliyordu.Artık hem fiziksel hem de ruhsal yönden sıkıntı çekmeden tedavi olabilecek olmaları kanser hastalarının yüzünü güldürmüş oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/kanser-artik-yan-etkisiz-tedavi-edilebiliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemoterapi kısırlığa yol açabiliyor</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/kemoterapi-kisirliga-yol-acabiliyor</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/kemoterapi-kisirliga-yol-acabiliyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 18:42:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masklow</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[bebeği etkilemek]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz dönemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2067</guid>
		<description><![CDATA[Kemoterapi de kullanılan ilaçlardan bazıları kısırlığa neden olabiliyor.Bunun için kemoterapi tedavisi görmeden önce bu konu hastayı tedavi edecek doktor ile görüşmelidir. Eğer hasta hamile bir kadın ise,kemoterapi de kullanılan ilaçların bebeği de etkileyeceğinden dolayı,hamilelikte bu tedavi kesinlikle uzmanlar tarafından önerilmeyecektir.Hamile olan kadın da yumurtalıkları etkileyecek ve bu durum menopoz dönemini başlatacaktır. Kanser hastalığı için kullanılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Kemoterapi de kullanılan ilaçlardan bazıları kısırlığa neden olabiliyor.Bunun için kemoterapi tedavisi görmeden önce bu konu hastayı tedavi edecek doktor ile görüşmelidir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Eğer hasta hamile bir kadın ise,kemoterapi de kullanılan ilaçların bebeği de etkileyeceğinden dolayı,hamilelikte bu tedavi kesinlikle uzmanlar tarafından önerilmeyecektir.Hamile olan kadın da yumurtalıkları etkileyecek ve bu durum menopoz dönemini başlatacaktır.<span id="more-2067"></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Kanser hastalığı için kullanılan kemoterapi tedavisi uygulanırken,vücuda alınacak ilaçlarla kadınlarda olduğu gibi erkekler de kısırlık gelişebilmektedir.Erkeklerde sperm sayısını azaltarak dişi yumurtalarına ulaşma ve döllenme kabiliyetini düşürür.Ve bir daha asla çocuk olmaz.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Bu konuda unutulmaması gereken en önemli şey;kemoterapi tedavisine başlanmadan önce tedavi sırasında ve sonrasında olabilecek ciddi sağlık sorunlarını doktorla görüşüp en uygun kararı vermektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/kemoterapi-kisirliga-yol-acabiliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser Ne demektir?</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/kanser-ne-demektir</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/kanser-ne-demektir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 20:46:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masklow</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser hücresi]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolsüz bölünme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı hücre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2047</guid>
		<description><![CDATA[Vücudumuzun en küçük yapı taşı hücredir. Hücrenin en büyük özelliği bölünebilmesidir.Hücre çok küçüktür.O kadar küçüktür ki cismi kat kat büyük gösterebilme özelliği olan mikroskopla ancak görülebilirler. Hücreler sağlık ve sağlıksız olmak üzere iki ayrılır.Sağlıklı hücreler nerde ne zaman bölüneceklerini bilirler.Fakat bölünebilmeleri bir yere kadardır.Sonsuza kadar bölünemezler.Bölünebilmeleri sınırlı iken,aksine sağlıksız hücreler ise sürekli kontrolsüz olarak sınırsız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]&gt;  Normal 0 21   false false false        MicrosoftInternetExplorer4  &lt;![endif]--><!--[if gte mso 9]&gt;   &lt;![endif]--><!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --><!--[if gte mso 10]&gt; &lt;!   /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} --> <!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal"><a href="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/10/kanser1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-2051" src="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/10/kanser1-300x232.jpg" alt="" width="300" height="232" /></a></p>
<p class="MsoNormal">Vücudumuzun en küçük yapı taşı hücredir. Hücrenin en büyük özelliği bölünebilmesidir.Hücre çok küçüktür.O kadar küçüktür ki cismi kat kat büyük gösterebilme özelliği olan mikroskopla ancak görülebilirler.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Hücreler sağlık ve sağlıksız olmak üzere iki ayrılır.Sağlıklı hücreler nerde ne zaman bölüneceklerini bilirler.Fakat bölünebilmeleri bir yere kadardır.Sonsuza kadar bölünemezler.Bölünebilmeleri sınırlı iken,aksine sağlıksız hücreler ise sürekli kontrolsüz olarak sınırsız bir şekilde çoğalırlar.<span id="more-2047"></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Kanser;vücuttaki kontrollü bölünebilme yeteneğini kaybetmiş,sağlıklı olmayan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıdır.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Kanser hücreleri hastalığın seyrine ve büyüklüğüne göre vücudun her yerine yayılabilirler.Bu kontrolsüz oluşan kanser hücreleri birikerek tümörleri oluştururlar.Kanser hücreleri bağımlı oldukları tümörden ayrılırlarsa kan ve lenflerle dolaşımı ile vücudun her tarafına yayılırlar.Bu durum vücut için çok tehlikeli olup,genelde ölümle sonuçlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/kanser-ne-demektir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

