<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kanseroloji &#187; Prostat kanseri</title>
	<atom:link href="http://www.kanseroloji.com/category/prostat-kanseri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kanseroloji.com</link>
	<description>Kanser hakkında her şey</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Jan 2012 23:18:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Babam prostat kanseriydi</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/babam-prostat-kanseriydi</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/babam-prostat-kanseriydi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2010 00:05:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2114</guid>
		<description><![CDATA[öncelikle herkese Allahtan acil şifalar diliyorum benim babam prostat kanseriydi. 4 ay önce öğrendik önce tur denilen ameliyat yapıldı ama kanser ileri derecede oldugu için amaliyatta sadece kanalı açmışlar yani tümörü alamadılar. babam kemoterapi ve ışın tedavisine başlamıştı 6 haftalık.4 üncü haftada tüm vücudu kemoterapiden enfeksiyon kaprı beyaz kanı tamamen bitmişti verilen ilaçlardan. ve su [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>öncelikle herkese Allahtan acil şifalar diliyorum<br />
benim babam prostat kanseriydi. 4 ay önce öğrendik önce tur denilen ameliyat yapıldı ama kanser ileri derecede oldugu için amaliyatta sadece kanalı açmışlar yani tümörü alamadılar.<br />
babam kemoterapi ve ışın tedavisine başlamıştı 6 haftalık.4 üncü haftada tüm vücudu kemoterapiden enfeksiyon kaprı beyaz kanı tamamen bitmişti verilen ilaçlardan. ve su an babam Allahın rehmetine kavuştu.<br />
şu an hala inanamıyoruz babamın öldüğüne babamı kanser değil kemoterapi öldürdü .çünkü doktorlar kan degerlerinin bitiğini bildiği halde kemoterapiye devam ettiler.benim diyeceğim su ki asla geç kalmayın sağlığınız için elinizden geleni yapın biz babamı ihmalden kaybettik. sizlerde sevdikleirinizi kaybetmek istemiyorsanız ihmal etmeyin elinizden ne geliyorsa yapın biz yaptık ama babamı kurtaramadık belki sizler kurtulursunuz bu kanser denen illetten. Allah kimseye bu hastalığı vermesin hem olana çok zor hemde aileyi bu hastalık çok üzüyor ölüm olcağını bilip bişe yapamamak çok kötü…</p>
<p>seda </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/babam-prostat-kanseriydi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat kanserine yakalanmamak elinizde</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanserine-yakalanmamak-elinizde</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanserine-yakalanmamak-elinizde#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 18:53:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Domates]]></category>
		<category><![CDATA[Karpuz]]></category>
		<category><![CDATA[Likopen]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Prostata]]></category>
		<category><![CDATA[Sebzeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2104</guid>
		<description><![CDATA[Yapılması gereken normalden daha fazla domates tüketmek ! Prostata mucize şifa! Domates prostatın ilacı gibi Likopen yönünden zengin meyve ve sebzeler yiyin. İçerdikleri likopenin antioksidan etkisi nedeniyle başta domates olmak üzere, pembe greyfurt ve karpuz gibi özellikle likopen yönünden zengin olan meyve ve sebzeler bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki gösteriyor. Hacettepe Üniversitesi&#8217;nden Prof. Dr. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılması gereken normalden daha fazla domates tüketmek !<br />
Prostata mucize şifa!<br />
Domates prostatın ilacı gibi<br />
<span id="more-2104"></span><br />
Likopen yönünden zengin meyve ve sebzeler yiyin.<br />
İçerdikleri likopenin antioksidan etkisi nedeniyle başta domates olmak üzere, pembe greyfurt ve karpuz gibi özellikle likopen yönünden zengin olan meyve ve sebzeler bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki gösteriyor. Hacettepe Üniversitesi&#8217;nden Prof. Dr. Sevinç Yücecan, pişmiş domates tüketiminin prostat kanser riskini önemli derecede azalttığını belirtiyor.</p>
<p>Yüzde 35 oranında azalıyor</p>
<p>Prof. Yücesan; haftada 10 porsiyondan daha fazla domates tüketenlerde, haftada bir buçuk porsiyon tüketenlere kıyasla prostat kanser riskinin yüzde 35 oranında azaldığını anlatıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanserine-yakalanmamak-elinizde/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat kanseri</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 22:27:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masklow</dc:creator>
				<category><![CDATA[Prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[idrar yolu]]></category>
		<category><![CDATA[prostat belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[prostat tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=1999</guid>
		<description><![CDATA[  Prostat,sadece erkeklerin vücudunda bulunan bir bezdir.Bu nedenle prostat kanseri yalnızca erkeklerde görülmektedir.Ceviz büyüklüğünde olan bu prostat adı verilen bez,vücutta penis kısmının dibinde bulunmaktadır.Peniste sperm hücrelerinin canlı kalmasını sağlamak ve korumakla görevli olan seminal adı verilen sıvınında üretilmesinde büyük rol oynamaktadır.   Prostat kanseri hiç belirti vermeden de gelişebilen ve vücuda yayılan bir kanser de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><a href="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/10/prostat.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-2000" src="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/10/prostat-300x242.jpg" alt="" width="300" height="242" /></a></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal">Prostat,sadece erkeklerin vücudunda bulunan bir bezdir.Bu nedenle prostat kanseri yalnızca erkeklerde görülmektedir.Ceviz büyüklüğünde olan bu prostat adı verilen bez,vücutta penis kısmının dibinde bulunmaktadır.Peniste sperm hücrelerinin canlı kalmasını sağlamak ve korumakla görevli olan seminal adı verilen sıvınında üretilmesinde büyük rol oynamaktadır.<span id="more-1999"></span></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal">Prostat kanseri hiç belirti vermeden de gelişebilen ve vücuda yayılan bir kanser de olabilmektedir.Hastalık başlarında hiçbir belirti vermediğinden dolayı,prostat kanseri olan hasta bu kansere yakalandığını bile farkına varmayabilmektedir.Prostat kanseri belirtilerini ancak idrar yolunu tıkadıktan sonra vermeye başlamaktadır.</p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal">Sık idrar kaçırma,idrar yaparken aşırı zorlanma,kesik kesik ve ince idrar yapmak,idrar yaparken acı hissetmek,idrarda kan görme buna benzer belirtiler prostat kanserinin belirtileri olmaktadır.Bu tür belirtiler gören hastanın acilen doktora başvurması ve check-up’tan geçmesi tedavi basamaklarından ilki olmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal"> </p>
<p class="MsoNormal">Günümüzde hastalık;radyoterapi,kemoterapi,kryaterapi ve cerrahi yollarla tedavi edilebilmektedir.Tedavide başarı şansı prostatın durumu,hastanın yaşı,hastalığın seyrine göre değişme göstermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanseri yenmek için şifre kök hücrelerdemi?</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/kanseri-yenmek-icin-sifre-kok-hucrelerdemi</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/kanseri-yenmek-icin-sifre-kok-hucrelerdemi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2008 01:09:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=326</guid>
		<description><![CDATA[Doktorların kanserli tümörlerin yapısında kök hücrelere rastlaması bilim dünyasında heyecan yarattı.The Economist dergisinin kapağına taşıdığı kök hücre keşfi doğrultusunda kanserin artık “kontrolden çıkmış kök hücrenin yol açtığı bir durum” olduğu kabul ediliyor. 19’uncu yüzyılda Pasteur ve Robert Koch bakteri ve mikroplarla enfeksiyonlar arasındaki ilişkiyi keşfettiğinde bilim dünyası hastalıkları yenmek için bakterileri hedef alması gerektiğini ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doktorların kanserli tümörlerin yapısında kök hücrelere rastlaması bilim dünyasında heyecan yarattı.The Economist dergisinin kapağına taşıdığı kök hücre keşfi doğrultusunda kanserin artık “kontrolden çıkmış kök hücrenin yol açtığı bir durum” olduğu kabul ediliyor.</p>
<p><span id="more-326"></span></p>
<p>19’uncu yüzyılda Pasteur ve Robert Koch bakteri ve mikroplarla enfeksiyonlar arasındaki ilişkiyi keşfettiğinde bilim dünyası hastalıkları yenmek için bakterileri hedef alması gerektiğini ilk kez anlamış ve bu tıp tarihine geçen bir devrim olmuştu. İşte buna benzer bir devrimin ayak sesleri şimdi kanserle ilgili gelmeye başladı. Son yıllarda John Hopkins, Pittsburg gibi önemli üniversiteler tarafından kanserli tümörler üzerinde yapılan araştırmalarda tümörün yapısında yüzde 0.2 oranında da olsa kök hücrelere rastlanması bilim adamlarını şaşırtmıştı. Şimdi bu buluş, kansere karşı 37 yıldır verilen mücadelenin anahtarı olarak yorumlanıyor.</p>
<p>Nasıl oluşuyor?</p>
<p>Şimdiye dek onkoloji uzmanları kanseri hep doku hücrelerinin mutasyona uğrayıp tümöre dönüşmesi olarak tanımlıyordu. Ancak The Economist dergisinin kapağına taşıdığı kök hücre keşfi doğrultusunda kanserin artık “kontrolden çıkmış kök hücrenin yol açtığı bir durum” olduğu kabul ediliyor.</p>
<p>Tümörlerin yapısında kök hücre bulunması bilim dünyası için beklenmeyecek bir sonuç. Çünkü kök hücreler sadece kök hücrelerin bölünmesiyle ortaya çıkabiliyor. Yani kanser oluşumu ilk olarak kök hücrede başlıyor. Bir kök hücrenin bölünerek çoğalması sonucu ortaya bir kök hücre, bir de doku hücresi çıkıyor. Eğer başta bölünen kök hücre “kontrolden çıktıysa” o zaman bu yeni doğan 2 hücre tümör oluşumu için çalışmaya başlıyor. Şimdiye kadar kanser tedavisinde bilim adamlarının elindeki en önemli silah olan kemoterapi ve radyoterapi tümördeki doku hücrelerini öldürmesine rağmen kök hücrelere zarar vermiyor. Bu nedenle kanserli tümör de yok olmuyor.</p>
<p>Yeni ilaçlar geliyor</p>
<p>Onkoloji uzmanlarının şimdiki hedefi kök hücreleri ortadan kaldıracak yeni ilaçlar geliştirerek kanseri yenmek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/kanseri-yenmek-icin-sifre-kok-hucrelerdemi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat kanseri Hücre Dondurma Yöntemi</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri-hucre-dondurma-yontemi</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri-hucre-dondurma-yontemi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2008 19:42:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Hücre dondurma]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat kanseri video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri-hucre-dondurma-yontemi</guid>
		<description><![CDATA[Prostat kanseri Hücre Dondurma Yöntemi Video anlatım Cell Freezing Treatment for Prostate Cancer from Detroit Medical Center on Vimeo.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Prostat kanseri Hücre Dondurma Yöntemi Video anlatım</p>
<p><span id="more-110"></span></p>
<p><object width="600" height="500"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://www.vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=669520&amp;server=www.vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" /><embed src="http://www.vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=669520&amp;server=www.vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="600" height="500"></embed></object><br /><a href="http://www.vimeo.com/669520?pg=embed&amp;sec=669520">Cell Freezing Treatment for Prostate Cancer</a> from <a href="http://www.vimeo.com/user364675?pg=embed&amp;sec=669520">Detroit Medical Center</a> on <a href="http://vimeo.com?pg=embed&amp;sec=669520">Vimeo</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri-hucre-dondurma-yontemi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat Kanseri için yeni ilaç</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri-icin-yeni-ilac</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri-icin-yeni-ilac#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 22:38:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri-icin-yeni-ilac</guid>
		<description><![CDATA[Prostat Kanseri için yeni ilaç Prostat kanseri için , kemoterapiye dayanıklı ve öldürücü türüne karşı geliştirilen en etkili ilaç üç yıl içinde tablet olarak piyasaya sürülecek. İngiltere Londra’daki Royal Marsden Hastanesi bilim adamlarının, geliştirdiği Abiraterone isimli ilaç hastaların yüzde 80’inde iyileşme sağlıyor. Abiraterone ile ilgili 1200 hasta üzerinde kapsamlı klinik deneyler sürdürülüyor. Abiraterone, son 70 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Prostat Kanseri için yeni ilaç</p>
<p><span id="Label_spot">Prostat kanseri için , kemoterapiye dayanıklı ve öldürücü türüne karşı geliştirilen en etkili ilaç üç yıl içinde tablet olarak piyasaya sürülecek.</span></p>
<p><span id="more-105"></span></p>
<p><span id="Label_metin">İngiltere Londra’daki Royal Marsden Hastanesi bilim adamlarının, geliştirdiği Abiraterone isimli ilaç hastaların yüzde 80’inde iyileşme sağlıyor. Abiraterone ile ilgili 1200 hasta üzerinde kapsamlı klinik deneyler sürdürülüyor. Abiraterone, son 70 yılın en önemli kanser ilacı olarak niteleniyor. Prostat kanseri erkekler arasında en yaygın kanser türü. Bu kansere, testislerde üretilen testosteron gibi seks hormonlarının yol açtığı düşünülüyor. Tedavisi ise erkeklerde yumurtalıkların bu hormonları üretmesi engellenerek yapılıyor. Ancak, yapılan araştırmalar vücudun farklı yerlerinde üretilen her türlü seks hormonunun kanseri ilerlettiğini ortaya koydu. Abiraterone adlı ilaç işte bütün bu hormonların üretimini engelliyor. Deneylere katılan hastaların çoğunda, Abiraterone’un kanserli tümörlerde kayda değer bir küçülme ve kanser tarafından üretilen prostat spesifik antijen adlı proteinde azalmaya yol açtığı saptanmış.</span></p>
<p>2-2.5 yıl boyunca izlenen hastaların çoğu ilacı almaya başladıktan sonra yaşam kalitelerinde önemli bir düzelme olduğunu söylemiş. Hastaların bir kısmı, hastalığın kemiklerine yayılmasından kaynaklanan ağrılar için aldıkları morfini de kesmeyi başarmış. İlacın göğüs kanseri hastalarının tedavisinde de kullanılabileceği umuluyor.</p>
<p><span id="Label_spot"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri-icin-yeni-ilac/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat, Prostat Büyümesi</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/prostat-prostat-buyumesi</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/prostat-prostat-buyumesi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2008 19:47:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dafhne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[prostat büyümesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat kanseri video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[Prostat Nasıl bir Hastalıktır ve Kendini nasıl belli eder? Öncelikle prostatı bir hastalık olarak tanımlamak yanlıştır. Prostat tüm erkeklerde anne karnından itibaren var olan göz,kulak, karaciğer gibi bir organımızdır. Erkekte meninin sıvı kısmını yapımından sorumludur.Prostatın bulunduğu konum ve yapısı itibarı ile ister iltihap, ister kanser isterse de yaşla beklenen normal büyüme olsun şikayetler hep benzer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="baslik2" style="font-weight: bold" align="left">Prostat Nasıl bir Hastalıktır ve Kendini nasıl belli eder?</p>
<p class="icyazi" align="justify">Öncelikle prostatı bir hastalık olarak tanımlamak yanlıştır. Prostat tüm erkeklerde anne karnından itibaren var olan göz,kulak, karaciğer gibi bir organımızdır.</p>
<p><span id="more-95"></span></p>
<p><img src="http://www.kanseroloji.com/prostat/prostat1.jpg" alt="" width="500" height="400" /></p>
<p>Erkekte meninin sıvı kısmını yapımından sorumludur.Prostatın bulunduğu konum ve yapısı itibarı ile ister iltihap, ister kanser isterse de yaşla beklenen normal büyüme olsun şikayetler hep benzer şekilde gelişir. Prostat hastalıkları ile ilgili olarak genellikle karşımıza çıkan şikayetler arasında, sık idrara çıkma, idrarın çatal olması, idrar yaparken yanma, idrar yaptıktan sonra mesaneyi tam boşaltamama hissi, gece idrara kalkma ve idrar yapamama sayılabilir.</p>
<p><strong>Prostatın bu sayılan şikayetleri olan hastalarda hangi tip hastalığın olduğu nasıl anlaşılır? </strong></p>
<p><img src="http://www.kanseroloji.com/prostat/prostat2.jpg" alt="" /></p>
<p><span class="icyazi">Biraz önce bahsettiğimiz gibi prostatta üç türlü sorun olabilir: büyüme, iltihap, kanser . Bunların ayırt edilmesinde Amerikan ve Avrupa Üroloji Derneklerinin ( AUA_ American Urological Association) ( EAU- European Association of Urology) de kabul ettiği yapılması mutlaka gerekli ve yapılması faydalı olan bazı tetkik ve muayeneler vardır. Hastaların tümüne, yaşları ne olursa olsun makattan prostat muayenesi ilk basamak olarak yapılması gereken muayene yöntemidir. Burada üroloji eğitimi sırasında alınan deneyim ile prostattaki büyümenin özellikleri doktor tarafından değerlendirilerek gereksiz testlerden kaçınılabilir. Bundan sonra tam idrar tahlili ve PSA ( prostat spesifik antijen ) adı verilen kan tahlili ile, hastanın üre ve kreatinin değerlerinin ölçülmesi gerekir. PSA kan tahlili kanser için tek belirleyici olmasa da bizlere kanser taramasında yardımcı olan önemli bir ön testtir. Eğer hastanın yaşı 70 in üzerinde ise ve muayenesi normal ise bu test de istenmeyebilir.</span></p>
<p><img src="http://www.kanseroloji.com/prostat/prostat%203.jpg" alt="" /></p>
<p>Ürologlar muayene sırasında ultrasonografi kullanırız ve bununla genel olarak prostatın büyüklüğü, mesanenin kalınlığı, böbreklerde bir tıkanıklık olup olmadığı ve bunlardan daha önemlisi işeme sonrasında mesanede belirli oranda idrar kalıp kalmadığının kontrol edilmesi gerekir. Yine, hastalar için son derece zahmetsiz olarak, işeme hızının üroflowmetri adı verilen bir bilgisayarlı ölçüm sistemi ile ölçülmesi, prostata bağlı tıkanıklığın derecesi konusunda bizlere bilgi verir.</p>
<p><img src="http://www.kanseroloji.com/prostat/prostat%204.jpg" alt="" /></p>
<p>Ancak hastalığın tipi konusunda bilgi vermez. Eğer prostata bağlı tıkanıklık şikayetleri veya kontrol amacı ile gelen bir erkekte, muayenede bir özellik yok ve PSA değerleri de kişinin yaşı için normal değerler arasında ise bu hastalarda normal prostat büyümesi kabul edilebilir. Ne yazık ki burada en büyük sorun 50 yaş altında işeme sorunları olan ve muayenesi ile PSA ölçümleri normal olan hastalarda ortaya çıkmaktadır. Bu hastaların şikayetlerinin daha detaylı olarak incelenmesi gerekebilir. Bu şekilde altta yatabilen önemli konuların atlanması engellenir.</p>
<p><img src="http://www.kanseroloji.com/prostat/prostat5.jpg" alt="" /></p>
<p class="icyazi" align="justify">Muayenesinde, PSA ölçümlerinde ve / veya her ikisinde birden bir bozukluk olan hastalarda hangi tip büyümenin olduğunun ayırt edilmesinde tüm dünyada kabul edilen altın standart, prostattan özel aletlerle ultrasonografi eşliğinde biyopsi alınarak patolojik olarak incelenmesidir. Bu işlemin deneyimli bir merkez tarafından yapılması hastalara uygulanacak tedavinin düzenlenmesinde büyük rol oynar.</p>
<p class="baslik2" style="font-weight: bold" align="justify">Normal Prostat büyümesi (BPH) sı olan hastaların tedavisine nasıl karar veriyorsunuz?</p>
<p class="baslik2" style="font-weight: bold" align="justify"><img src="http://www.kanseroloji.com/prostat/prostat%206.jpg" alt="" /></p>
<p class="icyazi" align="justify">Normal prostat büyümesi tüm erkeklerde 50 yaş sonrasında vücutta meydana gelen hormonal değişiklikler sonucunda oluşur. İnsan yaşam kalitesini ciddi olarak etkileyebilecek bir sorundur. Büyüme sonucu yaşanan sorunlar kişiye özgü olarak ortaya çıktığından prostat büyümesinin tedavisi ne sadece doktorun ne de hastanın karar verebilecekleri bir durumdur. Burada hastaların şikayetlerinin iyi değerlendirilmesi son derece önemlidir. Bu konuda tüm dünyada yapılan çalışmaların bir örneği olarak ülkemizde de hasta şikayetlerinin daha bilimsel olarak anlaşılabilir hale gelmesini ve yaşam kalitesinin ne kadar etkilendiğinin değerlendirilmesi için standart soru formları kullanılır. Bunlardan en sık kullanılanı Uluslar arası Prostat Semptom Skoru (IPSS) dir. Bu test hasta tarafından doldurulur ve hastalığa bağlı şikayetlerin derecesini, şeklini doktora sayısal olarak verir. Elde edilen değerler az, orta veya şiddetli olarak değerlendirilir. Hastanın yaşı, birlikte olan diğer hastalıkları, kalp, tansiyon,şeker hastalığı gibi, hastanın yaşam şekli ve beklentileri değerlendirilerek tedavi seçenekleri hastalara iyi ve kötü yanları ile anlatılır ve doktor-hasta etkileşimi ile birlikte karar verilir.</p>
<p class="icyazi" align="justify"><img src="http://www.kanseroloji.com/prostat/prostat%207.jpg" alt="" /></p>
<p class="baslik2" style="font-weight: bold" align="justify">Prostat büyümesi olan hastalara ne gibi tedaviler önerebiliyorsunuz ?</p>
<p class="icyazi" align="justify">Tıpta en önemli noktalardan birisi &#8220;primum non nocere&#8221; yani &#8220;önce zarar verme&#8221;dir. Hiçbir tedavi masum değildir ve herkes için tek bir doğru tedavi seçeneği yoktur. Bazı insanlar için bir tedavi seçeneği daha uygunken bazıları için bu doğru olmayabilir. İlk basamakta hiçbir zaman kolay kolay ameliyat kararı vermemek gerektiği kanısındayım. Günümüzde prostata bağlı tıkanıklıkların tedavisinde son derece etkili ilaç tedavileri vardır. İnsanlara ameliyat seçeneğinin yanı sıra bu tedavilerin de olduğunun ve etkilerinin denenmesi kanaatindeyim. Tabii ki, ilaç tedavi seçenekleri yeterli olmadığında prostat ameliyatları gündeme gelmekte.</p>
<p class="baslik2" style="font-weight: bold" align="justify">Prostat büyümesinin kaç türlü ameliyatı var ?</p>
<p class="icyazi" align="justify">Prostat ameliyatlarını iki ana başlık altında toplamak mümkündür; açık ve kapalı ameliyatlar. Açık prostat ameliyatları artık günümüzde BPH için gitgide daha az kullandığımız ameliyat teknikleridir. Bunun nedeni sonuçta hastada bir yara yeri olması, sondalı kalma süresinin daha uzun olması ve yan etkilerinin hasta için daha fazla olmasından kaynaklanmaktadır. Bu ameliyat tekniğini daha çok büyük prostatı olan hastalarda tercih ediyoruz. Halk arasında kapalı prostat ameliyatları da kendi içinde değişik şekillerde gerçekleştirilebilmektedir. En başta tüm dünyada yıllardır kabul edilmiş olan TUR ( transüretral rezeksiyon) ameliyatından bahsetmek gerekir. Burada hasta anestezi aldıktan sonra idrar borusundan bir endoskop ile girilerek tıkanıklık yapan prostat dokusunun kesilerek küçük parçalar halinde dışarı çıkarılması gerçekleştirilir. Bu yöntemde hastalar açık ameliyata göre çok daha erken dönemde sondadan kurtulurken daha rahat kendini toparlayabilmektedir. Yine endoskopik olarak idrar borusundan girilerek yapılan bir başka teknik ise prostatın buharlaştırılmasıdır. Burada prostat içerisine odaklanmış yüksek enerji verilerek çoğunluğu su olan prostat dokularının buharlaşması sağlanır. Buharlaştırma ameliyatları 1990 lardan itibaren değişik aletler ve enerji kaynakları kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Son günlerde yoğun bir şekilde uyguladığımız green light lazer ile yapılan prostat ameliyatları da bunlara bir örnektir.</p>
<p class="icyazi" align="justify"><span class="icyazi">Green light lazer, ameliyat sonrası hastanın yaşam kalitesi için büyük artıları olan bir yöntem olması yanı sıra, kalp, tansiyon vs, gibi normal prostat ameliyatı riskli olan anestezi alamayan hastalara da lokal anestezi ile uygulanabilmesi sayesinde şikayetlerinden kurtulma imkanı sağlayabilmektedir. Bu yöntemin öne çıkmasına neden olan özelliklerinden birisi de cinsel işlevler üzerine olan minimal etkisidir. Normal olarak prostat ameliyatlarından sonra görülen ve uygulanan yönteme ve hastaların yaşlarına göre % 25-50 arasındaki cinsel işlev bozukluğu yüzdesi bu yöntemde en aza indirilebilmektedir. Yine erkeklerde boşalma ile ilgili olarak prostat ameliyatlarından sonra olan sorunlar bu yöntemle büyük ölçüde önleneyebilmekteyiz.</span></p>
<p class="baslik2" style="font-weight: bold" align="justify">Peki bu kadar iyi özellikleri olan bir yöntem neden daha yaygın olarak kullanılmıyor?</p>
<p class="icyazi" align="justify">Burada en önemli faktör sanırım tekniğin son derece yeni olmasından kaynaklanmaktadır. Ancak özellikle Istanbul&#8217;da görüldüğü gibi bu tekniğin uygulanabildiği merkezler hızla artmaktadır. Bunun yanı sıra iki önemli sorun daha vardır. Bunlardan birincisi maliyettir. Ne yazık ki bu yöntemde her hastaya bir prob (buharlaştırma ucu) kullanılmakta ve bu da maliyeti arttırmaktadır. Ancak, hastanede kalış süresinin azalması ve yan etkilerin azlığı bence bunu dengelemektedir. Tıbbi olarak ise ürologlar için en önemli sorun, ameliyat sonrasında dokular buharlaştığından doku incelenmesi ( burada bir kanser hücresi var mı sorusunun cevabının alınmasında önemlidir) için herhangi bir örneğin alınamamasıdır. Özellikle genç hastalarda eğer herhangi bir şekilde prostat kanseri şüphesi, ihtimali varsa ameliyat sonrası doku örneklerinin incelenmesi ve buna yönelik tedavinin yapılabilmesi gerekmektedir. Green light uygulaması öncesi hasta seçimi son derece bu nedenle önem taşımaktadır.</p>
<p class="baslik2" style="font-weight: bold" align="justify">BPH ve BPH ameliyatları ile cinselliğin ilişkisi?</p>
<p class="icyazi" align="justify">BPH şikayetlerinin cinsel hayatı genel olarak kötüleştirdiği birçok çalışma ile kanıtlanmıştır. BPH nedeni ile ilaç tedavisi alan ve şikayetleri azalan hastaların cinsel yaşamlarında da iyileşme olduğu görülmektedir.Cinsel hayatı aktif olarak devam eden erkeklerde ilaç tedavisi öncelikli olmalıdır. Ancak ürolojik takiplerinin düzenli bi rşekilde de yapılması önemlidir. Ancak, bu sadece bir neden sonuç ilişkisi olarak ele alınmamalıdır. Çünkü birbirlerinden bağımsız olarak da ortaya çıkabilen durumlardır.</p>
<p class="icyazi" align="justify">Ameliyatlar sonrasında ise, mutlaka tüm hastalara cinsellik ile ilgili bilgi verilmelidir. Sonuç olarak prostat erkeklerdeki seks bezlerinden birisidir. Bu nedenle buna yapılan her türlü müdahalenin cinsel işlevler ile ilgili bir sorun çıkartma ihtimali vardır. Bu sadece erkeklerde ereksiyon kaybı olarak değil boşalma bozuklukları olarak da ortaya çıkabilir. Boşalma hissi olmasına karşın meninin gelmemesi, kanlı meni gelmesi gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Bunların hastalara detaylı olarak anlatılması ve nedenlerinin söylenmesi hasta beklentilerini ve yaşam kalitesini arttıracaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/prostat-prostat-buyumesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat kanseri tedavisinde bir ilk</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri-tedavisinde-bir-ilk</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri-tedavisinde-bir-ilk#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2007 19:14:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dafhne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=64</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de prostat kanseri tedavisinde ilk kez uygulanan bir yöntemle, ameliyat olmadan ve tedavi sırasında hiçbir organa zarar gelmeden bu hastalıktan kurtulmak mümkün. Prostat kanseri nedeniyle tedavi olan ancak vücudunda yeniden tümör tespit edilen Azmi Öğer (67) ABD ve Avrupa’da birçok hastanede tercih edilen ancak Türkiye’de ilk kez uygulanan ultrason dalgalarıyla robotik tedavi yöntemi (HIFU) sayesinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de prostat kanseri tedavisinde ilk kez uygulanan bir yöntemle, ameliyat olmadan ve tedavi sırasında hiçbir organa zarar gelmeden bu hastalıktan kurtulmak mümkün.<br />
<span id="more-64"></span>Prostat kanseri nedeniyle tedavi olan ancak vücudunda yeniden tümör tespit edilen Azmi Öğer (67) ABD ve Avrupa’da birçok hastanede tercih edilen ancak Türkiye’de ilk kez uygulanan ultrason dalgalarıyla robotik tedavi yöntemi (HIFU) sayesinde hayata döndü.</p>
<p>Ameliyatı gerçekleştiren Hattat Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Androloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, Azmi Öğer’in Türkiye’de bu yöntemi uyguladıkları ilk hasta olduğunu söyledi.</p>
<p>YÖNTEM NASIL İŞLİYOR?</p>
<p>Prof. Dr. Hattat, yöntemin işleyişini şöyle anlattı:</p>
<p>Ultrasonla prostatın görüntüleri üç boyutlu olarak bilgisayara aktarılıyor.</p>
<p>Daha sonra 80-100 derecelik ısı etkisiyle tümürü yok ediyoruz.</p>
<p>Direkt nokta atışı tabir edebileceğimiz bir sistem söz konusu.</p>
<p>Sadece kanserli hücreleri hedef alıyor, iyi hücreleri etkilemiyor.</p>
<p>Kesik yok, kan yok, acı yok, ameliyatsız bir tedavi.</p>
<p>İKİ GÜNDE SAĞLIĞINA KAVUŞTU</p>
<p>Yeni yöntemle sağlığına kavuşan Azmi Öğer ise duygularını şu sözlerle dile getirdi:</p>
<p>Operasyon çok rahat geçti.</p>
<p>Hemen de taburcu edeceklerini söylediler.</p>
<p>Sorunum iki günde halledilmiş oldu.</p>
<p>Artık kendimi çok iyi hissediyorum.</p>
<p>SAĞLAM ORGANA ZARAR VERMİYOR</p>
<p>HIFU ile robotik prostat kanseri tedavisinin avantajları şunlar:</p>
<p>Etraftaki organlara hasar vermeden kanser dokusuna müdahale edilebiliyor.</p>
<p>Hasta radyasyonun zararlı etkilerine maruz kalmıyor.</p>
<p>Hastanede kalma süresi daha kısa.</p>
<p>Tedavi herhangi bir nedenle tamamlanamazsa diğer alternatif tedavi yöntemlerine geçiş imkanı var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanseri-tedavisinde-bir-ilk/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat kanserine yakalanma yaşı düşüyor</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanserine-yakalanma-yasi-dusuyor</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanserine-yakalanma-yasi-dusuyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2007 10:44:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dafhne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Prostat kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=62</guid>
		<description><![CDATA[Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri. Aynı zamanda sinsi bir hastalık olarak da değerlendirilen prostat kanseri vakalarında son yıllardaki artış dikkat çekiyor. Artışın yanı sıra, şimdiye kadar 60’lı yaşlardan sonrası için risk olarak değerlendirilen bu kanser türü, son yıllarda daha erken yaşlar için de bir risk haline geldi. Üroloji Uzmanı Opr. Doktor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri. Aynı zamanda sinsi bir hastalık olarak da değerlendirilen prostat kanseri vakalarında son yıllardaki artış dikkat çekiyor.<br />
<span id="more-62"></span> Artışın yanı sıra, şimdiye kadar 60’lı yaşlardan sonrası için risk olarak değerlendirilen bu kanser türü, son yıllarda daha erken yaşlar için de bir risk haline geldi.</p>
<p>Üroloji Uzmanı Opr. Doktor Mehmet Kırdar, prostat kanseri tanısında ve takibinde önemli bir test olarak değerlendirilen PSA’nın (Prostat Spesifik Antijen) kanser taramasında kullanımı arttıkça tespit edilen vaka sayısında da artış olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Kırdar, bunun prostat kanserinin daha erken yaşlarda teşhisini ortaya çıkaran bir başka nokta olduğunu belirtiyor.</p>
<p>2006 yılında dünyada 680 bin erkeğe prostat kanseri tanısı konuldu ve yaklaşık 200 bin erkek hastalık nedeniyle öldü. 0 yaş üstü erkeklerin yüzde 9’unda prostat iltihabı bulunuyor ve seksüel geçişli hastalıklarda prostat kanseri riski artıyor.</p>
<p>Antienflamatuar ajanlar, antioksidanlar, düşük yağlı diyet meyve sebze ve lifli diyet likopen içeren domates gibi besinlerin tüketiminin bu riski azalttığını belirten Kırdar, prostat kanserinin genellikle geç belirti verdiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>AŞAĞIDAKİ DURUMLARDA HEMEN BİR DOKTORA BAŞVURUN</p>
<p>İdrar akımında azalma,<br />
Sık idrara gitme,<br />
İdrarı boşaltamama hissi,<br />
İdrar kaçırma,<br />
İdrar yolu enfeksiyonu,<br />
İdrarda kanama<br />
İdrar yaparken yanma,<br />
Kasık ağrısı,<br />
İktidarsızlık</p>
<p>AİLE ÖYKÜSÜ ÖNEMLİ<br />
Prostat kanserinde aile öyküsünün önemli bir risk olduğuna da dikkat çeken Dr. Mehmet Kırdar, hastalığın yaklaşık yüzde 10’unun ailesel görüldüğünü ifade ediyor.</p>
<p>Kırdar, aile öyküsü olmayan erkeklerle kıyaslandığında, birinci dereceden akrabasında prostat kanseri bulunan bir erkeğin hastalığa yakalanma riskinin iki ile üç kat arasında arttığını belirtiyor.</p>
<p>Hastalığın tek yumurta ikizleri için de benzer bir durum sergilediğine dikkat çeken Kırdar, tek yumurta ikizlerinde hastalığın görülme sıklığının diğer kişilere oranla iki kat daha fazla olduğuna ve bu iki grupta olan kişilerin mutlaka 50’li yaşlara gelmeden test yaptırması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Daha önce PSA testinin 50 yaş sonrası check-up’larında senede 1 kere yapılması önerilirken, son yıllardaki prostat kanseri artış göz önüne alındığında, 40 yaşından sonra senede bir kere kontrollerin yapılması gerektiğini vurgulanıyor.</p>
<p>ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR<br />
Bazı hastaların, kendilerinde normalin dışında seyreden durumlara rağmen korkuyla doktora gitmediklerini belirten Kırdar, bu durumun prostat kanserinin tedavisinde önemli bir zaman ve tedavi yöntemi kaybı olduğunu belirtiyor</p>
<p>Rutin kontrollerin yanı sıra endişe edilen durumlarda mutlaka bir doktora başvurulmasını öneriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanserine-yakalanma-yasi-dusuyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

