<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Kanseroloji</title>
	<atom:link href="http://www.kanseroloji.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kanseroloji.com</link>
	<description>Kanser hakkında her şey</description>
	<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 13:07:10 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Hastam Mide Kanseri</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/hastam-mide-kanseri</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/hastam-mide-kanseri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 13:07:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mide Kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[kemoterapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2112</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar !
mide ca denen dert bana acı tecrübelere neden oldu.187 gün tıp fak. kapılarında servislerinde kemoterapi ünitelerinde kan ünitelerinde beklemek evrak işlemleri ve tedavi işlemleriyle uğraştım ve bunun nedemek olduğunu bu sitedeki herkez biliyordur. 
benim hastam 78 yaşında ve IV. evrede iken hastalığını öğrendik.yani geç kalınmıştı ve tedavi amacı palyatif ( ölümü ve ağrıyı yavaşlatma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşlar !<br />
mide ca denen dert bana acı tecrübelere neden oldu.187 gün tıp fak. kapılarında servislerinde <a href="http://www.kanseroloji.com/tag/kemoterapi">kemoterapi</a> ünitelerinde kan ünitelerinde beklemek evrak işlemleri ve tedavi işlemleriyle uğraştım ve bunun nedemek olduğunu bu sitedeki herkez biliyordur. <span id="more-2112"></span><br />
benim hastam 78 yaşında ve IV. evrede iken hastalığını öğrendik.yani geç kalınmıştı ve tedavi amacı palyatif ( ölümü ve ağrıyı yavaşlatma ) şeklinde idi.endoskopi+biopsi sonucunu patalojiden aldığımda adenokarsium mide yazısını görünce hastam zaten resmen ölmüştü. ancak fiziksel olarak çekeceği dertler henüz bitmemişti.bunun farkındaydım. 5 kür kemoterapi seansı planlandı.sadece rahat ölmesi için.<br />
bunun ne acı verici bir his olduğunu çok iyi biliyorum.göz yaşlarımı bu evrakları elimde taşırken saklardım ve hastam eğilip gözüme yüzüme bakmaya çalışırdı neden ağlıyorum diye.kendisi bilmiyordu kanser olduğunu.<br />
ilk kürü alınca eve geldiğimizde diğer 21 gün sonra alacağımız küre kadar resmen felçli bir şekilde yattı.ben daha ilk kürde ölebileceğini düşündüm.kemoterapi çok kötü bir şey.ikinci kür hiç etki yapmadı hatta 2 kilo aldı hastam.40 günde iki kür görmüştük ve sanki iyileşme var gibiydi.performansımız iyiydi.hastalığa iyi tolore olmuştuk.<br />
benim bu hastalığa dair ikinci refakatçiliğimdi ve tecrübem olduğu için işlemler ve kanserle mücadelemiz iyi gidiyordu.doktorlar bile bunu farketmişti.3.kürde hastam mide kanaması geçirdi.37 gün normal hastanede kaldık.sonra kemorterapiye dav edemedik.tehlikeli gördü doktorlar ve ara verdik.hastam 3 kez daha mide kanaması geçirdi.ve artık hastaneden çıkamaz olduk.183.günde artık yeme ve içme kesildi ve hastaneden doktor bizi taburcu etti.çünkü yapılacak birşey kalamıştı.3 gün evde hastamın çektiği acıları gördüm ve şunu anladım.eğer bir insan mide ca ise ona tanrıdan başka kimse yardım edemez.<br />
187.gününde hastam vefat etti. 22 haziran 2008 pazar saat 12:40 da.evet 187 günlük savaşımızı kaybetmiştik.187 gün boyunca beraber yemek yedik beraber acı çektik beraber uyuduk uyandık ve beraber tıp fakültelerinde çile çektik ve üzerine toprağını ellerimle atarken nekadar acı çektiğimi nasıl bir ızdıraba boğulduğumu ve hala hergün odamın bi köşesindeki o evrakalrı fişleri röntgen film sonuçlarını resimlerimiziz videolarımızı izlerken içimdeki burukluğun nasıl bişey olduğunu taif edemem.<br />
sonuç olarak şunu anladım ki hayat koca bir yalanmış.eğer bir sorunuz veya ayrdımcı olabileceğim birşey varsa herkezin yadrdımına bu hastalıkla ilgili koşmaya hazırım.rommel-korps@hotmail.com herkeze acil şifalar</p>
<p>Ünal</p>
<p>Admin: Allah Rahmet Eylesin..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/hastam-mide-kanseri/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Babam Akciğer Kanseri</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/babam-akciger-kanseri</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/babam-akciger-kanseri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 19:20:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[akciğer bronkoskobisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2110</guid>
		<description><![CDATA[4 ocakta babam başka bir rahatsızlıktan dolayı dr gittiğinde çekilen rontgende tesadüfen görünen kitlenin ilerlemiş bir akciğer kanseri olduğu öğrenildi. Bronskopi ve yapılan pataloji taramasında küçük hücreli akciğer kapsinomu denildi.
Yani en çabuk yayılan türden ve sigara kullanımına bağlı bir tümör türü. Karaciğere ve omurgaya sıçramış. Beyindede 1 cm den küçük bir kitle görüldü. Şuan ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>4 ocakta babam başka bir rahatsızlıktan dolayı dr gittiğinde çekilen rontgende tesadüfen görünen kitlenin ilerlemiş bir akciğer kanseri olduğu öğrenildi. Bronskopi ve yapılan pataloji taramasında küçük hücreli akciğer kapsinomu denildi.<br />
Yani en çabuk yayılan türden ve sigara kullanımına bağlı bir tümör türü. Karaciğere ve omurgaya sıçramış. Beyindede 1 cm den küçük bir kitle görüldü. Şuan ilk kemoterapisini aldı 3 gün süreyle . Ne olacağını bilmemek korkutuyor insanı ama dr iyi ve işini bilen bir insan ise inanın ne aşamada olur ise olsun hastalığı yeneceğinize inancınız artıyor. Moral çok önemli Ailenin her bireyinin bunu bilmeside önemli. Babamdan gizlemeyi uygun görmedik çünkü bu bizim tek başımıza vereceğimiz bir savaş değil.<br />
<span id="more-2110"></span><br />
61 yaşında babam ve 40 yla yakın sigara kullandı. Ama işin ciddiyetinin ve bizim onun sağlığını nekadar önemsediğimizin ve harcanan çabanın öyle farkındaki ölsem bırakamam dediği sigarayı bir seferde bıraktı. Bu bile büyük bir umut oldu bize. 10 gün süreyle ışın tedavisi alıyor beyindeki ve akciğerdeki kitleye. 4. aşamada ve biz yeni öğrendik . fakat tetkikleri hızlndırıp biran önce ışın ve kemoterapi almaya başlaması babamıda cesaretlendirdi. Heleki diğer kanser hastalarını , küçük yaşta çocukları ve genç insanları gördükçe kızım ben bunun üstesinden gelicem baksana şu gençler ve çocuklar derdi için savaşıyor benim hastalığım onların yanında nezle grip diyor. </p>
<p>İlk kemoterapi öncesi dr . bahsettiği yan etkilere çok hazırlıklıydık. Ama 3 günlük kemoterapiyi ayakta atlattı, halsizlik, kusma , iştahsızlık olmadı. Bunun en büyük etkiside tedavi sırası ve sonrasında bol sıvı tüketmek ve sık sık idrara çıkmak. Su dışında özellikle taze sıkılmış nar suyu hem iyi bir anti oksidan hemde yan etkileri azaltan bir enerji içeceği gibi. Ağrıları için yeşil reçeteli ilaçlara başlamıştık ama çok şükür ışın tedavisinin dr. unda dediğine göre kısa sürede etkisini göstermesi ile ağrılarında belirgin azalmalar oldu. </p>
<p>Herşey moral ve inanmakla halloluyor buna eminim. Allah bu durumda olan hastalarada yardımcı olsun yakınlarınada. 20 gün gece gündüz ağladım dövündüm baktım olmuyor artık bende çevremde kabullendik durumu ve ne yapabiliriz , babamın ve kendi moralimizi nasıl yüksek tutabiliriz demeye başladık. derdi veren dermanınıda vermiştir mutlaka . Her yapılan tedavi ve alınan sonuç bizim için umut. Rabbim umudumuzu elimizden almaz inşallah.</p>
<p>Çiçek</p>
<p>Admin: Allah Babanıza acil şifalar versin..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/babam-akciger-kanseri/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Babam 1 senedir akciğer kanseri</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/babam-1-senedir-akciger-kanseri</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/babam-1-senedir-akciger-kanseri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 14:32:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2107</guid>
		<description><![CDATA[Babam 1 senedir akciğer kanseri,ve ana karina tutulumu olduğundan INOP kabul edilmişti, babamın durumu okadar kötüydüki ilk tavsiye edilen merkez ile 8 kür kemo terapi ve yüksek doz radyoterapiyi bir arada gördük, bitti dediler, yok oldu dediler, 3 ay geçmedi aynı bölgede aynı büyüklükte orda duruyordu, tekrar oluşmuş dediler???? 3 ayda???
neyse tekrar ameliyat değerlendirilmesi yapalım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Babam 1 senedir akciğer kanseri,ve ana karina tutulumu olduğundan INOP kabul edilmişti, babamın durumu okadar kötüydüki ilk tavsiye edilen merkez ile 8 kür kemo terapi ve yüksek doz radyoterapiyi bir arada gördük, bitti dediler, yok oldu dediler, 3 ay geçmedi aynı bölgede aynı büyüklükte orda duruyordu, tekrar oluşmuş dediler???? 3 ayda???<br />
neyse tekrar ameliyat değerlendirilmesi yapalım dediler.<br />
biri dedi kesinlikle olmaz biri dedi olur, biri dedi olur ama % bilmem kaç. Ama hiçbiri kendinden emin değil.<br />
bu arada 1 sene oldu. Öksürmekten boğulacağını sandığım zamanlarda oldu,ama kendini çok iyi gördüğüm, herhalde tamamen geçti dediğim zamanlarda oldu. inanın ota dair ne varsa denedik. Sayim; reisi mantarı, manisadan acı ot, çinli adamdan özel bir karışım.Kavun marmeladı üstüne dişi ısrgan otu,sizi temin ederim bunlara verdiğimiz paralar toplasınız 300 tl değil yani sakın büyük paralar isteyen şerefsizlere para vermeyin.<br />
İnanın bunların hiçbiri faydasız değil. Kesinlikle hastanın durumunu iyi yönde etkileyen şeyler. Önemli olan hastanın İSTİYEREK ve İNANARAK kendisinin içmesi, siz sadece anlatın bırakın o istesin, ve siz yapın. Yoksa eziyet olur. Dediğim gibi faydasız değil. AMa kesinlikle Küratif değil.<br />
Şu kesindir! Yaradanın belirlediği zamanda göçeceğiz,doktorun belirlediği zamanda değil. Ne bir gün önce ne bir gün sonra göçeceğiz. O yüzden önemli olan o zamana kadar mümkün olduğunca iyi yaşayabilmek.<br />
1 senedir akciğer kanseri yakını olan biri olarak size bir kaç tavsiyem olacak<br />
1) Mutlaka ameliyat şansı varmı diye EN FAZLA ve EN AZ iki doktora sorun. bunlardan biri üniversite doktoru, diğeri özel doktor olsun. Aynı şeyi söylerler ise şanslısınız demektir( 1 veya 2. evredir) Eğer farklı söylerler ise(muhtemelen tartışmaların olduğu 3.evredir) üçüncü bir doktora gitmeyin ve siz devreye girin karar verin ve o doktorla yolunuza devam edin.<br />
Bu arada evrelemede bile kendi aralarında farklılık var.</p>
<p>2) Ameliyat olmaz, olamıyor, veya karar olmayacak ise Medikal ve radyoterapi için merkez araştırması yapın ve kısa sürede (en fazla 3-4 gün)karar verilen yere gidin,<br />
değiştirmeyin orası ile devam edin. İlaç heryerde aynı ilaç.</p>
<p>3) MUTLAKA DUA EDİN</p>
<p>Babam için en fazla 6 ay yaşar demişlerdi, ağızlarına tükürdüklerim. 1 sene oldu şükür ki hayatta ve hala kimseye muhtaç değil.</p>
<p>Ben onu çok seviyorum, ve onu her gördüğmde göğsümü ortadan ikiye ayırmak ve bendekinin yarısını ona vermek istiyorum. Ama olmuyor işte.<br />
Ne olursa olsun onun Yaradanın belirlediği zamana kadar hayatta olacağını bilmek bana umut ve azim veriyor.<br />
Herkese ALLAH tan acil şifalar diliyorum</p>
<p>Yazar : Oğul</p>
<p>Admin: Acil şifalar dilerim</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/babam-1-senedir-akciger-kanseri/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Prostat kanserine yakalanmamak elinizde</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanserine-yakalanmamak-elinizde</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanserine-yakalanmamak-elinizde#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 18:53:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Prostat kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[Bir]]></category>

		<category><![CDATA[Daha Fazla]]></category>

		<category><![CDATA[Domates]]></category>

		<category><![CDATA[Karpuz]]></category>

		<category><![CDATA[Likopen]]></category>

		<category><![CDATA[Pembe]]></category>

		<category><![CDATA[Prof Dr]]></category>

		<category><![CDATA[prostat]]></category>

		<category><![CDATA[Prostata]]></category>

		<category><![CDATA[Sebzeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2104</guid>
		<description><![CDATA[Yapılması gereken normalden daha fazla domates tüketmek !
Prostata mucize şifa!
Domates prostatın ilacı gibi

Likopen yönünden zengin meyve ve sebzeler yiyin.
İçerdikleri likopenin antioksidan etkisi nedeniyle başta domates olmak üzere, pembe greyfurt ve karpuz gibi özellikle likopen yönünden zengin olan meyve ve sebzeler bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki gösteriyor. Hacettepe Üniversitesi&#8217;nden Prof. Dr. Sevinç Yücecan, pişmiş domates [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılması gereken normalden daha fazla domates tüketmek !<br />
<a href="http://www.kanseroloji.com/tag/prostata">Prostata</a> mucize şifa!<br />
Domates <a href="http://www.kanseroloji.com/tag/prostat">prostat</a>ın ilacı gibi<br />
<span id="more-2104"></span><br />
<a href="http://www.kanseroloji.com/tag/likopen">Likopen</a> yönünden zengin meyve ve sebzeler yiyin.<br />
İçerdikleri likopenin antioksidan etkisi nedeniyle başta domates olmak üzere, pembe greyfurt ve karpuz gibi özellikle likopen yönünden zengin olan meyve ve sebzeler bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki gösteriyor. Hacettepe Üniversitesi&#8217;nden Prof. Dr. Sevinç Yücecan, pişmiş domates tüketiminin prostat kanser riskini önemli derecede azalttığını belirtiyor.</p>
<p>Yüzde 35 oranında azalıyor</p>
<p>Prof. Yücesan; haftada 10 porsiyondan daha fazla domates tüketenlerde, haftada bir buçuk porsiyon tüketenlere kıyasla prostat kanser riskinin yüzde 35 oranında azaldığını anlatıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/prostat-kanserine-yakalanmamak-elinizde/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelerde Domuz Gribinden Korunma</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/hamilelerde-domuz-gribinden-korunma</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/hamilelerde-domuz-gribinden-korunma#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 09:54:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[domuz gribi belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[hamilelerde domuz gribi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2100</guid>
		<description><![CDATA[Gebe kadınlarda mevsimsel grip ve 2009 H1N1’e bağlı komplikasyonlar ve ölüm riski toplumun diğer bireylerine oranla daha fazladır.  Gebeliğe bağlı olarak bağışıklık sistemi, dolaşım sistemi ve solunum yollarındaki değişimler gebe kadınların grip virüslerinin sebep olduğu hastalıklardan daha şiddetli etkilenmelerine yol açmaktadır.
Doğumdan sonraki 2 haftaya kadar da bu risk devam etmektedir.  Dolayısıyla hem gebe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebe kadınlarda mevsimsel grip ve 2009 H1N1’e bağlı komplikasyonlar ve ölüm riski toplumun diğer bireylerine oranla daha fazladır.  Gebeliğe bağlı olarak bağışıklık sistemi, dolaşım sistemi ve solunum yollarındaki değişimler gebe kadınların grip virüslerinin sebep olduğu hastalıklardan daha şiddetli etkilenmelerine yol açmaktadır.<br />
Doğumdan sonraki 2 haftaya kadar da bu risk devam etmektedir.  Dolayısıyla hem gebe kadınlara hem de doğum veya düşük yapmış ancak üzerinden 2 hafta geçmemiş loğusalara antiviral tedavi önerilmektedir.  Antiviral tedavi gebeliğin herhangi bir döneminde uygulanabilir ve tabloda görüldüğü gibi süresi 5 gündür.  Hastanede yatış ve şiddetli enfeksiyon durumlarında tedavi süresi uzayabilir.  Bazı uzmanlar Oseltamivir (Tamiflu©) tedavisinin kritik hastalarda çift doz uygulanmasını önermektedir.</p>
<p>Influenza tedavisinde Oseltamivir ve Zanamivir (Relenza ©) Amerikan İlaç Dairesinin önerdiği ilaçlardır.  Gebelik her iki ilacın kullanımına engel değildir.  Her ikisi de kategori C olarak kabul edilmektedir.  Bu nedenle şüpheli veya kesinleşmiş grip olan gebe kadınlarda hemen antiviral tedavi başlanmalıdır.  Çalışmalar ilk 48 saat içinde antiviral tedavi başlanan hastalarda ilaçların faydasının daha fazla olacağını göstermektedir.  Ancak yine de 2009 H1N1 ve mevsimsel influenza ile hastaneye yatan hastalarda 48 saat geçmiş olsa bile tedavinin başlanması önerilmektedir.  Tedaviye başlanmadan önce laboratuar sonuçları beklenmemelidir zira negatif sonuç hastalığın olmadığı anlamına gelmeyebilir.  Hızlı testin doğruluk oranı %10-70 arasında değişmektedir.  2009 H1N1 virüsü Oseltamivir ve Zanamivire duyarlı gözükmektedir.<br />
<span id="more-2100"></span><br />
Halihazırda dünyadaki en sık grip (influenza) nedeni 2009 H1N1 dir. Yani bir kişide grip semptomları varsa kuvvetle muhtemeldir ki 2009 H1N1 yani domuz gribidir.<br />
Gebe kadınlardaki bulgular genel toplumda görülene benzer olup şu şekilde ve sıklıktadır.  Ateş (%97), öksürük (%94), burun akıntısı (%59), boğaz ağrısı (%50), baş ağrısı (%47), nefes darlığı (%41), kas ağrısı (%35), kusma (%18), ishal (%12) ve konjunktivit (9%) (göz kızarıklığı ile giden ve konjuktiva denilen gözün beyaz kısmını kaplayan zarın iltihabı).  Tüm gebe kadınlar bu bulgular açısından bilgilendirilmeli ve şayet bunlardan biri veya bir kaçı varsa hemen doktora başvurmaları gerektiği önerilmelidir.</p>
<p>Antiviral tedavi domuz gribine maruz kalan gebe kadınlarda da uygulanmalıdır. Ancak bu tedavinin riski tamamen ortadan kaldırmadığı ve ilacı bırakınca koruyuculuğun da biteceği bildirilmelidir.</p>
<p><strong>Erişkin</strong> 	Tedavi: 75-mg kapsül 5 gün boyunca günde iki kez 	Korunma: 75-mg kapsül günde tek 10 gün boyunca</p>
<p>Zanamivir</p>
<p><strong>Erişkin </strong>	Tedavi: İki 5 mg lık inhalasyon (nefesle beraber içine çekme) günde iki kez 5 gün boyunca 	</p>
<p>Korunma: İki 5 mg lık inhalasyon (nefesle beraber içine çekme) günde bir kez 10 gün boyunca</p>
<p>Doç. Dr. Bülent Urman<br />
Amerikan Hastanesi<br />
444 3 777<br />
<a href="http://www.bulenturman.com">www.bulenturman.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/hamilelerde-domuz-gribinden-korunma/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>H1N1 - Domuz Gribi</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/h1n1-domuz-gribi</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/h1n1-domuz-gribi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 22:32:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[domuz gribi]]></category>

		<category><![CDATA[h1n1]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2097</guid>
		<description><![CDATA[Domuz gribi nedir?
2009 H1 N1 virüsü (domuz gribi) insanlarda hastalığa yol açan yeni bir grip virüsüdür. Ilk defa latin amerikada ortaya çıkan bu hastalık insandan insana bulaşarak yayılmıştır. 11 Haziran 2009 da Dünya Sağlık Örgütü 2009 H1 N1 virüsünün tüm dünyada salgın (pandemi) haline geleceği uyarısını yapmıştır.
Niçin domuz gribi denmektedir?
Başlangıçta yapılan laboratuvar testlerinde bu yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Domuz gribi nedir?<br />
2009 H1 N1 virüsü (<a href="http://www.kanseroloji.com/tag/domuz-gribi">domuz gribi</a>) insanlarda hastalığa yol açan yeni bir grip virüsüdür. Ilk defa latin amerikada ortaya çıkan bu hastalık insandan insana bulaşarak yayılmıştır. 11 Haziran 2009 da Dünya Sağlık Örgütü 2009 H1 N1 virüsünün tüm dünyada salgın (pandemi) haline geleceği uyarısını yapmıştır.</p>
<p>Niçin domuz gribi denmektedir?<br />
Başlangıçta yapılan laboratuvar testlerinde bu yeni virüste bulunan genler normalde domuzlarda görülen ve gribe sebep olan virüse çok benzediği için bu isim verilmiştir. Ancak daha sonra yapılan çalışmalarda bu virüsün aslında Avrupa ve Asyada daki domuzlarda bulunan grip virüsüne ait iki gen ile kuş ve insan genleri taşıdığı bulunmuştur.<br />
Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol Merkezi (Centers for Disease Control) tarafından domuz gribine bağlı ölüm oranı 0-4 yaş arası %o3, 5-18 yaş arası %o14, 19-24 yaş arası %o7, 25-49 yaş arası %o33, 50-64 yaş arası %32 ve 65 yaşından büyüklerde %o12 olarak bildirilmektedir.</p>
<p>Domuz gribi bulaşıcı mıdır?<br />
Evet domuz gribi insandan insana bulaşmaktadır.<br />
<span id="more-2097"></span><br />
Domuz gribi nasıl yayılır?<br />
Domuz gribinin mevsimsel grip virüsleri gibi yayıldığı düşünülmektedir. İnsandan insana öksürük, hapşırık ile bulaşmaktadır. Bazı insanlar enfekte olmuş cisimlere dokundukları ellerinı ağız ve burunlarına götürerekte hastalığı alabilirler.</p>
<p>Domuz gribinin bulguları nelerdir?<br />
Bu hastalığa yakalanan insanlarda ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı, kırgınlık, titreme ve yorgunluk gibi şikayetler vardır. Hastalık hafif veya siddetli seyredebilir. Pek çok insan tedaviye gerek kalmadan iyileşebilirken bu hastalığa bağlı hastanede yatış ve ölümlerde olmaktadır. Özellikle 65 yaş ve üzerindekiler ile 5 yaşının altındaki çocuklar, hamile bayanlar ve kronik hastalığı olanlar riskli grup olarak kabul edilmektedir. Gebelik dışında astım, kronik böbrek hastalığı, şeker ve kalp hastalılığı bulunanlarda risk fazladır. Hasta olan bir kişi hastalık belirtileri çıkmadan 1 gün önce ile sonrasındaki 5 ila 7 gün virüsü bulaştırmaya devam eder.</p>
<p>Nasıl korunmalı?<br />
Aşılama tek etkili yoldur. 2009 H1 N1 aşısı bu virüse karşı korumak amacıyla geliştirilmiştir.</p>
<p>Sağlığınızı korumak için yapmanız gerekenler:<br />
• Öksürüp-hapşırırken ağzınızı bir kağıt mendil ile kapatın ve kullanılan mendilleri çöpe atın<br />
• Ellerinin sabunla yıkayın eğer yoksa alkol bazlı el dezenfektanlarını kullanın.<br />
• Göz, ağız ve burnunuza dokunmaktan kaçının.<br />
• Eğer grib benzeri tablo varsa ateş geçtikten sonra en az 24 sonrasına kadar evden çıkmayın. Tıbbi yardım gerektiren haller varsa bunun dışındadır.<br />
• Grip şikayeti olan kişilerden uzak durun.</p>
<p>Tıbbi yardım gerektiren durumlar nelerdir?<br />
Çocuklarda:<br />
• Hızlı ve sıkıntılı solunum<br />
• Morarma<br />
• Yeterince sıvı alınamaması<br />
• Uyanmama ve hareket azlığı<br />
• Huzursuzluk<br />
• Grip benzeri tablo geçmiş ve ardından ateş ve öksürük başlamışsa<br />
• Ateş ve döküntü varsa</p>
<p>Erişkinlerde:<br />
• Nefes almada güçlük nefes darlığı<br />
• Göğüs ve karında baskı hissi<br />
• Ani baş dönmesi<br />
• Şuur bulanıklığı<br />
• Şiddetli ve inatçı kusma</p>
<p>Bulaşmayı azaltmada temizlik esastır.<br />
Virus kapı kolları gibi dış ortamlarda 2-8 saat canlı kalmaktadır. Yüksek ısı, deterjanlar, alkol, hidrojen peroksid, iyod bazlı dezenfektanlar bu virüsü öldürür.<br />
Kullanılan kirli mendiller ve kağıt havlular çöpe atılmalıdır. Bu gibi ürünlere yanlışlıkla dokunulduğu takdirde eller hemen bol sabunlu su ile yıkanmalıdır. İçme suyu ile bur virüsün bulaştığı düşünülmemektedir zira içerdiği klorün kuş gribi virüsünü inaktive ettiği bilinmektedir. Benzer mekanizmanın domuz gribi içinde olduğu düşünülmektedir.</p>
<p>2009 H1N1 (Domuz Gribi) Aşısı ve Gebelik<br />
Bu virüsün bulaştığı bazı gebe kadınlarda hastalık ciddi bir seyir göstermiştir. Gebe kadınların hastaneye kaldırılma oranı genel nüfustan daha fazladır. Bu hastalığa bağlı ölümlerin %6 sı hamile bayanlarda olmaktadır. Yakın zamanda yapılan geniş ölçekli bir çalışmada normal mevsimsel gribe karşı inaktif aşı yapılan gebe kadınların 6 aydan küçük bebeklerinde grip riski %63 azalmıştır. Bu sonuç gebe kadınlara yapılacak grip aşısının hem anne hem de bebek sağlığını korumaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Bu bilgiler ışığında Amerikan Aşılama Komitesi hamile bayanları 2009 H1 N1 aşısı yapılacak ilk hedef gruplardan biri olarak seçmiştir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları gebe hastalarına aşı yaptırmaları konusunda önerilerde bulunmalıdır. Doktoruna kontrol için gelen gebe kadınlarda bu esnada aşının yapılması en uygun zamanlamadır. Şayet şartlar uygun değilse başka bir aşılama günü planlanması uygun olacaktır. Eş zamanlı normal grip aşılarının da yapılması önerilmektedir. Amerikan ilaç dairesi (FDA) bir doz aşının gebe kadınları 10 sene koruduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla 1 doz 2009 H1 N1 aşısı gebe kadınlara önerilmektedir.</p>
<p>Eğer gebe kadın aşı öncesi bebeğini doğurur ise yinede mevsimsel grip aşısı ve 2009 H1N1 aşısı yapılmalı mıdır?<br />
Evet. Aşı hem anneyi hem de bebeğini korumaya yardımcı olacaktır. Grip aşıları sadece 6 ay ve üzerindeki bebekler için önerilmektedir. Dolayısıyla 6 aylıktan daha küçük bebek ile birlikte yaşayan herkes hem H1N1 hem de mevsimsel grip aşısını olmalıdır.</p>
<p>Emzirme döneminde kullanılır mı?<br />
Hem 2009 H1N1 hem de mevsimsel grip aşısı emziren annelere yapılabilir. Aşılı anneden bebeğe sütle geçecek antikorlar bebeği korumaya yardımcı olacaktır.</p>
<p>2009 H1 N1 aşısı gebelikte güvenli midir?<br />
Grip aşılarının gebelikte anne veya bebeğe zararlı oldukları gösterilememiştir. Gebelerde 2009 H1N1 aşısıne test eden çalışmalara ise ancak Eylül 2009 da başlanmıştır. Güvenliği konusunda veri olmamasına rağmen diğer grip aşılarından farklı bir yan etki ve komplikasyon profili olması beklenmemektedir.</p>
<p>2009 H1 N1 aşısı içinde koruyucu var mı?<br />
Çok dozlu grip aşılarının içinde bakterilerinin üremesini engelleyici thiomerosal isimli koruyucu vardır. Thiomerosalin anne veya bebek sağlığı için zararlı olduğuna dair bilgi yoktur. Bununla beraber, annelerin bu gibi koruyuculara karşı endişelerini göz önünde bulundurarak bazı üreticiler koruyucu içermeyen tek dozluk şırıngalarda mevsimsel grip aşısı ve 2009 H1N1 üretmişlerdir. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi (CDC) hem thiomerosal içeren hemde içermeyen aşıları gebelikte önermektedir.</p>
<p>2009 H1N1 aşısı içinde adjuvan (etkinliği arttırıcı) veyya skualen var mı?<br />
Aşının etkinliğini arttırmak için bazen adjuvan denilen ajanlar eklenmektedir. Amerikada kullanılan 2009 H1N1 ve mevsimsel grip aşılarında adjuvan yoktur.</p>
<p>2009 H1N1 aşısı gebelikte herhangi bir zaman yapılabilir mi?<br />
Gebelikte herhangi bir zaman 2009 H1N1 ve mevsimsel grip aşısı yapılabilir</p>
<p>Mevsimsel grip aşısı 2009 H1N1 e karşı korur mu?<br />
Mevsimsel grip aşısının 2009 H1N1 e karşı 2009 H1 N1’nin de mevsimsel gribe karşı koruyuculuğu yoktur.</p>
<p>Mevsimsel grip aşısı ve 2009 H1N1 aynı anda yapılabilir mi?<br />
Her ikiside aynı anda ancak farklı yerlerden (sağ kol ve sol kol gibi) yapılabilir.</p>
<p>Nazal (Burun) spreyi şeklinde aşılama uygun mu?<br />
Ne mevsimsel grip aşısı ne de 2009 H1N1 hamile bayanlara nazal sprey halinde uygulanamaz. Ancak doğum sonunda yapılabilir.</p>
<p>2009 H1N1 aşısının yan etkileri nelerdir?<br />
Aslında yan etkileri mevsimsel grip aşısından farklı değildir. En sık görülenler aşı yerinde hassasiyet, kızarıklık, baş ağrısı, kas ağrısı, ateş, halsizlik ve bulantıdır. Bu şikayetler 1-2 gün sürebilir.Hayatı tehdid eden allerjik reaksiyonlar çok nadirdir. Eğer birisi yumurtaya veya aşıda bulunan maddelere karşı hayatı tehdid edecek kadar allerjik reaksiyon geliştirmiş ise geçmişte, hamile olsun olmasın aşı yapılması uygun değildir. Sağlık çalışanları hastalarına geçmişte mevsimsel grip aşısına karşı ciddi allerjik reaksiyon hikayesi olup olmadığını sorgulamalıdır.</p>
<p>2009 H1N1 aşısı Guillain-Barre sendromuna (GBS) yol açarmı?<br />
1976 yılında şimdikinden farklı bir virus için bir domuz gribi aşılama programında ciddi felç sebebi olan GBS gelişen vakalar bildirilmiştir.O tarihte her 100 000 kişiden birinde bu hastalık gelişmiştir.1976 dan sonra yapılan mevsimsel grip aşılarından sonra GBS riskinde artış izlenmemiştir. Halihazırda her 1 milyon kişi için 1 ek vaka olarak bu risk mevcuttur. GBS aşılamadan bağımsız olarak her yıl 1 milyon kişide 10-20 vaka olarak görülmektedir. Barsak enfeksiyonları (Campylobacter jejuni bakterisi) ve influenza virüsünün sebep olduğu solunum yolu hastalıklarında da GBS riski mevcuttur. Genel olarak mevsimsel grip aşısı GBS’na yol açmamaktadır. Daha önce GBS geçirenlere aşılama yapılmamalıdır.</p>
<p>Doç. Dr. Bülent Urman<br />
Amerikan Hastanesi<br />
444 3 777<br />
<a href="http://www.bulenturman.com">bulenturman.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/h1n1-domuz-gribi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser Artık Yan Etkisiz Tedavi Edilebiliyor</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/kanser-artik-yan-etkisiz-tedavi-edilebiliyor</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/kanser-artik-yan-etkisiz-tedavi-edilebiliyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 19:13:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masklow</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<category><![CDATA[ilaç tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[sosyal ve psikolojik]]></category>

		<category><![CDATA[yan etkiler]]></category>

		<category><![CDATA[yan etkisiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2090</guid>
		<description><![CDATA[
Kanser hastalarında görülen,kanserin yan etkileri arasında olan bulantı,kusma vb. belirtiler artık yeni kullanılan ilaçlarla %90-95 oranında önlenmiş oldu.Böylece kanser yan etkisiz tedavi edilebilir hale geldi.
Kanser tedavi edilirken tedaviye bağlı olarak hastanın yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek birden çok ciddi yan etkileri de beraberinde getiriyor olması böyle bir adım atılmasında önemli rol oynamış oldu.Bu şekilde yan etkisiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]&gt;  Normal 0 21       MicrosoftInternetExplorer4  &lt;![endif]--></p>
<p class="MsoNormal"><!--[if gte mso 9]&gt;  &lt;![endif]-->Kanser hastalarında görülen,kanserin <a href="http://www.kanseroloji.com/tag/yan-etkiler">yan etkiler</a>i arasında olan bulantı,kusma vb. belirtiler artık yeni kullanılan ilaçlarla %90-95 oranında önlenmiş oldu.Böylece kanser <a href="http://www.kanseroloji.com/tag/yan-etkisiz">yan etkisiz</a> tedavi edilebilir hale geldi.</p>
<p class="MsoNormal">Kanser tedavi edilirken tedaviye bağlı olarak hastanın yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek birden çok ciddi yan etkileri de beraberinde getiriyor olması böyle bir adım atılmasında önemli rol oynamış oldu.Bu şekilde yan etkisiz bir <a href="http://www.kanseroloji.com/tag/kanser-tedavisi">kanser tedavisi</a> dönemi başlamış oldu.<span id="more-2090"></span></p>
<p class="MsoNormal">Özellikle kanseri tedavi edebilmek için kullanılan <a href="http://www.kanseroloji.com/tag/ilac-tedavisi">ilaç tedavisi</a> olan kemoterapi yöntemi,kanser hücrelerine karşı öldürücü etkisi olduğundan hastalar üzerinde kişiye bağlı olarak farklı ciddi yan etkiler gösteriyordu.Bu şekilde kullanılan ilaçlar yan etki göstermediğinden hastaları rahatlattı.</p>
<p class="MsoNormal">Yapılan araştırmalar sonucunda, kemoterapi tedavisinde hastayı en çok etkileyen belirtiler arasında ilk sırada bulantı ve kusma geliyordu.Bu durum hastayı psikolojik ve sosyal yönden de etkiliyordu.Artık hem fiziksel hem de ruhsal yönden sıkıntı çekmeden tedavi olabilecek olmaları kanser hastalarının yüzünü güldürmüş oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/kanser-artik-yan-etkisiz-tedavi-edilebiliyor/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Vücut direncini arttırmak için bol bol balık tüketin</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/vucutta-koruyucu-kalkan-balikbrokolifindikceviz</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/vucutta-koruyucu-kalkan-balikbrokolifindikceviz#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 19:21:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masklow</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[balık]]></category>

		<category><![CDATA[brokoli]]></category>

		<category><![CDATA[ceviz]]></category>

		<category><![CDATA[fındık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2084</guid>
		<description><![CDATA[ 
İnsanları zamansız yakalayan,halk dilindeki tabiriyle amansız hastalık olarak nitelendirilen kansere yakalanma riskini azaltmak için uzmanlar bol bol brokoli,balık,ceviz,fındık gibi besinlerin tüketilmesi gerektiğini belirterek,brokolinin kanseri önleyecek besinler arasında ilk sırayı aldığının altını çiziyor.
 
Brokoliden sonra bir diğer kanseri önleyen besin ise balık;balık bol miktarda omega3 bakımından zengin olduğundan kanserin riskini en aza indirici ve kanserin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="&quot;Times New Roman TUR&quot;;"> </span><a href="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/11/14-ceviz.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-2085" src="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/11/14-ceviz-300x187.jpg" alt="" width="300" height="187" /></a></p>
<p class="MsoNormal"><span style="&quot;Times New Roman TUR&quot;;">İnsanları zamansız yakalayan,halk dilindeki tabiriyle amansız hastalık olarak nitelendirilen kansere yakalanma riskini azaltmak için uzmanlar bol bol brokoli,balık,<a href="http://www.kanseroloji.com/tag/ceviz">ceviz</a>,fındık gibi besinlerin tüketilmesi gerektiğini belirterek,<a href="http://www.kanseroloji.com/tag/brokoli">brokoli</a>nin kanseri önleyecek besinler arasında ilk sırayı aldığının altını çiziyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="&quot;Times New Roman TUR&quot;;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="&quot;Times New Roman TUR&quot;;">Brokoliden sonra bir diğer kanseri önleyen besin ise <a href="http://www.kanseroloji.com/tag/balik">balık</a>;balık bol miktarda omega3 bakımından zengin olduğundan kanserin riskini en aza indirici ve kanserin büyümesini yavaşlatıcı özelliği bulunuyor.</span><span id="more-2084"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="&quot;Times New Roman TUR&quot;;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="&quot;Times New Roman TUR&quot;;">Ayrıca balıkta bulunan omega3 yağ asiti kanser tedavilerinde kullanılan radyoterapi ve kemoterapinin de tedavi edici etkisini arttırdığı bilinmektedir.Kanser hastalarında görülen aşırı zayıflama,kas kaybı ve kas eksilmesi gibi belirtileri azaltmasında ve önlemesinde de omega3 yağ asidi büyük rol oynamaktadır.Bu nedenlerden dolayı uzmanlar kişi kanser olsun olmasın haftada 2-3 kez ızgara ya da buğlama şeklinde balık tüketilmesinden yana olduklarını belirtiyor.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="&quot;Times New Roman TUR&quot;;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="&quot;Times New Roman TUR&quot;;">Vücutta brokoli ve balıktan sonra adeta koruyucu kalkan görevi gören <a href="http://www.kanseroloji.com/tag/findik">fındık</a> ve cevizin bolca tüketilmesi hem vücut sağlığı açısından hem de kanser ve bu gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltmak amacıyla gerektiği kadar tüketilmesi gerekmektedir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/vucutta-koruyucu-kalkan-balikbrokolifindikceviz/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ölümcül domuz gribi virusu!</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/olumcul-domuz-gribi-virusu</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/olumcul-domuz-gribi-virusu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 16:58:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masklow</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[domuz gribi]]></category>

		<category><![CDATA[domuz gribi aşısı]]></category>

		<category><![CDATA[domuz gribi belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[domuz gribi virüsü]]></category>

		<category><![CDATA[h1n1 virüsü]]></category>

		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2074</guid>
		<description><![CDATA[
Şu sıralar domuz gribi(H1N1) virüsü ile tüm dünyanın başı dertte.Dünya’da domuz gribinden ölenlerin sayısı attıkça herkes acaba bulaşıcı mı nasıl bulaşır bulaşırsa ne yapılması gerekir? Sorularını yöneltmekte ve cevap aramakta iken, domuz gribinin adeta panzehiri niteliğinde olan domuz gribi aşısı nihayet uzun süren çalışmalar ve araştırmalar sonucunda bulundu.Klinik aşamalarda hayvanlarda test edildi ve domuz gribini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><a href="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/11/domuzgribi2344423.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-2075" src="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/11/domuzgribi2344423-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p class="MsoNormal">Şu sıralar <a href="http://www.kanseroloji.com/tag/domuz-gribi">domuz gribi</a>(H1N1) virüsü ile tüm dünyanın başı dertte.Dünya’da domuz gribinden ölenlerin sayısı attıkça herkes acaba bulaşıcı mı nasıl bulaşır bulaşırsa ne yapılması gerekir? Sorularını yöneltmekte ve cevap aramakta iken, domuz gribinin adeta panzehiri niteliğinde olan <a href="http://www.kanseroloji.com/tag/domuz-gribi-asisi">domuz gribi aşısı</a> nihayet uzun süren çalışmalar ve araştırmalar sonucunda bulundu.Klinik aşamalarda hayvanlarda test edildi ve domuz gribini yok ettiği kanısına varıldıktan sonra aşının kullanılmasında bir sakınca olmadığına ilgili yetkililerce karar verildi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Sağlık bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre ilk olarak hacca gidecek olan hacı adaylarına ve sağlık çalışanlarına domuz gribi aşısının uygulanacağı belirtildi.<span id="more-2074"></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Uzmanlar;mevsimsel grip aşısının domuz gribi üzerinde etkili olmadığını bildirerek,vatandaşlara grip aşısının sadece mevsimsel gribi önleyebileceği açıklandı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Ölümcül olan bu virüsü yok etmek için kullanılacak domuz gribi aşısının yan etkilerinin mevsimsel grip aşısına göre ağır olabilecek olması ise herkesin kafasında büyük bir soru işareti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/olumcul-domuz-gribi-virusu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kolon(Kalınbağırsak) kanseri</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/kolonkalinbagirsak-kanseri</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/kolonkalinbagirsak-kanseri#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 16:47:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masklow</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bağırsak Kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[batıllı ülkeler]]></category>

		<category><![CDATA[kalınbağırsak kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[kolon kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[kolon kanseri belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[kolon kanseri tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2070</guid>
		<description><![CDATA[
Tıp biliminde kolon kanseri olarak bilinen,halk arasındaki deyimiyle kalın bağırsak kanseri ölümle sonuçlanabilecek önemli ve ciddi bir hastalıktır. Dünya geneline bakıldığında batılı ülkelerin kolon kanserine sıkça yakalandığı görülmektedir. Bu ülkelerde kolon kanserine kadınlarda erkeklere oranla daha çok rastlanmaktadır.

Dünya çapında yapılan araştırmalar neticesinde en sık rastlanan kanser türleri arasında ilk sırayı akciğer kanseri almakta iken, ikinci [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/11/onklinik_kalin_bagirsak_02.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-2072" src="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/11/onklinik_kalin_bagirsak_02-290x300.jpg" alt="" width="290" height="300" /></a></p>
<p class="MsoNormal">Tıp biliminde <a href="http://www.kanseroloji.com/tag/kolon-kanseri">kolon kanseri</a> olarak bilinen,halk arasındaki deyimiyle kalın bağırsak kanseri ölümle sonuçlanabilecek önemli ve ciddi bir hastalıktır. Dünya geneline bakıldığında batılı ülkelerin kolon kanserine sıkça yakalandığı görülmektedir. Bu ülkelerde kolon kanserine kadınlarda erkeklere oranla daha çok rastlanmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Dünya çapında yapılan araştırmalar neticesinde en sık rastlanan kanser türleri arasında ilk sırayı akciğer kanseri almakta iken, ikinci sırayı;meme kanseri üçüncü sırayı ise kolon kanseri almaktadır.<span id="more-2070"></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Kalınbağırsak(kolon) kanserinin neden kaynaklandığı kesin olarak bilinmemekle beraber ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörlerin önemli rol oynadığı düşünülmektedir.Bu da demek oluyor ki ailede kolon kanseri geçirmiş bir birey varsa eğer,ailede bulunan diğer bireylerin bu kansere yakalanma riski normalin üzerindedir.Bununla birlikte hayvansal yağların tüketilmesi kolon kanserine yakalanma riskini arttırdığı araştırmalar sonucunda ıspatlanmış,sigara ve alkol kullanımının da kolon kanserini tetiklediği öne sürülmektedir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Kolon kanseri belirtilerini;tuvalete zamanlı-zamansız çıkma,dışkılama yaparken ağrı hissetme,karındaki gaza bağlı olarak oluşan ağrılar,anormal zayıflamalar,kansızlık olarak göstermektedir.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Kalınbağırsak kanseri tedavisi olan bir hastalıktır.Erken teşhis ve tedavinin her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da önem bir yeri vardır.Günümüzde bu kanser genel olarak cerrahi yöntemlerle ve ilaçlarla tedavi edilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/kolonkalinbagirsak-kanseri/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
