HPV Rahim ağzı kanserinin nedeni mi?
Posted by Dafhne on Çarşamba Şub 14, 2007 Under Kanser, Rahim Ağzı Kanseri->
Dünyada her yıl yaklaşık olarak 270 bin kadın rahim ağzı kanseri sebebiyle hayatını kaybediyor.Yeni geliştirilen aşılar, mevcut HPV’lere maruz kalmamış kadınlarda rahim ağzı kanserine karşı % 100 koruma sağlıyor.
Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, rahim ağzı kanserine HPV (Human Papilloma Virus) cinsel yolla bulaşan bir virüsün yol açtığını anlattı. Bu virüsün kansere neden olan ve olmayan türlerinin bulunduğunu belirten Tıraş, rahim ağzı kanserine ve kanser öncesi değişikliklerin % 99,7’sine kanserojenik HPV tipinin neden olduğunu belirtti.
NASIL BULAŞIYOR?
Cinsel olarak aktif kadınların % 50’den fazlasında HPV’nin bir ya da daha çok tipine ait enfeksiyon izlerine rastlanıldığını belirten Tıraş, şunları söyledi:
“Bu enfeksiyonların çoğu klinik belirti vermiyor. Bulaşma şekli çoğu zaman cinsel ya da çok yakın tensel temas olabiliyor. Kolaylaştırıcı faktörler olarak bölgenin nemliliği ve doku tahribatı sayılabilir. Ayrıca, sık gebelik, AIDS, kortizon tedavisi gibi kişinin bağışıklık sisteminin çok iyi çalışmadığı durumlarda hastalık hızla ve yaygın olarak seyredebiliyor. Tüm dünyada kadınlar arasında kanserden kaynaklanan ölümlerin ikinci yaygın nedeni olan rahim ağzı kanserine bağlı olarak, her yıl yaklaşık yarım milyon yeni vaka teşhis ediliyor ve bunların 270 bini ölümle sonuçlanıyor. Ayrıca, kanserojen olmayan HPV tipleri genital siğillere yol açabiliyor. ABD’de, her yıl yaklaşık 15 bin kadın, rahim ağzı kanserine yakalanırken, bunlardan yaklaşık 6 bini ölüyor. Çünkü kadınlar kansere yol açan ajanların varlığını hastalığa yakalanmadan kontrol ettirmiyorlar ve bu da her yıl binlerce kadının ölümüne sebep oluyor.”
KORUMA AMAÇLI HPV AŞILARI
Yeni geliştirilen koruma amaçlı HPV aşılarının mevcut olan HPV tiplerine maruz kalmamış kadınlarda rahim ağzı kanserine karşı % 100 koruma sağladığını ifade eden Tıraş, bu konuda iki ayrı firmanın aşı ürettiğini kaydetti.
Tıraş, yapılan klinik araştırmaların her iki aşının da yaklaşık 5 senelik koruma süresi sağladığını gösterdiğini belirterek, iki firmanın aşılar için bu yıl Türkiye’de ruhsat almayı planladığını bildirdi.