Kanseroloji

Kanser hakkında her şey

Hos Geldiniz

Kanseroloji.com Kanserde erken teshis cok onemlidir. Kanser turleri bireylerin bunyesine gore farkli etkilesimde bulunabilir. En onemlisi umutsuzluga kapilmadikca kanseri yenme ihtimaliniz her zaman vardir. Kanseri yendikten sonra da cok siki bir bakim gerekmektedir.

Kanserde Çin Mucizesi’ne dikkat!

Yazan: Dafhne Tarih: Åžub 1st, 2007 | Kategori:: Kanser

‘Kanserde Çin Mucizesi’ olarak tanıtılan ilaçla tedavi için Türkiye ve Avrupa’dan Çin’e giden hastalara uyarı: “Bu ilaç yeni deÄŸil. İlacın satışına Avrupa ve ABD’de izin verilmiyor”
İsveç Karolinska Enstitüsü Hücre ve Gen Tedavileri Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Sirac Dilber, p53 genini temel alan ilacın Avrupa ve ABD ilaç kurumlarınca piyasada satılmasına hala izin verilmediğini açıkladı.

Sirac Dilber, ‘Kanserde Çin Mucizesi’ olarak lanse edilen ilacın, vücudun gardiyan geni olarak bilinen p53′u temel aldığını ve saÄŸlıklı hücrelerde bulunan p53 genine basit bir virüs eklenerek, bunun kanser hücrelerine enjeksiyonla verildiÄŸini söyledi.

Bu yöntemin Çin’de keÅŸfedilmediÄŸini ve yıllardır bilindiÄŸini söyleyen Dilber, bu yöntemle üretilen ilacın, dünyanın birçok yerinde laboratuvar ÅŸartlarında rahatlıkla hazırlanabildiÄŸine deÄŸindi.

Dilber, mucize gibi gösterilen ilacın hemen hemen aynısının 1994 yılından bu yana ABD’de bir ÅŸirket tarafından çeÅŸitli araÅŸtırmalara tabi tutulduÄŸunu ve baÅŸ-boyun kanserinde kullanılmasıyla ilgili klinik çalışmalar baÅŸlatıldığını anlattı:
 

Satışına izin yok
”Bu ÅŸirketin Faz 3 klinik çalışması devam etmektedir. Bu klinik çalışmanın sonuçları tam ortaya çıkmadığı ve baÅŸ-boyun kanserinde bir etkisinin olup olmadığı sonuçlanmadığı için Avrupa İlaç Kurumu (EMEA) ve Amerika İlaç Kurumu (FDA) tarafından piyasada satılmasına hala izin verilmemiÅŸtir.”
ABD ve Avrupa’daki etik ve ilaç kontrollerinin çok sıkı olması nedeniyle birçok ÅŸirketin Uzak DoÄŸu ülkelerine yöneldiÄŸine söyleyen Dilber, 2003 yılında bir araÅŸtırmacının ortağı olduÄŸu firmanın Çin İlaç Kurumu’ndan (SFDA) ilacın sadece baÅŸ-boyun tümörlerinde kullanılması kaydıyla klinikte kullanılma iznini aldığını söyledi.
 

İlaçla ilgili kuşkular
Dilber, SFDA’nın da 2004 yılında bu ilacın baÅŸ-boyun tümörlerinde kullanılması kaydıyla piyasada satılmasına karar verdiÄŸini açıkladı.

SFDA’nın kararının bilim çevrelerinde ÅŸaÅŸkınlık yarattığını söyleyen Dilber, bu durumun ticari kaygılar baÅŸta olmak üzere ilaç hakkında birçok kuÅŸku uyandırdığını kaydetti.

SFDA’nın kararından sonra firmanın ilacı ‘ilk gen tedavi ilacı’ olarak piyasaya sunduÄŸunu belirten Dilber, Avrupa ve ABD’den birçok kurum ve dernek, ÅŸirketten bilimsel verilerin açıklanmasının istendiÄŸini söyledi.

Şirketin uluslararası hiçbir dergide tedaviyle ilgili başarısını yayımlayamadığını söyleyen Dilber, ilaçla ilgili kuşkuların bu nedenle daha da arttığını savundu.

Dilber, 2005 yılında bazı istatiksel sonuçlara yer verildiğini, Çinli araştırmacının yazdığı bir makalede de birbirini tutmayan bilgiler olduğunun ve bazı bilgilerin saptırıldığının tespit edilerek, bir dergide yayımlandığını söyledi.

‘İlacın etkisi belli olmadığı için’ ret

Çinli hastaların tedavilerinin hükümet tarafından karşılanması talebinin ‘ilacın etkisi belli olmadığı için’ reddedildiÄŸini vurgulayan Dilber, Türkiye ve Avrupa’da bazı ÅŸirket ve kiÅŸilerin Çin’deki çeÅŸitli saÄŸlık kuruluÅŸlarıyla anlaşıp isteyen kanserli hastaları tedavi amaçlı Çin’e götürdüğünü kaydetti.

Çin’de sadece baÅŸ-boyun tümörleri için lisansı olan ilacın bir hasta için toplam fiyatının 3 bin 360 dolar olduÄŸunu vurgulayan Dilber, Çin’e giden hastalara tedavi maliyetinin yaklaşık 50 – 60 bin dolar olarak belirtildiÄŸini savunarak hastaları uyardı.

Dilber, henüz araştırmaları tamamlanmayan ilaçla tedavinin, doğacak çocuklarda büyüme bozukluklarına neden olabileceğini sözlerine ekledi.



Yorum Yapin