Kanseri Yakalanma Riskini Azaltmanın 10 Yolu

Kanseri Yakalanma Riskini Azaltmanın 10 Yolu

Kansere yakalanmanızı engelleyecek o sihirli ilaç ne yazık ki henüz yok, ancak bu riski azaltmayı başarmanın oldukça kolay bir yolu var: Alışkanlıklarınızı değiştirmek.

Bu doğru. Alışkanlıklarınızın sağlığınız üzerinde tahmin ettiğinizden çok daha büyük ve önemli etkileri var. Vücudunuzda kanser hücrelerinin gelişmesi kısmen genetik faktörlere bağlı ve bunu değiştirmek elimizde değil ancak bu hastalığa yakalanmanızda yaşam tarzınız ve çevresel faktörler de önemli role sahip ve bunları değiştirmek tamamen sizin kontrolünüzde. Bilim insanlarının araştırmalarına göre yetişkinlerde görülen kanser vakalarının üçte biri tamamen yaşam tarzıyla ilişkilendiriliyor.

Kanserden Korumak İçin 10 Yol

Hastalığa yakalanma riskinizi düşürmek mi istiyorsunuz. Öyleyse, yaşam tarzınızda yapmanız gereken 10 önemli değişiklik ile başlayabilirsiniz.

1 – Sigaradan uzak durun

Eldeki veriler son derece net. Sigara kullanımı, tüm kanser ölümlerinin %30’unun yegâne sebebi olarak tespit edilmiş ve yemek borusu, mesane, böbrek, akciğer, rahim ağzı, mide, gırtlak ve ağız kanseri gibi hastalıkların da dâhil olduğu düzinelerce kanser türüyle ilişkilendirilmiş durumda.

Sigarayı Bırak

Akciğer kanseri kanser ölümlerinin en önemli sebebi konumunda ve sigara kullanımı bu hastalığın neredeyse her türüyle doğrudan ilişkilendirilmiş durumda. Sigara kullanan erkekler kullanmayanlara göre 23 kat daha fazla akciğer kanserine yakalanma riski taşıyor. Bu durum kadınlarda da farklı değil. Sigara kullanan kadınlar kullanmayanlara oranla 13 kat daha fazla tehlike altındalar.

Eğer sigara içmiyorsanız bile, etrafınızda içen birileri varsa uyarın. Çünkü pasif içici konumunda olan bireylerin akciğer kanserine yakalanma riski %20 ila %30 arasında yükseliyor. Bir yılda akciğer teşhisi konulan vakalardan ortalama 3000’i pasif içiciliğe bağlanıyor. Daha da kötüsü, pasif içici konumundaki kişilerde zehirli ve kansere sebep olan kimyasalların, sigara içenlere oranla daha yüksek olduğu tespit edilmiş.

2 – Sağlıklı kilonuzu koruyun

Obezite, yani kişinin önemli ölçüde ya da aşırı kilolu olması durumu, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, felç, tip 2 diyabet ve belirli kanser türleri gibi ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Obezite, pankreas, yemek borusu, safra kesesi, kolorektal, meme, rahim, rahim ağzı ve böbrek kanserinin de dâhil olduğu pek çok kanser türüyle ilişkilendiriliyor. Obezite kansere sebep olabilecek bir risk faktörü olarak bilinmesinin yanında daha kötü sonuçlara da sebep olabiliyor. Yıllık tüm kanser ölümlerinin %14’ü ve her yeni kanser vakasının %3’ü obeziteye bağlanıyor. Yapılan araştırmalara göre, eğer Amerikalılar sağlıklı kilolarına ulaşıp bunu koruyabilirlerse, yıllık 90.000 kanser ölümünün engelleneceği tahmin ediliyor.

3 – Spor yapın

Düzenli fiziksel aktivite, genel sağlık durumunuza yaptığı olumlu katkıların dışında kansere yakalanma riskinizi de önemli ölçüde düşürüyor.

Yapılan araştırmalara göre, orta şiddette fiziksel aktivite kansere yakalanma riskinizi %20’den %50’ye varan oranda azaltıyor. Düzenli spor yapmanın, özellikle meme ve kolon kanserine yakalanma riskini azalttığı kanıtlanmış durumda. Hafta da en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapılması gerektiği öneriliyor.

4 – İyi ve dengeli beslenin

Seçim yapabileceğiniz binlerce diyet programı bulunmakta ancak sizin yapabileceğiniz en iyi seçim “gerçek yiyecekler” olacaktır. En iyi diyet, doğada yetişen besleyiciliği yüksek gıdalarla mümkün. Sağlığınızı korumak ve kansere yakalanma riskinizi azaltmak için tabağınızı doğal sebze ve meyvelerle doldurun. Öte yandan hayvansal gıdalardan ve işlenmiş yiyeceklerden uzak durmak da gerekiyor.

5 – Alkol tüketimini azaltın

Eğer alkol içmeyi tercih ediyorsanız bunu aşırıya kaçmadan yapmanız gerekiyor. Çünkü yüksek miktarda alkol kullanımı karaciğer, akciğer, kolon, karın ve meme kanseriyle ilişkilendiriliyor. Ayrıca çok düşük miktarlarda alkol tüketiminin bile meme kanseri riskini artırdığı yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilmiş. Dünya Kanser Araştırmaları Vakfı ve Amerikan Kanser Araştırmaları Kurumu’nun açıklamasına göre günlük alkol tüketiminin erkeklerde 2 içkiyi, kadınlarda ise 1 içkiyi geçmemesi gerekiyor. Aksi takdirde kansere davetiye çıkarıyorsunuz.

6 – Stresten kurtulun

Stresten Uzak Durun

Yürütülen çalışmalar neticesinde stres ve kanser net bir şekilde ilişkilendirilmiş değil. Ancak stresin kalp hastalıkları riskini artırdığı ve bağışıklık sistemini zayıflattığı biliniyor. Zayıflamış bir bağışıklık sistemi de vücutta kanser gelişimi için son derece uygun bir zemin hazırlıyor. Ayrıca stresin insanları sigara kullanımı, aşırı alkol ve yemek tüketimi gibi kanserle ilişkilendirilmiş kötü alışkanlıklara yönlendirdiğini de unutmamak gerekiyor.

Stresle mücadele etmek için çok sayıda teknik bulunmakta. Meditasyon, nefes egzersizleri, günlük tutma, aşamalı kas gevşetme gibi tekniklerden sizin için uygun olanı bulup uygulayarak stresten kurtulmanın bir yolunu bulmanız gerekiyor.

7 – Yeteri kadar uyuyun

Uyku sağlığımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Vücudumuzun dinlenmesini ve gücümüzü yeniden toplamamızı sağlayan uyku, bağışıklık sistemimizin fonksiyonlarını ve genel sağlığımızı etkileyen hormonal düzenlemeler gibi önemli fizyolojik süreçlerin gerçekleşmesi açısından da çok önemli. Ortalama bir insanın günde 6 ila 8 saat arasında uykuya ihtiyaç duyduğu biliniyor ancak pek çoğumuz bunu yapmıyoruz. Uykusuzluğun sağlığınız üzerinde çok ciddi olumsuz etkileri olabileceğini unutmayın. Yapılan araştırmalar, birkaç yıl boyunca geceleri sık sık 6 saatten daha az uyuyan kişilerde bazı kanser türlerinin gelişme riskinin daha yüksek olduğu sonucunu ortaya koyuyor.

8 – Cildinizi güneşten koruyun

Cilt kanseri en yaygın kanser türlerinden birisi olarak dikkat çekiyor ancak aynı zamanda önlenmesi en kolay olanlardan da birisi. Kendinizi güneş kremiyle, koruyucu kıyafetler ve şapkalarla ve öğle güneşinden uzak durarak zararlı güneş ışınlarından koruyabilirsiniz. Öte yandan solaryum merkezlerinden de uzak durmanız gerekiyor. Mümkün olduğunca gölgeyi tercih etmek sizin yararınıza olacaktır. Bu birkaç basit kurala uyarak cilt kanserine yakalanma riskinizi büyük ölçüde azaltabilirsiniz.

9 – Düzenli olarak taramadan geçin

Düzenli bir şekilde kanser taramasından geçmeniz olası bir kanser vakasının henüz erken evredeyken tespit edilebilmesi anlamına gelir. Ve erken tanı hastalıktan kurtularak hayatta kalma şansınızı artırır. Örneğin mamografi yaptırmak, meme kanserinin henüz hiçbir belirtisi yokken kolayca tespit edilmesini sağlarken, PSA testi prostat kanserinin erken teşhisinde kullanılıyor. Gelişen tedavi teknikleriyle birlikte son yıllarda pek çok kanser türüne bağlı ölüm oranlarında düşüş meydana gelirken, bu düşüşler önemli oranda erken teşhis tekniklerinin gelişmiş olmasına da bağlı.

10 – Mecbur kalmadıkça X-Işınlarından uzak durun

Röntgen cihazlarından ya da MRI ve CT tarama gibi görüntüleme tekniklerinden yayılan radyasyonun birçok kanser türüne yakalanma riskini artırdığı kanıtlanmıştır. Bazen röntgen ve diğer görüntüleme tekniklerine mecbur kaldığımız durumlar oluyor ancak yalnızca faydalarının zararlarından daha fazla olacağı durumlarda bu tekniklere başvuruluyor. Böyle bile olsa, bu tekniklerin aşırı ve gereksiz kullanımı son derece tehlikeli. Özellikle yıllık kontrollerde başvurulan diş röntgeni gibi taramaların daha sağduyulu ve dikkatli bir şekilde seçilmesi gerekiyor.

Bir önceki yazımız olan Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi başlıklı makalemizde Akciğer Kanseri hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
akciğer kanseri | lenf kanseri | yumurtalık kanseri | meme kanseri | mide kanseri | cilt kanseri |