Organların çeşitliliği

Posted by Dafhne on Cumartesi Şub 3, 2007 Under Kanser

Yozlaşmış olan hücrenin tipi genellikle zarar gören organa bağlıdır.Bu hücrenin yerleşmiş olduğu organ,teşhisin erken konulabilmesini,tedavi imkanlarını ve urun yayılmasını da etkiler.
Başlangıçta değişime uğrayan hücre ne kadar belirginse,ilk urun yerleştiği anatomik organ o kadar kolay saptanır.Bir hücre tipiyle bir organ arasında çoğu zaman bir bağlantı vardır ama her zaman değil.

Mesela bir meme kanseri genellikle bir adenokarsinomdur,yani urun kökeni memedeki süt salgı bezinin özgül bir hücresidir,ama bu meme kanseri diğer organlarda olduğu gibi memede de bulunan ve destek görevi yapan bağdokusu veya lenf gangliyonlarındaki hücrelerden de doğabilir ve o zaman bir sarkom olur.

Kanserin vücutta ilk yerleştiği yer ,teşhis (özellikle de erken teşhis) konması konusunda büyük bir önem taşır.Dudaktaki veya dilin ucundaki bir ülserleşme  kalın bağırsaktaki bir yaradan daha çabuk görülür.Meme veya boyundaki küçük bir sertlik karnın içindeki bir benzerinden çok daha kolay ele gelir.

Duyarlı bir organın yakınında bulunan bir ur bu organa baskı yaptığında mesela bir sinire dokununca ağrılara neden olur ve kendini şüphesiz karın boşlığu gibi serbest alanda gelişen bir kanserden daha erken ele verir.

Bu ilk yerleşim noktası,kanserin komşu organlara ve tüm organizmaya yayılma ihtimalini de tayin eder.Ayak bileğindeki bir kemik uru,hatt uyluk kemiğinin alt ucundaki bir ur omurlarda veya leğen kemiğinde yerleşmiş bir ura nispetle dokunulmaz denilen ve tedavi imkanlarını kısıtlayacak olan yapılara daha geç yayılır.

Cerrahide de tıpkı radyoterapide olduğu gibi yaşamsal önem taşıyan ve çıkarılması sö konusu olmayan komşu organları göz önünde bulundurmayı gerektiren teknik zorunluluklar vardır.Bu organlar çıkarıldıkları veya ışınlandıkları takdirde hasta,göze alınamaz risklerle karşılaşır.

Leave a Reply