<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kanseroloji &#187; Akciğer Kanseri</title>
	<atom:link href="http://www.kanseroloji.com/tag/akciger-kanseri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kanseroloji.com</link>
	<description>Kanser hakkında her şey</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Jan 2012 23:18:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Babam şuan 53 yaşında ve hastalığı terminal döneme girdi.. (akciğer kanseri)</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/babam-suan-53-yasinda-ve-hastaligi-terminal-doneme-girdi-akciger-kanseri</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/babam-suan-53-yasinda-ve-hastaligi-terminal-doneme-girdi-akciger-kanseri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 23:16:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2169</guid>
		<description><![CDATA[slm ark. Herkese öncelikle rahat nefes diliyorum. benim babamda kanser hastası ve biz bunu tam 9 aydır yaşıyoruz ewet daha önce hep duyduğumuz kanser gerçekmiş dedik ilk aylarda; tam 9 ay önce babam iş yerinden acile yatış yaptı, acil drleri kalp krizi olduğunu söyledi ve anju uyguladılar daha sonra ağrıları artmaya başladı daha sonra tekrar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>slm ark.<br />
Herkese öncelikle rahat nefes diliyorum.<br />
benim babamda kanser hastası ve biz bunu tam 9 aydır yaşıyoruz ewet daha önce hep duyduğumuz kanser gerçekmiş dedik ilk aylarda; tam 9 ay önce babam iş yerinden acile yatış yaptı, acil drleri kalp krizi olduğunu söyledi ve anju uyguladılar daha sonra ağrıları artmaya başladı daha sonra tekrar kalp uzmanını aradık ve tekrar anju uyg. daha sonra zamanla ağrıları daha da arttı dr sini aradık yine anju dediler ark.lar bu dr bir özel hastanenin kalp uzmanıdır. </p>
<p>Daha sonra sıradan bir göğüs hastalıkları uzmanına gittik sade bir röntgen filmi çekildi ve kitle ister inanın ister inanmayın 7mm 9mm ebatlarında kitle gözlen di dr miz hemen üni. teye gitmemizi önerdi(3 kez anju yapan dr bize bir röntgeni çok görmüştü oysa). orda uzunca bir zaman tetkikler sürdü babamın azminin şimdiye kadar hiçbir kimsede olmadığını bildiğimizden herkes yener dedi.</p>
<p>ama ark.lar öyle olmadı babam solunum felci geçirmişti ilk dr ler bunu kalp krizi dye yorumladı defalarca anju oldu ama deildi işte. toparlarsak ark.lar geç kalınmış hiçbir tedavi tedavi olmuyor babam 4. evreydi onu tedavi olacak dye çok fazla üzdük kemoterapiydi ışındı bir sürü saçma şey halbuki kendinde(sağlığı henüz yatağa düşmemişken) olduğu zamanlar ne vardı sanki hastane köşelerinde değilde onunla akdenizin mavisini, karadenizin yeşilini görseydik tedavi olduğu her saçma anın 1 gününü bari ayırsaydık babam şuan 53 yaşında ve hastalığı terminal döneme girdi kahretsin hiç yaşanmaması gereken bir deneyim ama arkadaşlar onları daha çok yaşatmanız inanın biliyorum tedavilerde sonu gelmeyen tahlil kuyruklarında yada gözlerinizin içindeki ziyaret saatinin anlamsızlığında değil, <strong>hayat denilen o mükemmelin her anını değerini bilerek yaşamakta bu babanızla geçen son gün bile olsa….</strong></p>
<p>E.R</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/babam-suan-53-yasinda-ve-hastaligi-terminal-doneme-girdi-akciger-kanseri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Babam Akciğer Kanseri</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/babam-akciger-kanseri</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/babam-akciger-kanseri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 19:20:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer bronkoskobisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2110</guid>
		<description><![CDATA[4 ocakta babam başka bir rahatsızlıktan dolayı dr gittiğinde çekilen rontgende tesadüfen görünen kitlenin ilerlemiş bir akciğer kanseri olduğu öğrenildi. Bronskopi ve yapılan pataloji taramasında küçük hücreli akciğer kapsinomu denildi. Yani en çabuk yayılan türden ve sigara kullanımına bağlı bir tümör türü. Karaciğere ve omurgaya sıçramış. Beyindede 1 cm den küçük bir kitle görüldü. Şuan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>4 ocakta babam başka bir rahatsızlıktan dolayı dr gittiğinde çekilen rontgende tesadüfen görünen kitlenin ilerlemiş bir akciğer kanseri olduğu öğrenildi. Bronskopi ve yapılan pataloji taramasında küçük hücreli akciğer kapsinomu denildi.<br />
Yani en çabuk yayılan türden ve sigara kullanımına bağlı bir tümör türü. Karaciğere ve omurgaya sıçramış. Beyindede 1 cm den küçük bir kitle görüldü. Şuan ilk kemoterapisini aldı 3 gün süreyle . Ne olacağını bilmemek korkutuyor insanı ama dr iyi ve işini bilen bir insan ise inanın ne aşamada olur ise olsun hastalığı yeneceğinize inancınız artıyor. Moral çok önemli Ailenin her bireyinin bunu bilmeside önemli. Babamdan gizlemeyi uygun görmedik çünkü bu bizim tek başımıza vereceğimiz bir savaş değil.<br />
<span id="more-2110"></span><br />
61 yaşında babam ve 40 yla yakın sigara kullandı. Ama işin ciddiyetinin ve bizim onun sağlığını nekadar önemsediğimizin ve harcanan çabanın öyle farkındaki ölsem bırakamam dediği sigarayı bir seferde bıraktı. Bu bile büyük bir umut oldu bize. 10 gün süreyle ışın tedavisi alıyor beyindeki ve akciğerdeki kitleye. 4. aşamada ve biz yeni öğrendik . fakat tetkikleri hızlndırıp biran önce ışın ve kemoterapi almaya başlaması babamıda cesaretlendirdi. Heleki diğer kanser hastalarını , küçük yaşta çocukları ve genç insanları gördükçe kızım ben bunun üstesinden gelicem baksana şu gençler ve çocuklar derdi için savaşıyor benim hastalığım onların yanında nezle grip diyor. </p>
<p>İlk kemoterapi öncesi dr . bahsettiği yan etkilere çok hazırlıklıydık. Ama 3 günlük kemoterapiyi ayakta atlattı, halsizlik, kusma , iştahsızlık olmadı. Bunun en büyük etkiside tedavi sırası ve sonrasında bol sıvı tüketmek ve sık sık idrara çıkmak. Su dışında özellikle taze sıkılmış nar suyu hem iyi bir anti oksidan hemde yan etkileri azaltan bir enerji içeceği gibi. Ağrıları için yeşil reçeteli ilaçlara başlamıştık ama çok şükür ışın tedavisinin dr. unda dediğine göre kısa sürede etkisini göstermesi ile ağrılarında belirgin azalmalar oldu. </p>
<p>Herşey moral ve inanmakla halloluyor buna eminim. Allah bu durumda olan hastalarada yardımcı olsun yakınlarınada. 20 gün gece gündüz ağladım dövündüm baktım olmuyor artık bende çevremde kabullendik durumu ve ne yapabiliriz , babamın ve kendi moralimizi nasıl yüksek tutabiliriz demeye başladık. derdi veren dermanınıda vermiştir mutlaka . Her yapılan tedavi ve alınan sonuç bizim için umut. Rabbim umudumuzu elimizden almaz inşallah.</p>
<p>Çiçek</p>
<p>Admin: Allah Babanıza acil şifalar versin..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/babam-akciger-kanseri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>55</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Babam 1 senedir akciğer kanseri</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/babam-1-senedir-akciger-kanseri</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/babam-1-senedir-akciger-kanseri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 14:32:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=2107</guid>
		<description><![CDATA[Babam 1 senedir akciğer kanseri,ve ana karina tutulumu olduğundan INOP kabul edilmişti, babamın durumu okadar kötüydüki ilk tavsiye edilen merkez ile 8 kür kemo terapi ve yüksek doz radyoterapiyi bir arada gördük, bitti dediler, yok oldu dediler, 3 ay geçmedi aynı bölgede aynı büyüklükte orda duruyordu, tekrar oluşmuş dediler???? 3 ayda??? neyse tekrar ameliyat değerlendirilmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Babam 1 senedir akciğer kanseri,ve ana karina tutulumu olduğundan INOP kabul edilmişti, babamın durumu okadar kötüydüki ilk tavsiye edilen merkez ile 8 kür kemo terapi ve yüksek doz radyoterapiyi bir arada gördük, bitti dediler, yok oldu dediler, 3 ay geçmedi aynı bölgede aynı büyüklükte orda duruyordu, tekrar oluşmuş dediler???? 3 ayda???<br />
neyse tekrar ameliyat değerlendirilmesi yapalım dediler.<br />
biri dedi kesinlikle olmaz biri dedi olur, biri dedi olur ama % bilmem kaç. Ama hiçbiri kendinden emin değil.<br />
bu arada 1 sene oldu. Öksürmekten boğulacağını sandığım zamanlarda oldu,ama kendini çok iyi gördüğüm, herhalde tamamen geçti dediğim zamanlarda oldu. inanın ota dair ne varsa denedik. Sayim; reisi mantarı, manisadan acı ot, çinli adamdan özel bir karışım.Kavun marmeladı üstüne dişi ısrgan otu,sizi temin ederim bunlara verdiğimiz paralar toplasınız 300 tl değil yani sakın büyük paralar isteyen şerefsizlere para vermeyin.<br />
İnanın bunların hiçbiri faydasız değil. Kesinlikle hastanın durumunu iyi yönde etkileyen şeyler. Önemli olan hastanın İSTİYEREK ve İNANARAK kendisinin içmesi, siz sadece anlatın bırakın o istesin, ve siz yapın. Yoksa eziyet olur. Dediğim gibi faydasız değil. AMa kesinlikle Küratif değil.<br />
Şu kesindir! Yaradanın belirlediği zamanda göçeceğiz,doktorun belirlediği zamanda değil. Ne bir gün önce ne bir gün sonra göçeceğiz. O yüzden önemli olan o zamana kadar mümkün olduğunca iyi yaşayabilmek.<br />
1 senedir akciğer kanseri yakını olan biri olarak size bir kaç tavsiyem olacak<br />
1) Mutlaka ameliyat şansı varmı diye EN FAZLA ve EN AZ iki doktora sorun. bunlardan biri üniversite doktoru, diğeri özel doktor olsun. Aynı şeyi söylerler ise şanslısınız demektir( 1 veya 2. evredir) Eğer farklı söylerler ise(muhtemelen tartışmaların olduğu 3.evredir) üçüncü bir doktora gitmeyin ve siz devreye girin karar verin ve o doktorla yolunuza devam edin.<br />
Bu arada evrelemede bile kendi aralarında farklılık var.</p>
<p>2) Ameliyat olmaz, olamıyor, veya karar olmayacak ise Medikal ve radyoterapi için merkez araştırması yapın ve kısa sürede (en fazla 3-4 gün)karar verilen yere gidin,<br />
değiştirmeyin orası ile devam edin. İlaç heryerde aynı ilaç.</p>
<p>3) MUTLAKA DUA EDİN</p>
<p>Babam için en fazla 6 ay yaşar demişlerdi, ağızlarına tükürdüklerim. 1 sene oldu şükür ki hayatta ve hala kimseye muhtaç değil.</p>
<p>Ben onu çok seviyorum, ve onu her gördüğmde göğsümü ortadan ikiye ayırmak ve bendekinin yarısını ona vermek istiyorum. Ama olmuyor işte.<br />
Ne olursa olsun onun Yaradanın belirlediği zamana kadar hayatta olacağını bilmek bana umut ve azim veriyor.<br />
Herkese ALLAH tan acil şifalar diliyorum</p>
<p>Yazar : Oğul</p>
<p>Admin: Acil şifalar dilerim</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/babam-1-senedir-akciger-kanseri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>54</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fazla A vitamini kullanımı akciğer kanserine neden oluyor!</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/fazla-a-vitamini-kullanimi-akciger-kanserine-neden-oluyor</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/fazla-a-vitamini-kullanimi-akciger-kanserine-neden-oluyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 19:18:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>masklow</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[a vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=1991</guid>
		<description><![CDATA[Fazla miktarda alınan B3 vitamini karaciğere,c vitamini böbrek taşı üremesine son olarak A vitamini de akciğer kanserine yol açtığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkarıldı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan uzmanlar tarafından bilinçsiz bir şekilde fazla vitamin kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı bildirildi. Uzmanlar pek çok kişi halsizleştiklerinde ve kendilerini kötü hissettiklerinde direkt olarak vitamine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><a href="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/10/akciger-kanseri.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1992" src="http://www.kanseroloji.com/wp-content/uploads/2009/10/akciger-kanseri.jpg" alt="" width="272" height="204" /></a></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Fazla miktarda alınan B3 vitamini karaciğere,c vitamini böbrek taşı üremesine son olarak A vitamini de akciğer kanserine yol açtığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkarıldı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan uzmanlar tarafından bilinçsiz bir şekilde fazla vitamin kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı bildirildi.<span id="more-1991"></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Uzmanlar pek çok kişi halsizleştiklerinde ve kendilerini kötü hissettiklerinde direkt olarak vitamine yöneldiğini ve vücuda gereğinden fazla vitamin almaktadır.Bilinçsizce bu şekilde kullanılan a vitamini, sadece a vitamini değil bütün vitaminlerin o an ki kişinin duruma iyi geleceği düşünülürken daha kötü olacaklarını ve daha ciddi rahatsızlıklara yol açacağını düşünmediklerini belirterek vitamin dahi olsa doktor kontrolünde kullanılması gerektiğinin de altını çizdi.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Alınan besinlerde vücuda yetecek kadar vitamini olduğunu bunun haricinde doktor önermedikten sonra vitamin alınmasının gerekmediğini belirten uzmanlar,fazla alınan a vitamini akciğer kanserine neden olduğunu ve bunun gibi vitaminlerinde çok ciddi hastalıklara davetiye çıkardığını açıkladılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/fazla-a-vitamini-kullanimi-akciger-kanserine-neden-oluyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.kanseroloji.com/akciger-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi</link>
		<comments>http://www.kanseroloji.com/akciger-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Mar 2008 14:27:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dafhne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kanseroloji.com/?p=83</guid>
		<description><![CDATA[Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi Akciğerde başlayan kanserler iki ayrı tipe ayrılırlar. Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri. Bu kanserlerin birbirinden ayırımı, hücrelerin mikroskoptaki görüntülerine göre yapılır. Her iki tip kanserde değişik şekillerde gelişip yayılır ve tedavi edilirler. Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri Küçük hücreli akciğer kanserlerinden daha yaygındır ve genel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Akciğer Kanseri  Belirtileri ve Tedavisi</span></span></strong></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Akciğerde başlayan kanserler iki ayrı tipe ayrılırlar. Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri. Bu kanserlerin birbirinden  ayırımı,  hücrelerin mikroskoptaki görüntülerine  göre yapılır. Her iki  tip kanserde değişik şekillerde gelişip yayılır ve tedavi edilirler.</span></span></p>
<p><span id="more-83"></span></p>
<p align="center"><img title="Secondhand Smoke and Lung Cancer" src="http://www.nlm.nih.gov/medlineplus/ency/images/ency/fullsize/19349.jpg" alt="Secondhand Smoke and Lung Cancer" /></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri</span></span></strong></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Küçük hücreli akciğer kanserlerinden daha yaygındır ve genel olarak daha yavaş gelişir ve yayılırlar. Bu kanserin 3 ana tipi vardır:Bu tipler arasında tedavi ve yaşam süresi açısından fark yoktur.<br />
Küçük Hücreli Akciğer Kanseri</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Bu kansere bazen  de yulaf yulaf  hücresi kanseride de denir. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserine  göre daha az yaygındır. Bu tipdeki kanserler  daha hızlı gelişir ve vücudun diğer organlarına yayılması da daha fazladır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Akciğerlerde başlayan kanserler 2 tipe ayrılırlar. Mikroskop altında hücrelerin görüntüsüne göre küçük olmayan hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri. Her tip akciğer kanseri farklı şekilde büyür, gelişir ve tedavi edilir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Akciğer Kanserinde Risk Elementleri</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><br />
Akciğer kanser oluşumu tek bir sebebe bağlanamaz. Yapılan araştırmalar sonucu akciğer kanserinin bir çok nedeni bulunmuştur Çeşitli faktörler akciğer kanser oluşumunda rol oynayabilir. . Bunların çoğu tütün kullanımıyla ilişkilidir Kanser bulaşıcı değildir. Bazı insanların akciğer kanser olma riski diğerlerinden daha fazladır. Aşağıdaki durumlarda kanser riski artmaktadır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Sigara</strong> içmek akciğer kanserine neden olur. Tütündeki zararlı maddeler (karsinojen) akciğerdeki hücrelere zarar verir. Zamanla bu zararlı etkiler hücrelerde kansere neden olabilirler. Bir sigara içicisinin akciğer  kanseri olması; hangi yaşta sigara içmeye başladığı, ne kadar süredir sigara içtiği, günde içtiği sigara sayısı, sigarayı ne kadar derin içine çektiğiyle alakalıdır. Sigara içmeyi bırakmak bir kişinin akciğer kanseri olma riskini büyük ölçüde düşürür.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Puro ve pipo</strong>;puro ve pipo kullananlar bunları kullanmayanlara göre daha  çok akciğer kanseri olma  riskine sahiptirler. Kişinin kaç yıldır puro veya pipo içtiği , günde kaç adet içtiği ve ne kadar derin içine çektiği, kanser olma riskini etkileyen faktörlerdir. İçlerine çekmeseler de puro ve pipo içicileri  akciğer ve ağız  kanserinin diğer tipleri için de risk altındadırlar.<br />
Pasif içiciler  (tütün dumanına maruzkalanlar); akciğer kanseri  olma riski pasif içicilik durumunda da artmaktadır.<br />
<strong> Asbest</strong>; Belli bazı endüstrilerde  kullanılan ve doğal olarak fiberlerde bulunan bir mineral grubudur. Asbest fiberleri partiküllere ayrılmaya meyillidirler ve havada dolaşıp kıyafetlere yapışırlar. Bu partiküller solunduğu zaman akciğerlere yerleşirler ve orada akciğer hücrelerini  zarara uğratırlar ve böylece kanser gelişme riskini artırırlar. Çalışmalar asbeste maruz kalan işçilerde akciğer kanseri gelişme riskinin maruz kalmayanlara göre 3-4 kat daha fazla olduğunu göstermiştir. Bu artış gemi inşası, asbest madenleri, izolasyon işi ve fren tamiri gibi endüstrilerde çalışanlarda gösterilmiştir.<br />
Akciğer kanseri olma riski asbest işçileri  sigara içiyorlarsa daha fazladır. Asbest işçileri iş verenleri tarafından temin edilen koruyucu malzemeleri kullanmak ve tavsiye edilen iş ve güvenlik prosedürlerini takip etmek zorundadırlar.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Hava Kirliliği</strong>; Akciğer kanseri ile hava kirliliğine maruz kalmak arasında bir ilişki bulunmuştur. Ama bu ilişki açıkca tarif edilememiştir ve daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.<br />
Akciğer Hastalıkları; Verem gibi bazı akciğer hastalıkları kişinin kanser olma riskini artırırlar. Akciğer kanserinin veremle etkilenen bölgelerde daha fazla gelişme eğilimi vardır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Hastanın hikayesi</strong>; Bir kere akciğer kanseri olan kişinin tekrar ikinci akciğer kanseri olma riski, hiç kanser olmamış kişiye oranla daha fazladır. Akciğer kanseri tanısı aldıktan sonra sigara içmeyi bırakmak, ikinci bir akciğer kanseri gelişmesini önleyebilir.<br />
Riskli meslekler; madenciler, tekstil, izolasyon ve tersane işçileri, petro-kimya, baca temizleyiciler, plastik sanayi işçileri, maden ve kaynak işçileri, çamaşır suyu üreticileri,cam seramik,muşamba ve batarya işçileri,boya,dökümhaneler,çelik  işçileri</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Akciğer kanserinden korunmanın en iyi yolu sigara içmeyi bırakmak veya hiç başlamamaktır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><br />
<strong> BULGULARIN FARKINA VARILMASI</strong></span></span></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Akciğer kanserinin belirti ve bulguları:</span></span></strong></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">1-    Bitmek bilmeyen ve zamanla daha kötüye giden bir öksürük<br />
2-    Kalıcı göğüs ağrısı</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">3-    Kan tükürmek<br />
4-    Nefes darlığı</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">5-    Hırıltılı nefes alıp-vermek.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">6-    Sık sık zatürre veya bronşit olması ve geçmemesi</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">7-    Boyun ve yüzde şişkinlik</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">8-    İştahsızlık ve kilo kaybı</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">9-    Yorgunluk</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Bu bulgular akciğer kanserinden veya daha az ciddi durumlardan kaynaklanabilir.Bulguların bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>AKCİĞER KANSERİNİN TANI KONUMU</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><br />
Belirtilerin nedenlerini bulmaya yardımcı olması için doktor kişinin geçirdiği hastalıkları, tütün kullanma ( sigara,pipo,puro vs.) durumunu, çevresel veya mesleki olarak maruz kaldığı maddeleri ve diğer aile fertlerinde kanser olup olmadığını sorgular. Göğüs röntgeni ve bazı testler isteyebilir. Eğer akciğer kanserinden  şüpheleniyorsa balgam tetkiki (sputum sitoloji ; akciğerlerdeki mukozadan derin öksürükle çıkan materyalin mikroskopta  incelenmesi) ister.Bu tetkik akciğer kanserini tespit etmek için basit ve yararlı bir testtir. Doktorun kanserden emin olmak için akciğer dokusunu  incelemesi gerekebilir.<br />
Biyopsi ile alınan  küçük bir doku parçasının  patolog doktor  tarafından mikroskop altında incelenmesi kişinin kanser olup olmadığını gösterir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Bu doku parçasını  almak için bir çok yöntem vardır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">1)Bronkoskopi: İnce ve ışıklı bir tüp ( bronkoskop) hava yollarını görmek için ağızdan sokulur, hava yolları incelenir ve buradan  küçük bir doku parçası alınır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">2)İğne aspirasyonu: Göğüsten bir iğne sokularak tümörden küçük bir doku parçası alınması işlemidir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">3)Torasentez: Bir iğne kullanılarak akciğerleri çevreleyen sıvıdan biraz alınıp bu örneğin incelenmesidir.<br />
4)Torakotomi:  Kanseri tanımak için tümörden bir parça almak amacıyla  göğüs kafesinin cerrahi müdahale ile açılmasıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>HASTALIĞIN  EVRELENDİRİLMESİ:</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><br />
Yapılan tetkikler sonucu hastada kanser saptanırsa doktor hastalığın hangi evrede olduğunu öğrenmek isteyecektir. Bu evrelendirme kanserin yayılıp yayılmadığını yayılmış ise vücudun hangi bölgesine yayıldığını bulmak için yapılır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Akciğer kanseri genellikle beyin ve kemiklere yayılır. Hastalığın evresini bilmek doktorun tedaviyi planlamasına yardımcı olur. Kanserin yayılıp yayılmadığını bulmak için kullanılan bazı tetkikler şunlardır:</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Bilgisayarlı tomografi<br />
Magnetik Rezonans İncelemesi<br />
Kemik sintigrafisi; Kanserin kemiklere yayılıp yayılmadığını gösterir. Az bir radyoaktif madde kan dolaşımına verilir ve anormal kemik gelişimi olan yerde toplanır.Tarayıcı denilen alet bu alanlardaki radyo aktif seviyesini ölçer ve bunu röntgen filmine kaydeder.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Mediastinoskopi / Mediastinotomi: Mediastinoskopi kanserin göğüsteki lenf düğümlerine yayılıp yayılmadığını gösterir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><br />
<strong> AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><br />
Tedavi bir çok faktöre bağlıdır. Bunlar akciğer kanserinin tipi,  hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumudur. Bir çok değişik tedaviler ve tedavi kombinasyonları tedavide kullanılır.<br />
Ameliyat sonrası gözle görünür, tespit edilecek düzeyde kanseri kalmayan hastalara verilen ek tedaviye adjuvan tedavi denir. Adjuvan tedavi ameliyat sonrası gözle görülmeyen ancak geride kalmış olması muhtemel az sayıdaki kanser hücrelerini  öldürmek amacı ile verilir. Adjuvan tedavi verilip verilmeme kararı patoloji raporundaki özelliklere, hastanın yaşına, ve genel durumuna göre belirlenir. Hastalar ameliyat sonrası adjuvan tedavi olarak sadece kemoterapi veya sadece   radyoterapi veya hem kemoterapi hem radyoterapi   tedavisi alabilirler. Bazen,  çok erken evrede olan hastalarda ameliyat sonrası adjuvan tedavi gerekmeyebilir.<br />
<strong> Cerrahi</strong> Kanseri yok etmek için yapılan operasyondur. Cerrahi müdahalenin tipi kanserin akciğerdeki  yerleşimine bağlıdır. Akciğerdeki küçük bir parçayı almak için yapılan operasyon ‘wedge’ veya ‘segmental’ rezeksiyon olarak adlandırılır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Eğer cerrahi olarak tüm lob alınırsa (lobektomi),  sağ veya sol akciğerin biri alınırsa (pnomonektomi) olarak adlandırılır. Bazı tümörler  yerleşimi, büyüklüğü ve hastanın genel sağlık durumu nedeniyle ameliyat edilemez.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Kemoterapi</strong> kanser hücrelerinin ilaçlarla öldürülmesidir. Genellikle birden fazla ilaçtan oluşur. Kemoterapiyi yalnız bu konuda özel eğitimi olan hemşireler verir. Kemoterapinin verilme sayısı kür diye ifade edilir (1. kür, 2. kür gibi) ve genellikle aynı ilaçlar 21 veya 28 günde bir tekrarlanarak verilir. Kemoterapi  çoğunlukla damardan sıvı şeklinde ayaktan tedavi merkezlerinde  veya ağızdan hap olarak verilir. Bazen hastanın genel durumundaki bozukluk , verilen ilaçlar  veya ilaçların veriliş şekillerine göre hastaların tedavilerini hastanede yatarak almaları gerekebilir. Her kür sonrası hastalar medikal onkoloji polikliniğinde kontrol edilirler. Bu kontrollerde hastalar muayene edilir, şikayetleri dinlenir, ilaçların yan etkileri sorgulanır ve vücuttaki diğer organlara bir zarar verip vermediğini araştırmak için bazı kan tetkikleri istenir. Her kür öncesi kan sayımının yapılması ve bu sayımın kemoterapiyi veren yetkili hemşirelere gösterilmesi gerekmektedir. Bir hastanın ameliyat sonrası kemoterapi alıp almayacağını, eğer alacaksa  kaç kür alacağını patoloji raporundaki tümöre ait özellikler belirler. Ancak bu kararların verilmesinde hastanın yaşı, genel durumu  da önemli rol oynar.<br />
Bir gün içinde 12 saatten fazla zamanını yatarak geçirecek kadar genel durumu kötü olan hastalara kemoterapi verilmesi, yan etkilere tahammül edeme  yeceklerinden uygun değildir. Kemoterapi yapılması planlanan hastalar, ameliyat olmuşlarsa ameliyattan sonraki 3 hafta içinde kemoterapinin başlanması tercih edilir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Kemoterapi alan hastalar her kemoterapiden yaklaşık bir hafta kadar sonra medikal onkoloji polikliniğinde doktor kontrolünden geçmelidir. Bu kontrolde hastalar muayene edilir, şikayetleri dinlenir, kemoterapinin yaptığı yan etkiler değerlendirilerek gerekirse ilacın dozunda yeniden ayarlama yapılır.<br />
Işın tedavisi:Aynı zamanda radyoterapi de denir. Kanser hücresini öldürmek için yüksek enerjili ışınlar kullanılmasıdır. Sınırlı her alana uygulanır ve bu alandaki kanser hücrelerini etkiler.Radyoterapi bir tümörü küçültmeye yönelik olarak cerrahiden önce veya kanser hücresini yok etmek için yapılan bir müdahaleden sonra uygulanabilir. Doktorlar radyoterapiyi genellikle kemoterapi ile birlikte  cerrahi tedaviye karşı birinci alternatif olarak kullanırlar. Nefes darlığı gibi belirtilerin giderilmesi için de kullanılabilir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Foto dinamik terapi</strong> Bu özel bir kimyasal maddenin kan dolaşımına verilmesi ve hücreler tarafından alınmasıdır. Bu kimyasal madde normal hücreleri hızla terk eder. Fakat kanserli hücrelerde daha uzun bir süre kalır. Daha sonra bu hücrelere lazer ışığı uygulanarak maddenin aktif hale geçmesi sağlanır ve hücreler öldürülür.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri tedavisi:</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri hastaları bir çok değişik yolla tedavi edilebilirler. Tedavinin seçimi hastalığın yaygınlığı ile ilgilidir. Cerrahi müdahale en yaygın tedavi şeklidir. Radyoterapi ve kemoterapi de hastalığın süresini yavaşlatma ve semptomları kontrol etmede kullanılabilir.<br />
Küçük hücreli Akciğer kanseri tedavisi:</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Küçük hücreli akciğer kanseri hızlı yayılır. Bir çok vakada hastalık tanı konduğunda vücudun diğer bölümlerine de yayılmıştır. Doktorlar vücuda yayılmış kanser hücrelerine ulaşmak için hemen hemen her zaman kemoterapi kullanırlar. Kemoterapi içeren tedavi de akciğerdeki tümörler veya vücudun diğer bölümlerindeki tümörler hedeflenerek uygulanabilirler.Bazı hastalara beyine yönelik radyoterapi orada kanser olmasa da uygulanabilir. Bu tedaviye koruyucu beyin ışınlaması denir. Bu beyinde tümör oluşmasını engellemek için verilir. Cerrahi tedavi küçük hücreli akciğer kanserinde çok az uygulanır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>YAN ETKİLER</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><br />
Kanser tedavisinin yan etkileri tedavi tipine bağlıdır ve her hasta için farklı olabilir. Doktor ve hemşireler tedavinin muhtemel yan etkilerini hastalara açıklarlar. Yan etkilerden korunmak için tedavi öncesi ve sonrası yollar önerirler.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Cerrahi Akciğer kanseri için temel tedavi yöntemidir. Akciğer cerrahisinden sonra göğüste hava ve sıvı birikme eğilimindedir.Hastalar genellikle dönmekte, öksürmekte ve derin nefes almada yardıma gerek duyarlar. Bu hareketler tedavi için önemlidir. Çünkü geri kalan akciğer dokusunun genişlemesine yardımcı olur ve fazla hava sıvı birikmesine engel olurlar. Göğüste ağrı, nefes darlığı akciğer cerrahisinin yaygın  yan etkileridir. Hastalar eski enerji ve güçlerine kavuşmak için hafta-aylara ihtiyaç duyabilirler.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Kemoterapinin yan etkileri verilen ilaca göre değişir. Genel bir kural olarak kemoterapi hızla çoğalan hücreleri etkiler. Kanama sırasında pıhtılaşmayı sağlayan, hastalıklara karşı savunmamızı yapan ve vücudumuzdaki organlara oksijen taşıyan kan hücreleri hızlı çoğalan hücrelerdir. Bu kan hücreleri kemoterapi aldıktan yaklaşık 1 hafta 10 gün sonra sayıca azalırlar ve bu nedenle çabuk morarma veya  diş fırçalama gibi küçük işlemler sonrası kanama olabilir. Normalde vücudumuza girdiklerinde savunma sistemimiz güçlü olduğundan hastalık yaratmayan mikroplar  kemoterapi sonrası savunmamızı sağlayan hücreler azaldığından kolaylıkla ateşli hastalıklara yakalanmamıza neden olabilirler.Bu dönemde yıkanarak yediğimiz çiğ sebze ve meyvelere (örneğin salata gibi) en az 10 gün kadar yemekten kaçınmalısınız.Unutmayınız ki bu yasak meyve ve sebzelerin hastalığınız üzerine olan herhangi bir etkisinden dolayı değil, ne kadar temiz yıkasanız da yiyeceğiniz sebze veya meyvenin üzerinde kalmış olması muhtemel mikroplardan kaçınmak içindir. Yiyeceklerinizin bu zaman dilimi içinde pişmiş olmasına dikkat ediniz. Eğer 38.50C in üstünde bir saati geçen ateşiniz olursa mutlaka doktorunuza ulaşınız. Ateşiniz var ve kan hücreleriniz kan sayımında düşük bulunursa antibiyotik tedavisi almanız gereklidir. Kan hücrelerinizin sayısında  meydana gelen bu azalma bir hafta ila 10 gün içinde kendiliğinden geçer ve hücreler normal sayılarına ulaşır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Bir başka hızlı çoğalan hücre grubu sindirim sistemi hücreleri ve kıl kökü hücreleridir. Bu nedenle kemoterapi sonrası genellikle ilk haftadan sonra saçlar dökülür. Hastalarda iştah kesilmesi, bulantı, kusma, ishal ve ağız yaraları gelişebilir, bu yan etkilerin hemen hepsi  ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Bu yan etkiler kısa sürelidir, hastaların şikayetleri bir sonraki kemoterapi başlamadan önce geçmiş olur<br />
Kemoterapinin  bahsettiğimiz bu yan etkilerinin şiddeti  hastadan hastaya değişir. Günümüzde modern kemoterapilerle uzun, kalıcı yan etkilere rastlamak nadirdir. Ancak bazı kemoterapi ilaçları kalp üzerinde olumsuz etkiler yapabilir, bu tür ilaçları kullananlarda doktor periyodik olarak kalbinizin etkilenip etkilenmediğini anlamak için tetkikler ister. Bugün kullanılan kemoterapi ilaç dozları ve kemoterapi kür sayıları kalp üzerinde olumsuz etki yapacak boyutta değildir. Bazı kemoterapi ilaçlarını aldıktan yıllar sonra kan kanseri yani lösemi gelişme riski vardır.<br />
Ayrıca bazı kanser ilaçları yumurtalıkları etkileyerek yumurta hücrelerini öldürürler, böylece yumurtalıklar kadınlık hormonu olan estrojeni üretemez ve hastalar menopoza girerler. Adetler seyrekleşir yada durabilir ve bu durumda kadınlar hamile kalamazlar. Özellikle 35-40 yaşın üzerinde kemoterapi ile meydana gelen kısırlık kalıcıdır. Daha genç hastalarda kemoterapi süresince kesilen adetler bir süre sonra normale dönebilir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Sağlık personeli kemoterapi sonrasında tedavinin olası yan etkilerini açıklarlar ve şikayetleri yok etmeye yönelik yollar önerirler.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Kemoterapi ilaçları çoğunlukla  damardan verilir ve verildikleri damara zaman içinde zarar verip, damarın sertleşmesine ve dışarıdan  bakıldığında  gözle fark edilebilir hale gelmesine neden olabilirler. Kemoterapi alırken veya aldıktan sonraki gün ilacı aldığınız kolda kızarıklık şişme ve yanma olursa hemen doktorunuza haber vermelisiniz.<br />
Kemoterapi alırken herhangi bir nedenle ağrı kesici kullanmanız gerekirse doktorunuza danışınız. Çünkü bazı ağrı kesiciler vücuttaki kan hücrelerinde sayıca veya işlevce azalmaya neden olabilirler. Bunun dışında kalp, akciğer ve böbrek hastalığınız için kullandığınız ve hayati önemi olan ilaçlarınıza kemoterapi süresince devam edebilirsiniz. Kullanmak zorunda olduğunuz bu ilaçları doktorunuza yaptığınız ziyaretlerde göstererek bir sakınca olup olmadığını sormanız uygun olur.<br />
Radyoterapi kemoterapi gibi hem kanserli hem de normal hücreleri etkiler.Radyoterapi aldıkları süre içinde hastalar mümkün olduğunca istirahat etmelidir.<br />
Tedavi gören bölgedeki cilt kızarabilir, kuru, hassas ve kaşıntılı olabilir.Tedavinin sonuna doğru aynı bölge daha ıslak  ve akıntılı hale gelir. Bu derinin ışına karşı verdiği bir reaksiyondur. Bu alan mümkün olduğunca hava ile temas edecek şekilde olmalı, sıkı iç çamaşırı ve kıyafetlerden bu dönemde kaçınılmalıdır. Işın tedavisi aldığı süre içinde bu bölge suyla temas ettirilmemelidir. Doktora sormadan bu bölge için herhangi bir losyon ya da krem kullanılmamalıdır.Işın tedavisinin deri üzerindeki etkileri geçicidir. Fakat etkilenmenin derecesi hastadan hastaya değişir. Bazen ışın tedavisi almış alan bölgede cilt rengi normale göre daha koyu renkte kalabilir.<br />
Metastatik hastalıkta özellikle beyin metastazlarında beyin ışınlaması yapılır.Bu işlem 1 hafta veya 10 gün kadar sürer, ışın tedavisine bağlı bulantı ve kusma gibi yan etkiler gelişebilir.Bu durumlar için radyoterapist tedavi öncesinde ve tedavi devam ederken alınması gereken ilaçları hastaya anlatır</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Beyine radyoterapi alan hastalar baş ağrısı, deride değişiklikler, yorgunluk, bulantı, kusma, saç dökülmesi, hafıza ve düşünme süresiyle ilgili problemle karşılaşalabilirler.Bir çok yan etki zamanla geçer.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Radyoterapinin  diğer yaygın yan etkileri boğazda kuruluk ağrı, yutma zorluğu, yorgunluk, tedavi olan bölgede doku değişiklikleri ve iştah kaybıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><br />
<strong> DİĞER YAN ETKİLER</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><br />
Kanser iştah azalmasına neden olabilir. Bazı hastalarda ağızda tatsızlık oluşur. Çoğunlukla tedavilerin yan etkileri olan bulantı, kusma ve ağızda yaralar hastanın yemek yemesini güçleştirir. Fakat beslenme çok önemlidir. Öğünler mutlaka yeterli kalori ve protein içermelidirler. Böylece kilo kaybı ve dokuların kendini tekrar tamir etmesi sağlanabilir. Tedavi alan hastalar, düzenli ve yeterli beslenirlerse kendilerini daha enerjik ve iyi hissedeceklerdir ve ilaçların yan etkileri daha az görülecektir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Verilen tedavi ile iyileşme şansı nedir?<br />
Bazen hastalar iyileşme şanslarının rakamlarla ifade edilmesini isterler. Aslında yapılan büyük çalışmalarda hangi evredeki hastanın ortalama ne kadar süre yaşayabileceğine dair rakamsal yüzde değerleri mevcuttur. Ancak unutulmamalıdır ki bu istatistiksel değerler binlerce hastaya ait değerlerin bir ortalamasıdır, yani herhangi bir  kanser hastasına ne olacağını önceden kestirmek için kullanılması tam olarak doğru olmaz. Kanseri olan iki hastanın gelecekte ne olacağı  birbirinden farklıdır, tümörün ve hastanın kendisine ait bugün henüz bilemediğimiz pek çok faktör aynı hastalığa yakalanan iki kişinin farklı seyirler göstermesinde etkili olmaktadır. Bu nedenle kendinizi başka hastalarla kıyaslamayınız</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><br />
<strong> HASTALARIN TAKİBİ  :</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Akciğer kanseri tedavisinden sonra hastanın takibi de çok önemlidir. Düzenli kontroller sağlık durumundaki değişiklikleri ortaya çıkarır. Böylece eğer kanser tekrarlar ya da yeni kanser oluşursa bu mümkün olduğunca çabuk tedavi edilebilir. Bu kontroller muayene, göğüs filmi ve çeşitli laboratuar testlerini içerir. Kontroller arasında ortaya çıkan herhangi bir sağlık problemi hemen doktora bildirilmelidir.<br />
Tedavi sonrası önerilen özel bir diyet yoktur, dengeli beslenme, fazla yağlı yiyeceklerden kaçınma, düzenli egzersiz yapmak  yani normal şartlar altında her sağlıklı insanin uyması gereken kurallar sizin için de geçerlidir.<br />
Kilo kaybı, iştahsızlık, aşırı yorgunluk, bulantı-kusma, baş dönmesi, karın ağrısı ve dolgunluk, kemik ağrısı, iki haftadan fazla süren öksürük, baş ağrısı olduğunda normal periyodik kontrol zamanınızı beklemeden doktorunuza ulaşmanız gereklidir.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Tedavi sırasında ve sonrasında cinsel yaşamınıza eskiden olduğu gibi devam etmenizde bir sakınca yoktur. Kemoterapinin yumurtalık hücreleri üzerinde olan mutajenik (bebekte ciddi anormallikler olabilmesi) etkileri nedeni le  tedavi süresince gebeliği önlemek için doğum kontrol yöntemlerinden biri tercih edilmelidir. Verilen kemoterapi ilaçlarının çoğu yumurtalıkların çalışmasını bozar ancak bu etkilenmenin derecesi hastadan hastaya değişir.Genç erkek hastalar gelecekteki yapay döllenme yada invitro fertilizasyon için kemoterapiden önce spermlerinin saklanmasını isteyebilirler.Bazı kemoterapik ilaçlar periferik sinirlerdeki duyuları etkilediğinden ereksiyon yeteneğini yada ereksiyon sağlamayı ve sürdürmeyi engelleyebilirler.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Tanı sonrası tedavi planı ile yaşadığınız fiziksel ve ruhsal sıkıntılar, hastalığa veya tedaviye bağlı yorgunluk, halsizlik hissi, cinsel yaşamınızın,  istek ve heyecan duyma gibi duygularınızı etkileyebilir. Cinsel yaşamınız ile ilgili bu tür sorunlar , bu dönemde yaşadığınız ve tedavi sonrası geçen  diğer sorunlar gibi zaman içinde geçecektir.<br />
Cinsel yaşamınıza yönelik kaygılarınız olduğunu ve  bu konuda yardım almak  istediğinizi tedavi aldığınız kemoterapi ünitesindeki doktor ve hemşirelere belirtmekten  çekinmeyiniz .</span></span></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">KANSER  HASTALARINA  DESTEK</span></span></strong></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Ciddi bir hastalıkla beraber yaşamak kolay değildir. Kanser hastaları tıbbi ve fiziksel değişikliklerle baş etmek bir yana hayatlarını zorlaştıran bir çok endişe, duygu ve düşüncelere sahiptir. Kanser hastaları işlerini sürdürebilme, ailelerinin geleceği ve günlük aktivitelerini yapabilme konusunda endişelidirler. Yapılan tetkikler, tedaviler, hastanede yatma gerekliliği, tedavi ücretleri onları endişelendirir.  Bu duygusal durumla baş etmek içinde yardıma ihtiyacı vardır. Aslında bir hastanın bu duygusal durumuna dikkat etmek tedavinin bir parçasıdır. Sağlık personelinin desteği, destek grupları, hastadan hastaya ilişkiler kişinin kendisini daha az yalnız hissetmesini önler ve az stresli olmasını sağlar. Hayatlarının kalitesini artırır. Kanser destek grupları kanser hastalarının tecrübelerini paylaşmak ve konuşmak için güvenli ortamlar sağlar. Hastalar sağlık personeline böyle bir grup bulmak için danışabilirler.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları onların tedavi, çalışma ve diğer faaliyetleri konusundaki sorularına yardımcı olurlar. Bunun yanı sıra dernekler, danışmanlar, dini topluluklar ve üyeleri hastaların kişisel problemleri ve gelecekleri ile ilgili olarak onların kaygılarını giderici  yaklaşımlarda bulunabilirler.<br />
Arkadaşlar ve akrabalar hastalara destek olabilir. Hasta, onunla dertleşecek diğer kanserli hastalarla tanışabilir. Kanser hastaları destek grupları oluşturup onlarla tedavinin etkileri ve kanser konusunda bildiklerini paylaşabilir. Bu konuda akılda tutulması gereken her hastanın farklı olduğudur. Her ikisi de aynı kanser hastası olmasına rağmen bir hasta için doğru olan tedavi ve yaklaşım diğeri için yanlış olabilir. Daima doğru olan arkadaşların ve diğer aile üyelerinin önerilerinin doktora danışıldıktan sonra uygulanmasıdır.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">YAZAN: Prof. Dr. Serdar Turhal      Onkoloji Uzmanı    Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi </span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kanseroloji.com/akciger-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>493</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

