Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi, Akciğerde başlayan kanserler iki ayrı tipe ayrılırlar. Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri. Bu kanserlerin birbirinden ayırımı, hücrelerin mikroskoptaki görüntülerine göre yapılır. Her iki tip kanserde değişik şekillerde gelişip yayılır ve tedavi edilirler.

Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri

Küçük hücreli akciğer kanserlerinden daha yaygındır ve genel olarak daha yavaş gelişir ve yayılırlar. Bu kanserin 3 ana tipi vardır:Bu tipler arasında tedavi ve yaşam süresi açısından fark yoktur.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri

Bu kansere bazen de yulaf yulaf hücresi kanseride de denir. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserine göre daha az yaygındır. Bu tipdeki kanserler daha hızlı gelişir ve vücudun diğer organlarına yayılması da daha fazladır.

Akciğerlerde başlayan kanserler 2 tipe ayrılırlar. Mikroskop altında hücrelerin görüntüsüne göre küçük olmayan hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri. Her tip akciğer kanseri farklı şekilde büyür, gelişir ve tedavi edilir.

Akciğer Kanserinde Risk Elementleri

Akciğer kanser oluşumu tek bir sebebe bağlanamaz. Yapılan araştırmalar sonucu akciğer kanserinin bir çok nedeni bulunmuştur Çeşitli faktörler akciğer kanser oluşumunda rol oynayabilir. . Bunların çoğu tütün kullanımıyla ilişkilidir Kanser bulaşıcı değildir. Bazı insanların akciğer kanser olma riski diğerlerinden daha fazladır. Aşağıdaki durumlarda kanser riski artmaktadır.

Sigara içmek akciğer kanserine neden olur. Tütündeki zararlı maddeler (karsinojen) akciğerdeki hücrelere zarar verir. Zamanla bu zararlı etkiler hücrelerde kansere neden olabilirler. Bir sigara içicisinin akciğer kanseri olması; hangi yaşta sigara içmeye başladığı, ne kadar süredir sigara içtiği, günde içtiği sigara sayısı, sigarayı ne kadar derin içine çektiğiyle alakalıdır. Sigara içmeyi bırakmak bir kişinin akciğer kanseri olma riskini büyük ölçüde düşürür.

Puro ve pipo;puro ve pipo kullananlar bunları kullanmayanlara göre daha çok akciğer kanseri olma riskine sahiptirler. Kişinin kaç yıldır puro veya pipo içtiği , günde kaç adet içtiği ve ne kadar derin içine çektiği, kanser olma riskini etkileyen faktörlerdir. İçlerine çekmeseler de puro ve pipo içicileri akciğer ve ağız kanserinin diğer tipleri için de risk altındadırlar.
Pasif içiciler (tütün dumanına maruzkalanlar); akciğer kanseri olma riski pasif içicilik durumunda da artmaktadır.

Asbest; Belli bazı endüstrilerde kullanılan ve doğal olarak fiberlerde bulunan bir mineral grubudur. Asbest fiberleri partiküllere ayrılmaya meyillidirler ve havada dolaşıp kıyafetlere yapışırlar. Bu partiküller solunduğu zaman akciğerlere yerleşirler ve orada akciğer hücrelerini zarara uğratırlar ve böylece kanser gelişme riskini artırırlar. Çalışmalar asbeste maruz kalan işçilerde akciğer kanseri gelişme riskinin maruz kalmayanlara göre 3-4 kat daha fazla olduğunu göstermiştir. Bu artış gemi inşası, asbest madenleri, izolasyon işi ve fren tamiri gibi endüstrilerde çalışanlarda gösterilmiştir.
asbest
Akciğer kanseri olma riski asbest işçileri sigara içiyorlarsa daha fazladır. Asbest işçileri iş verenleri tarafından temin edilen koruyucu malzemeleri kullanmak ve tavsiye edilen iş ve güvenlik prosedürlerini takip etmek zorundadırlar.

Hava Kirliliği; Akciğer kanseri ile hava kirliliğine maruz kalmak arasında bir ilişki bulunmuştur. Ama bu ilişki açıkca tarif edilememiştir ve daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.
Akciğer Hastalıkları; Verem gibi bazı akciğer hastalıkları kişinin kanser olma riskini artırırlar. Akciğer kanserinin veremle etkilenen bölgelerde daha fazla gelişme eğilimi vardır.

Radon gazı; Radon, renksiz, kokusuz, tatsız doğal olarak meydana gelen radyoaktif bir gazdır. Radon yine radyoaktif bir madde olan uranyumun bozunması sonucu oluşur. Kapalı mekanlarda radon girişinin birinci kaynağı yeraltındaki toprak, ikinci kaynağı ise binalarda kullanılan malzemelerdir. 

radon-gazi

Evlerimizin yapıldığı arazide bulunan doğal uranyumun miktarı ve uranyumdan oluşan radonun ev tabanında bulunan aralıklardan eve sızması, evdeki yapı malzemesinden kaynaklanan radonun havaya karışması maruziyeti etkileyen önemli etkenlerdir. Radon gazının havadaki miktarı bölgeden bölgeye ve ülkeden ülkeye göre değişim gösterir. 

Özellikle soğuk havalarda evlerin ısıtılması sonucu evdeki basınç az ve dışardaki basınç fazla olur ve bu nedenle içerdeki radon oranı yükselir. Aynı durum rüzgarlı havalar için de geçerli olduğu için radon oranı içerde artar. Yaz aylarında ise iyi havalandırılmış işyeri ve evlerde dışarısı ile basınç farkı olmayacağı için ortamdaki radon seviyesi azalır. 

Maruziyet süresi ve maruz kalınan radon seviyesi arttıça risk artar. Sigara içenlerde radona bağlı akciğer kanseri riski sigara içmeyenlere göre daha fazladır. Çocuklar ve yaşlılar yetişkinlere oranla radona karşı daha hassastır. Jeolojik olarak uranyum bulunan arazilerde yapılan evlerde radona maruziyet uranyum miktarı az olan bölgelere göre daha fazladır. Evlerin birinci ve zemin katlarında radon miktarı fazladır. 

ABD’de, her yıl 20 binden fazla insanın radon gazının sebep olduğu akciğer kanseri sonucu yaşamını yitirdiği belirlenmiştir.

Hastanın hikayesi; Bir kere akciğer kanseri olan kişinin tekrar ikinci akciğer kanseri olma riski, hiç kanser olmamış kişiye oranla daha fazladır. Akciğer kanseri tanısı aldıktan sonra sigara içmeyi bırakmak, ikinci bir akciğer kanseri gelişmesini önleyebilir.
Riskli meslekler; madenciler, tekstil, izolasyon ve tersane işçileri, petro-kimya, baca temizleyiciler, plastik sanayi işçileri, maden ve kaynak işçileri, çamaşır suyu üreticileri,cam seramik,muşamba ve batarya işçileri,boya,dökümhaneler,çelik işçileri

Akciğer kanserinden korunmanın en iyi yolu sigara içmeyi bırakmak veya hiç başlamamaktır.

Akciğer Kanseri Belirtileri

BULGULARIN FARKINA VARILMASI

Akciğer kanserinin belirti ve bulguları:

1- Bitmek bilmeyen ve zamanla daha kötüye giden bir öksürük
2- Kalıcı göğüs ağrısı
3- Kan tükürmek
4- Nefes darlığı
5- Hırıltılı nefes alıp-vermek.
6- Sık sık zatürre veya bronşit olması ve geçmemesi
7- Boyun ve yüzde şişkinlik
8- İştahsızlık ve kilo kaybı
9- Yorgunluk

Bu bulgular akciğer kanserinden veya daha az ciddi durumlardan kaynaklanabilir.Bulguların bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.

AKCİĞER KANSERİNİN TANI KONUMU

Belirtilerin nedenlerini bulmaya yardımcı olması için doktor kişinin geçirdiği hastalıkları, tütün kullanma ( sigara,pipo,puro vs.) durumunu, çevresel veya mesleki olarak maruz kaldığı maddeleri ve diğer aile fertlerinde kanser olup olmadığını sorgular. Göğüs röntgeni ve bazı testler isteyebilir. Eğer akciğer kanserinden şüpheleniyorsa balgam tetkiki (sputum sitoloji ; akciğerlerdeki mukozadan derin öksürükle çıkan materyalin mikroskopta incelenmesi) ister.Bu tetkik akciğer kanserini tespit etmek için basit ve yararlı bir testtir. Doktorun kanserden emin olmak için akciğer dokusunu incelemesi gerekebilir.
Biyopsi ile alınan küçük bir doku parçasının patolog doktor tarafından mikroskop altında incelenmesi kişinin kanser olup olmadığını gösterir.

Bu doku parçasını almak için bir çok yöntem vardır.

1)Bronkoskopi: İnce ve ışıklı bir tüp ( bronkoskop) hava yollarını görmek için ağızdan sokulur, hava yolları incelenir ve buradan küçük bir doku parçası alınır.
2)İğne aspirasyonu: Göğüsten bir iğne sokularak tümörden küçük bir doku parçası alınması işlemidir.
3)Torasentez: Bir iğne kullanılarak akciğerleri çevreleyen sıvıdan biraz alınıp bu örneğin incelenmesidir.
4)Torakotomi: Kanseri tanımak için tümörden bir parça almak amacıyla göğüs kafesinin cerrahi müdahale ile açılmasıdır.

HASTALIĞIN EVRELENDİRİLMESİ:

Yapılan tetkikler sonucu hastada kanser saptanırsa doktor hastalığın hangi evrede olduğunu öğrenmek isteyecektir. Bu evrelendirme kanserin yayılıp yayılmadığını yayılmış ise vücudun hangi bölgesine yayıldığını bulmak için yapılır.

Akciğer kanseri genellikle beyin ve kemiklere yayılır. Hastalığın evresini bilmek doktorun tedaviyi planlamasına yardımcı olur. Kanserin yayılıp yayılmadığını bulmak için kullanılan bazı tetkikler şunlardır:

Bilgisayarlı tomografi
Magnetik Rezonans İncelemesi
Kemik sintigrafisi; Kanserin kemiklere yayılıp yayılmadığını gösterir. Az bir radyoaktif madde kan dolaşımına verilir ve anormal kemik gelişimi olan yerde toplanır.Tarayıcı denilen alet bu alanlardaki radyo aktif seviyesini ölçer ve bunu röntgen filmine kaydeder.

Mediastinoskopi / Mediastinotomi: Mediastinoskopi kanserin göğüsteki lenf düğümlerine yayılıp yayılmadığını gösterir.

AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ

Tedavi bir çok faktöre bağlıdır. Bunlar akciğer kanserinin tipi, hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumudur. Bir çok değişik tedaviler ve tedavi kombinasyonları tedavide kullanılır.
Ameliyat sonrası gözle görünür, tespit edilecek düzeyde kanseri kalmayan hastalara verilen ek tedaviye adjuvan tedavi denir. Adjuvan tedavi ameliyat sonrası gözle görülmeyen ancak geride kalmış olması muhtemel az sayıdaki kanser hücrelerini öldürmek amacı ile verilir. Adjuvan tedavi verilip verilmeme kararı patoloji raporundaki özelliklere, hastanın yaşına, ve genel durumuna göre belirlenir. Hastalar ameliyat sonrası adjuvan tedavi olarak sadece kemoterapi veya sadece radyoterapi veya hem kemoterapi hem radyoterapi tedavisi alabilirler. Bazen, çok erken evrede olan hastalarda ameliyat sonrası adjuvan tedavi gerekmeyebilir.
Cerrahi Kanseri yok etmek için yapılan operasyondur. Cerrahi müdahalenin tipi kanserin akciğerdeki yerleşimine bağlıdır. Akciğerdeki küçük bir parçayı almak için yapılan operasyon ‘wedge’ veya ‘segmental’ rezeksiyon olarak adlandırılır.

Eğer cerrahi olarak tüm lob alınırsa (lobektomi), sağ veya sol akciğerin biri alınırsa (pnomonektomi) olarak adlandırılır. Bazı tümörler yerleşimi, büyüklüğü ve hastanın genel sağlık durumu nedeniyle ameliyat edilemez.

Kemoterapi kanser hücrelerinin ilaçlarla öldürülmesidir. Genellikle birden fazla ilaçtan oluşur. Kemoterapiyi yalnız bu konuda özel eğitimi olan hemşireler verir. Kemoterapinin verilme sayısı kür diye ifade edilir (1. kür, 2. kür gibi) ve genellikle aynı ilaçlar 21 veya 28 günde bir tekrarlanarak verilir. Kemoterapi çoğunlukla damardan sıvı şeklinde ayaktan tedavi merkezlerinde veya ağızdan hap olarak verilir. Bazen hastanın genel durumundaki bozukluk , verilen ilaçlar veya ilaçların veriliş şekillerine göre hastaların tedavilerini hastanede yatarak almaları gerekebilir. Her kür sonrası hastalar medikal onkoloji polikliniğinde kontrol edilirler. Bu kontrollerde hastalar muayene edilir, şikayetleri dinlenir, ilaçların yan etkileri sorgulanır ve vücuttaki diğer organlara bir zarar verip vermediğini araştırmak için bazı kan tetkikleri istenir. Her kür öncesi kan sayımının yapılması ve bu sayımın kemoterapiyi veren yetkili hemşirelere gösterilmesi gerekmektedir. Bir hastanın ameliyat sonrası kemoterapi alıp almayacağını, eğer alacaksa kaç kür alacağını patoloji raporundaki tümöre ait özellikler belirler. Ancak bu kararların verilmesinde hastanın yaşı, genel durumu da önemli rol oynar.
Bir gün içinde 12 saatten fazla zamanını yatarak geçirecek kadar genel durumu kötü olan hastalara kemoterapi verilmesi, yan etkilere tahammül edeme yeceklerinden uygun değildir. Kemoterapi yapılması planlanan hastalar, ameliyat olmuşlarsa ameliyattan sonraki 3 hafta içinde kemoterapinin başlanması tercih edilir.

Kemoterapi alan hastalar her kemoterapiden yaklaşık bir hafta kadar sonra medikal onkoloji polikliniğinde doktor kontrolünden geçmelidir. Bu kontrolde hastalar muayene edilir, şikayetleri dinlenir, kemoterapinin yaptığı yan etkiler değerlendirilerek gerekirse ilacın dozunda yeniden ayarlama yapılır.
Işın tedavisi:Aynı zamanda radyoterapi de denir. Kanser hücresini öldürmek için yüksek enerjili ışınlar kullanılmasıdır. Sınırlı her alana uygulanır ve bu alandaki kanser hücrelerini etkiler.Radyoterapi bir tümörü küçültmeye yönelik olarak cerrahiden önce veya kanser hücresini yok etmek için yapılan bir müdahaleden sonra uygulanabilir. Doktorlar radyoterapiyi genellikle kemoterapi ile birlikte cerrahi tedaviye karşı birinci alternatif olarak kullanırlar. Nefes darlığı gibi belirtilerin giderilmesi için de kullanılabilir.

Foto dinamik terapi Bu özel bir kimyasal maddenin kan dolaşımına verilmesi ve hücreler tarafından alınmasıdır. Bu kimyasal madde normal hücreleri hızla terk eder. Fakat kanserli hücrelerde daha uzun bir süre kalır. Daha sonra bu hücrelere lazer ışığı uygulanarak maddenin aktif hale geçmesi sağlanır ve hücreler öldürülür.

Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri tedavisi:

Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri hastaları bir çok değişik yolla tedavi edilebilirler. Tedavinin seçimi hastalığın yaygınlığı ile ilgilidir. Cerrahi müdahale en yaygın tedavi şeklidir. Radyoterapi ve kemoterapi de hastalığın süresini yavaşlatma ve semptomları kontrol etmede kullanılabilir.

Küçük hücreli Akciğer kanseri tedavisi:

Küçük hücreli akciğer kanseri hızlı yayılır. Bir çok vakada hastalık tanı konduğunda vücudun diğer bölümlerine de yayılmıştır. Doktorlar vücuda yayılmış kanser hücrelerine ulaşmak için hemen hemen her zaman kemoterapi kullanırlar. Kemoterapi içeren tedavi de akciğerdeki tümörler veya vücudun diğer bölümlerindeki tümörler hedeflenerek uygulanabilirler.Bazı hastalara beyine yönelik radyoterapi orada kanser olmasa da uygulanabilir. Bu tedaviye koruyucu beyin ışınlaması denir. Bu beyinde tümör oluşmasını engellemek için verilir. Cerrahi tedavi küçük hücreli akciğer kanserinde çok az uygulanır.

YAN ETKİLER

Kanser tedavisinin yan etkileri tedavi tipine bağlıdır ve her hasta için farklı olabilir. Doktor ve hemşireler tedavinin muhtemel yan etkilerini hastalara açıklarlar. Yan etkilerden korunmak için tedavi öncesi ve sonrası yollar önerirler.

Cerrahi Akciğer kanseri için temel tedavi yöntemidir. Akciğer cerrahisinden sonra göğüste hava ve sıvı birikme eğilimindedir.Hastalar genellikle dönmekte, öksürmekte ve derin nefes almada yardıma gerek duyarlar. Bu hareketler tedavi için önemlidir. Çünkü geri kalan akciğer dokusunun genişlemesine yardımcı olur ve fazla hava sıvı birikmesine engel olurlar. Göğüste ağrı, nefes darlığı akciğer cerrahisinin yaygın yan etkileridir. Hastalar eski enerji ve güçlerine kavuşmak için hafta-aylara ihtiyaç duyabilirler.

Kemoterapinin yan etkileri verilen ilaca göre değişir. Genel bir kural olarak kemoterapi hızla çoğalan hücreleri etkiler. Kanama sırasında pıhtılaşmayı sağlayan, hastalıklara karşı savunmamızı yapan ve vücudumuzdaki organlara oksijen taşıyan kan hücreleri hızlı çoğalan hücrelerdir. Bu kan hücreleri kemoterapi aldıktan yaklaşık 1 hafta 10 gün sonra sayıca azalırlar ve bu nedenle çabuk morarma veya diş fırçalama gibi küçük işlemler sonrası kanama olabilir. Normalde vücudumuza girdiklerinde savunma sistemimiz güçlü olduğundan hastalık yaratmayan mikroplar kemoterapi sonrası savunmamızı sağlayan hücreler azaldığından kolaylıkla ateşli hastalıklara yakalanmamıza neden olabilirler.Bu dönemde yıkanarak yediğimiz çiğ sebze ve meyvelere (örneğin salata gibi) en az 10 gün kadar yemekten kaçınmalısınız.Unutmayınız ki bu yasak meyve ve sebzelerin hastalığınız üzerine olan herhangi bir etkisinden dolayı değil, ne kadar temiz yıkasanız da yiyeceğiniz sebze veya meyvenin üzerinde kalmış olması muhtemel mikroplardan kaçınmak içindir. Yiyeceklerinizin bu zaman dilimi içinde pişmiş olmasına dikkat ediniz. Eğer 38.50C in üstünde bir saati geçen ateşiniz olursa mutlaka doktorunuza ulaşınız. Ateşiniz var ve kan hücreleriniz kan sayımında düşük bulunursa antibiyotik tedavisi almanız gereklidir. Kan hücrelerinizin sayısında meydana gelen bu azalma bir hafta ila 10 gün içinde kendiliğinden geçer ve hücreler normal sayılarına ulaşır.

Bir başka hızlı çoğalan hücre grubu sindirim sistemi hücreleri ve kıl kökü hücreleridir. Bu nedenle kemoterapi sonrası genellikle ilk haftadan sonra saçlar dökülür. Hastalarda iştah kesilmesi, bulantı, kusma, ishal ve ağız yaraları gelişebilir, bu yan etkilerin hemen hepsi ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Bu yan etkiler kısa sürelidir, hastaların şikayetleri bir sonraki kemoterapi başlamadan önce geçmiş olur
Kemoterapinin bahsettiğimiz bu yan etkilerinin şiddeti hastadan hastaya değişir. Günümüzde modern kemoterapilerle uzun, kalıcı yan etkilere rastlamak nadirdir. Ancak bazı kemoterapi ilaçları kalp üzerinde olumsuz etkiler yapabilir, bu tür ilaçları kullananlarda doktor periyodik olarak kalbinizin etkilenip etkilenmediğini anlamak için tetkikler ister. Bugün kullanılan kemoterapi ilaç dozları ve kemoterapi kür sayıları kalp üzerinde olumsuz etki yapacak boyutta değildir. Bazı kemoterapi ilaçlarını aldıktan yıllar sonra kan kanseri yani lösemi gelişme riski vardır.
Ayrıca bazı kanser ilaçları yumurtalıkları etkileyerek yumurta hücrelerini öldürürler, böylece yumurtalıklar kadınlık hormonu olan estrojeni üretemez ve hastalar menopoza girerler. Adetler seyrekleşir yada durabilir ve bu durumda kadınlar hamile kalamazlar. Özellikle 35-40 yaşın üzerinde kemoterapi ile meydana gelen kısırlık kalıcıdır. Daha genç hastalarda kemoterapi süresince kesilen adetler bir süre sonra normale dönebilir.

Sağlık personeli kemoterapi sonrasında tedavinin olası yan etkilerini açıklarlar ve şikayetleri yok etmeye yönelik yollar önerirler.

Kemoterapi ilaçları çoğunlukla damardan verilir ve verildikleri damara zaman içinde zarar verip, damarın sertleşmesine ve dışarıdan bakıldığında gözle fark edilebilir hale gelmesine neden olabilirler. Kemoterapi alırken veya aldıktan sonraki gün ilacı aldığınız kolda kızarıklık şişme ve yanma olursa hemen doktorunuza haber vermelisiniz.
Kemoterapi alırken herhangi bir nedenle ağrı kesici kullanmanız gerekirse doktorunuza danışınız. Çünkü bazı ağrı kesiciler vücuttaki kan hücrelerinde sayıca veya işlevce azalmaya neden olabilirler. Bunun dışında kalp, akciğer ve böbrek hastalığınız için kullandığınız ve hayati önemi olan ilaçlarınıza kemoterapi süresince devam edebilirsiniz. Kullanmak zorunda olduğunuz bu ilaçları doktorunuza yaptığınız ziyaretlerde göstererek bir sakınca olup olmadığını sormanız uygun olur.
Radyoterapi kemoterapi gibi hem kanserli hem de normal hücreleri etkiler.Radyoterapi aldıkları süre içinde hastalar mümkün olduğunca istirahat etmelidir.
Tedavi gören bölgedeki cilt kızarabilir, kuru, hassas ve kaşıntılı olabilir.Tedavinin sonuna doğru aynı bölge daha ıslak ve akıntılı hale gelir. Bu derinin ışına karşı verdiği bir reaksiyondur. Bu alan mümkün olduğunca hava ile temas edecek şekilde olmalı, sıkı iç çamaşırı ve kıyafetlerden bu dönemde kaçınılmalıdır. Işın tedavisi aldığı süre içinde bu bölge suyla temas ettirilmemelidir. Doktora sormadan bu bölge için herhangi bir losyon ya da krem kullanılmamalıdır.Işın tedavisinin deri üzerindeki etkileri geçicidir. Fakat etkilenmenin derecesi hastadan hastaya değişir. Bazen ışın tedavisi almış alan bölgede cilt rengi normale göre daha koyu renkte kalabilir.
Metastatik hastalıkta özellikle beyin metastazlarında beyin ışınlaması yapılır.Bu işlem 1 hafta veya 10 gün kadar sürer, ışın tedavisine bağlı bulantı ve kusma gibi yan etkiler gelişebilir.Bu durumlar için radyoterapist tedavi öncesinde ve tedavi devam ederken alınması gereken ilaçları hastaya anlatır

Beyine radyoterapi alan hastalar baş ağrısı, deride değişiklikler, yorgunluk, bulantı, kusma, saç dökülmesi, hafıza ve düşünme süresiyle ilgili problemle karşılaşalabilirler.Bir çok yan etki zamanla geçer.

Radyoterapinin diğer yaygın yan etkileri boğazda kuruluk ağrı, yutma zorluğu, yorgunluk, tedavi olan bölgede doku değişiklikleri ve iştah kaybıdır.

DİĞER YAN ETKİLER

Kanser iştah azalmasına neden olabilir. Bazı hastalarda ağızda tatsızlık oluşur. Çoğunlukla tedavilerin yan etkileri olan bulantı, kusma ve ağızda yaralar hastanın yemek yemesini güçleştirir. Fakat beslenme çok önemlidir. Öğünler mutlaka yeterli kalori ve protein içermelidirler. Böylece kilo kaybı ve dokuların kendini tekrar tamir etmesi sağlanabilir. Tedavi alan hastalar, düzenli ve yeterli beslenirlerse kendilerini daha enerjik ve iyi hissedeceklerdir ve ilaçların yan etkileri daha az görülecektir.

Verilen tedavi ile iyileşme şansı nedir?
Bazen hastalar iyileşme şanslarının rakamlarla ifade edilmesini isterler. Aslında yapılan büyük çalışmalarda hangi evredeki hastanın ortalama ne kadar süre yaşayabileceğine dair rakamsal yüzde değerleri mevcuttur. Ancak unutulmamalıdır ki bu istatistiksel değerler binlerce hastaya ait değerlerin bir ortalamasıdır, yani herhangi bir kanser hastasına ne olacağını önceden kestirmek için kullanılması tam olarak doğru olmaz. Kanseri olan iki hastanın gelecekte ne olacağı birbirinden farklıdır, tümörün ve hastanın kendisine ait bugün henüz bilemediğimiz pek çok faktör aynı hastalığa yakalanan iki kişinin farklı seyirler göstermesinde etkili olmaktadır. Bu nedenle kendinizi başka hastalarla kıyaslamayınız

HASTALARIN TAKİBİ :

Akciğer kanseri tedavisinden sonra hastanın takibi de çok önemlidir. Düzenli kontroller sağlık durumundaki değişiklikleri ortaya çıkarır. Böylece eğer kanser tekrarlar ya da yeni kanser oluşursa bu mümkün olduğunca çabuk tedavi edilebilir. Bu kontroller muayene, göğüs filmi ve çeşitli laboratuar testlerini içerir. Kontroller arasında ortaya çıkan herhangi bir sağlık problemi hemen doktora bildirilmelidir.
Tedavi sonrası önerilen özel bir diyet yoktur, dengeli beslenme, fazla yağlı yiyeceklerden kaçınma, düzenli egzersiz yapmak yani normal şartlar altında her sağlıklı insanin uyması gereken kurallar sizin için de geçerlidir.
Kilo kaybı, iştahsızlık, aşırı yorgunluk, bulantı-kusma, baş dönmesi, karın ağrısı ve dolgunluk, kemik ağrısı, iki haftadan fazla süren öksürük, baş ağrısı olduğunda normal periyodik kontrol zamanınızı beklemeden doktorunuza ulaşmanız gereklidir.

Tedavi sırasında ve sonrasında cinsel yaşamınıza eskiden olduğu gibi devam etmenizde bir sakınca yoktur. Kemoterapinin yumurtalık hücreleri üzerinde olan mutajenik (bebekte ciddi anormallikler olabilmesi) etkileri nedeni le tedavi süresince gebeliği önlemek için doğum kontrol yöntemlerinden biri tercih edilmelidir. Verilen kemoterapi ilaçlarının çoğu yumurtalıkların çalışmasını bozar ancak bu etkilenmenin derecesi hastadan hastaya değişir.Genç erkek hastalar gelecekteki yapay döllenme yada invitro fertilizasyon için kemoterapiden önce spermlerinin saklanmasını isteyebilirler.Bazı kemoterapik ilaçlar periferik sinirlerdeki duyuları etkilediğinden ereksiyon yeteneğini yada ereksiyon sağlamayı ve sürdürmeyi engelleyebilirler.

Tanı sonrası tedavi planı ile yaşadığınız fiziksel ve ruhsal sıkıntılar, hastalığa veya tedaviye bağlı yorgunluk, halsizlik hissi, cinsel yaşamınızın, istek ve heyecan duyma gibi duygularınızı etkileyebilir. Cinsel yaşamınız ile ilgili bu tür sorunlar , bu dönemde yaşadığınız ve tedavi sonrası geçen diğer sorunlar gibi zaman içinde geçecektir.
Cinsel yaşamınıza yönelik kaygılarınız olduğunu ve bu konuda yardım almak istediğinizi tedavi aldığınız kemoterapi ünitesindeki doktor ve hemşirelere belirtmekten çekinmeyiniz.

KANSER HASTALARINA DESTEK

Ciddi bir hastalıkla beraber yaşamak kolay değildir. Kanser hastaları tıbbi ve fiziksel değişikliklerle baş etmek bir yana hayatlarını zorlaştıran bir çok endişe, duygu ve düşüncelere sahiptir. Kanser hastaları işlerini sürdürebilme, ailelerinin geleceği ve günlük aktivitelerini yapabilme konusunda endişelidirler. Yapılan tetkikler, tedaviler, hastanede yatma gerekliliği, tedavi ücretleri onları endişelendirir. Bu duygusal durumla baş etmek içinde yardıma ihtiyacı vardır. Aslında bir hastanın bu duygusal durumuna dikkat etmek tedavinin bir parçasıdır. Sağlık personelinin desteği, destek grupları, hastadan hastaya ilişkiler kişinin kendisini daha az yalnız hissetmesini önler ve az stresli olmasını sağlar. Hayatlarının kalitesini artırır. Kanser destek grupları kanser hastalarının tecrübelerini paylaşmak ve konuşmak için güvenli ortamlar sağlar. Hastalar sağlık personeline böyle bir grup bulmak için danışabilirler.

Doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları onların tedavi, çalışma ve diğer faaliyetleri konusundaki sorularına yardımcı olurlar. Bunun yanı sıra dernekler, danışmanlar, dini topluluklar ve üyeleri hastaların kişisel problemleri ve gelecekleri ile ilgili olarak onların kaygılarını giderici yaklaşımlarda bulunabilirler.
Arkadaşlar ve akrabalar hastalara destek olabilir. Hasta, onunla dertleşecek diğer kanserli hastalarla tanışabilir. Kanser hastaları destek grupları oluşturup onlarla tedavinin etkileri ve kanser konusunda bildiklerini paylaşabilir. Bu konuda akılda tutulması gereken her hastanın farklı olduğudur. Her ikisi de aynı kanser hastası olmasına rağmen bir hasta için doğru olan tedavi ve yaklaşım diğeri için yanlış olabilir. Daima doğru olan arkadaşların ve diğer aile üyelerinin önerilerinin doktora danışıldıktan sonra uygulanmasıdır.

Akciğer kanseri evreleri

Akciğer kanseri 1. evre
Akciğer kanseri 2. evre
Akciğer kanseri 3. evre
Akciğer kanseri 4. evre

YAZAN: Prof. Dr. Serdar Turhal Onkoloji Uzmanı Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Bir önceki yazımız olan Böcek ilaçlarında beyin tümörü riski başlıklı makalemizde böcek ilaçları, Beyin Kanseri ve beyin tümörü hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
Akciğer Kanseri

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

614 yorum

  1. selam bu lanet hastalıkla ugrsan herkeze selam dilek babamın ısın tedavisinden sonra 2 hafta ara verildi bugun kontrolu vardı gittiler babamın sekeri 568 olmuş bı kacgun hastande kalacak gunden gune kötüleşiyo beynınde sıcrama ödem var evet ama daha öyle hayl falan görmuyo sadece hep uyuyo ayakları ellerı şiş bide artık ünsilin kullancaklar bıde o eksıktı ben daha evımdeyım yanına gıdıcem kardesım dugunu var 3 haziran da drlar demiş olmaz bır ay içinde yapın demış genel durumu iyi ama hastalıgı kötü demiş demiş demiş ah bu demişler bitmiyo cok canım sıkkın cok içim yanıyoo nasıl bır acı dilek bu nasıl bı acı rabbım sabır versın cok cektı babam cook

  2. esra_22cevap
    babanın beynine sıçrağını ve bu durumn nasıl ilerlediğini sormuşsun ben sana kendi yaşadıklarımızdan bahsedeyim ama bu durumu hemen kendinde yaşatma her hasta bir olmuyo.
    babam kemoterapi görürken gayet iyiydi,sonra doktorlar akciğerdeki yaraya ışın tedavisi uyguladılar tabi hiç bir yanıt alamadığımız gibi hastalık ilerledi son gittiğinde hast.beyine sıçradığını ödem oluştuğunu sölediler,yıkıldık tabi babama sölemedik bu durumu canıım ya hep kızım neden başım dönüyo benim bu kadar derdi ve yataktan kalkınca sırtınının üzerine geri yatardı 10sn kadar bayılırdı sonra hemen kendine gelirdi.Esra cım babam beyine sıçradıktan sonra 2.5ayyaşadı ama son zamanları akıl gidip geliyordu sürekli sevdiklerini görüyordu etrafında siz görmyorsunuz geldi mutfağa geçti diyordu,tekrardan acil şifalar diliyorum hepinize

  3. Herkesin babasına bişey olacak ama benimkine asla olmayacaktı,ben hep onun küçük kızı olacaktım (29)kucağına zıplardım her gördüğümde o benim sırtımı dayadığım çınar ağacımdı,kolum kanadımdı,arkadaşım,sevgilim,sırdaşım canım babamdı.Allah hepinize acil şifalar versin,bu sayfalara girmeyeli 9 ay oldu artık yapabileceğim hiç bişey yok çünkü canım babam bıraktı gitti beni 2sene verdiğimiz mücadeleyi 14 haziran günü kaybettik biz,bu siteye girme sebebim hep bir umuttu bu hastalığa yakalanıpta yenen varmı diye her seferinde gözyaşlarıyla kapardım,şuanda yakını hasta olanları o kadar iyi anlayabiliyorum ki sizlere sabır ve şifa dilemekten başka bişey gelmiyor elimden ve en önemlisi her saniyenezi dolu dolu geçirin biran bile bırakmayın elini heran ölümü beklemek kadar zor bişi olamaz.

    Admin notu: Babanızın mekanı cennet olsun Sn.Dilek. “..her saniyenezi dolu dolu geçirin biran bile bırakmayın elini..”

  4. Esra, Allah hepimize sabır versin. buraya yorum yapan ve hastası olan tüm arkadaşlarımıza da. ama lütfen şunu unutmayın. bu ilacın çaresi son evrede özellikle; moral! lütfen onlara cok iyi bakın, hijyenik ortamlarda bulunsunlar. Umudunuzu hiç yitirmeyin çabalayın ama gerçeklerle de yüzleşin. Bu hayatın gerçeği. Bazen bakıyorum da böylesine doğadan uzaklaşmış dünyamızda bizler de tesadüfen yaşıyoruz. Hayatlarımız o kadar ucuz ki. Hatta “ya birileri bir şey derse” diye yaşıyoruz. Lütfen başımıza gelen bu olaylardan ders çıkaralım. hayatlarımız değerli ve onu diğer insanların hayatlarına saygı çerçevesinde ertelemeden yaşayalım. Tadını çıkaralım, zevk almasını bilelim 3 günlük yalan dünyadan. Ve ruhumuzu başka yardıma muhtaç olanlara yardım ederek besleyelim ve doyuralım. Çünkü gözümüz doymuyor.

  5. pınar allah yardımcınız olsun allah cektırmesın cok zor bu hastalık bız o duruma gelmedık bunları okuyunca bıde bunlarımı cekecek canım babam dıyorum cok zor

  6. Merhaba. Öncelikle tüm hasta yakınlarına sabır ve hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Benim çok sevdiğim kayınbabam akciğer kanseri. Eylül’de (5 ay önce) 1 ay süren bir tahlil süreci sonunda 4.evre akciğer kanseri tanısı kondu. akciğerde sol üst-alt lob arası 8-10cm buyuklugunde kanser tümörü, bacak kemiklerine de sıcramıştı(uzak metastaz). yürüyemeyecek durumdaydı, ağrıları çoktu. bacakları için radyo terapi gordukten sonra (5gün ardarda) agrıları dindi. ancak Ekim ayında başlayan kemoterapiyle beraber tekrar halsiz düştü. Evde cok iyi bir sekilde bakılıyor ama her terapi öncesi kan değerleri düştüğü için kan veriliyordu. ancak ocak ayı sonu-şubat ayı başında zatüreye yakalandı. 5 seans kemoterapi bitmişti ve 6.yı olacaktı ancak antibiyotik kullanmak zorunda kaldıgı için ertelendi. daha sonra tahlil yapıldıgında kan degerlerinin cok dustugu goruldu ve akcigerlerden bir miktar sıvı almışlar sanırım. ardından kemoterapi gorebilmesi için kan verilmişti. 2-3 gün sonra (dün) nefes almakta zorlandıgı için acilen doktora götürdüler. tahliller sonucu kan verilmesine karşın degerlerin cok dusuk oldugu, yapabilecekleri her şeyi yaptıklarını (artık tedavi sürecinin bittiğini) ve her şeye hazırlıklı olmalarını söylemişler. Akşam gittiğimde rengi balmumu rengine dönmüş gözleri yüzü şişmişti. nefes almakta zorluk çekiyor. solunum cihazı bagladık bir kaç dakika biraz rahatladı. şu an ağrı kesicilerle duruyor ve sürekli yatıyor. Hepimiz durumu kabullenmiş durumdayız ama yine de bu durumu değiştirmiyor. Lütfen dualarınızı eksik etmeyin. Allah hepimize sabır versin.

  7. Selam Esra_2012 yazdiklarni okudum cok duygulandim.Allah yardimcin olsun.Allah butun hasta yakinlarna yardim etsin,hastalara şifa versin.Dua et Allaha.Çocuklarni düşün.Kendini toparla.Allahdan ümid kesilmez.

  8. BEN BABAMI GÖRMEYE GİDİNCE AKSAMDAN ARAYIP SABAH GELECEGIM KAHVALTIYA DIYORUM;
    BİRGÜN BANA DEDİ Kİ;
    bir daha gelecegın zaman akşamdan haber verme gece hiç uyumuyorum uyuyamıyorum ;
    olurda uyursam uyanamazsam dedi aklımdan cıkmıyo o söyledıklerı heran ölümü beklemek ne kötü bişey her görüşüp ayrılısımızda aglıyo vedalasıyo hep sanki ;
    KAHROLDUM:((((

  9. selam yagmur babamında kücük hücreli molign tümör yanı kötü huylu bende babama uzak oturuyom haftada 1 veya 2 kez görüyom bende onun yanında neselı mutluyum mutlu gözukuyorum mesela bugun gördum kahvaltısını ettı ve hep uyudu aksama kadar hıc kalkmadan uyudu etlerım agrıyo dıyo kollarımda derman yok dıyo beynınde odem var dıye kortezonlu ılac basladılar o cok sısırdı onu heryerım sıs dıyo bugun uyurken gittim öptüm onu gözünü bile acmadan tamam dedı evime geldim içim yana yana aglıyarak basımın agrısından duramıyom sımdı esım de kızıyo gıdıp görunce cok kotu oluyosun dıye napayım kötü olmayıpta o benım babam canım babam

  10. Selam.Esra_2012 Allah razi olsun.Ben de senin gibi cok korkuyordum.Seni cok iyi anliyorum.Korkma babana yardim et.Guclu ol.Allah yardimcin olsun.Ben ailemden uzak baska şehirde yaşiyorum.Babam olmeden son 10 gunde yanindaydim.Ona hep iyi bakmaya caliştim.Son gune kadar umutluydum.Hastalarmiz yemeyni yemeli,stresden uzak durmali.Benim babam da cok sinirli olmuşdu.Babam uyuyamiyordu.Babamda kucuk hucreli akciger kanseriydi.Allah hepinizin yardimcisi olsun.Allahdan umit kesilmez.Uzun suredir bu siteye bakmamişdim.Allah hepimizin dualarni kabul etsin.Dualarim sizinle.

  11. yagmur bana yaz herkez öyle dıyo kötüleşmeden ölmez bu hastalar diye ama drlar cok kötü konusuyo beyıne gecmesı beyınde ödem olusması onu bıraz sarstı cok sınırlı cok bagırıyo gözleri bi baska bakıyo onu kaybetmekkten cok korkuyorum cok ıcım acıyo ya bırden hafızasını kaybederse bızı tanımazsa dun onu görmeye gıttım 2 oglum var cok yaramazlar seslerınden cok rahatsız oldu kafası kaldırmıyo sesı hep uyuyo ıstahı cok ıyı ama dr sakınlestırıcı vermıs eger bunu ıcmezse sara gibi nöbet gecırebılırmıs allah bu hastalıkla ugrasanlara sabır yakınlarını kaybedenlere sabır

    yagmur senınde babanın mekanı cennet olsun allah sabır versın cok zor bıseymıs babam yaaaa;(

  12. Selam.Allah butun hastalara şifa versin.Yakinlarni kayb edenlere de sabir diliyorum.Allah sabir veriyo gercekten.Ben haziranda canim babami bu hastaliktan kayb etdim.Korkdugum şeyi yaşadim.Babam için hayirlisi boyleymiş diye duşunuyorum.Onun için dua ediyorum hep.Esra_2012 sana cevabim benim babam kotuleşerek vefat etdi.Allah şifa versin babana.Yardimci olmaya calişicam İnşallah.

  13. selam öncelikle herkese geçmiş olsun allahh sabırlar versin.ben,m babam 9 ay önce akçiger kanserii tanısı konuldu ve ilerlemiş derecede.kemoterapi uygulandı 6 seyans herşey cok güzell gidiyodu ama soguk aldı akcigerleri su topladı.bu yüzden kötüye gitti doktor son olarak kırmızı küre denilen kemoterapi tedavisini uyguladı 2.seyansımız iyi gidiyo ama bi sorunumuz var..nefes alıppp verirken konuşurkenn cok zorlanıyo.ve dizleri artık tutmaz oldu.ama genel durumu cok iyi..neyden kaynaklanıyo olabilirr.cvplarsanız sevinirim.

  14. selam arkadaşlar benimde babam 54 yasında bundan 7 ay önce siddetli sırt kol ve gögüs agrısıyla doktora gittik flim emar pet tomogrofi ilaclı tomografi derken 4.evre kanser kemiklere karacigere sıcramıs akciger kanseri yani:(
    ilk hemen kemotorepi gördü 7 kür ardından 25 gün üstüstte ışın gördü.gecen bas agrısı şıkayeti vardı dr emar ıstedı beynde ödem olusmus ve beyine sıcramıs suan babam cok ıyı ıstahı ıyı yasam kalıtesı ıyı arada araba bıle kullanıyo tek sıkıntısı arada agrıları var ve asırı sinir var cok sinirlenip bagırıyo drlar bize tedavıye yanıt verse bile 1 yıl yaşar dedi.benim tek korkum birden ölmesi sizce böyle bişey olur mu yoksa kötüleşmeden bişey olmaz mı tabi ki allah ne yazdıysa obiliyorum ama bende kendimce avuntular arıyorum.ltfen yazın bana burda yazılanların neredeyse hepsini okudum allah ölenlere rahmet yakınlarına sabır bu hastalıkla ugrsanlarada allah yardım etsın babam daha cok genc içim acıyo onu böyle görünce allah herkezin yardımcısı olsun yazın bana okuyanlarrr

  15. Slm Arkadaşlar ben babamı akciğer kanserinden kaybedeli 6 sene oldu ben burda doktorların yazdıklarına emeklerine saygım sonsuz ancak bazen hiçde belirti vermiyor kanser 3 4 senelik bir kansermiş babamınki ama o süre içinde hastahaneye gidildiğinde çıkmadı bir şey hiç bir yan etkisini de göstermedi son 4 aya kadar doğru bir doktora gitmek ve doğru tahlil etmesi lazım ve her kez 6 ayda bir çekap yaptırsın en ince ayrıntısına kadar bazen cekapta bile görünmez hastalık iyi akşamlar….

  16. Mrb arkadaşlar,
    Benim babamda 10 ay önce ağzından tükürükle gelen yoğun balgam şikayetiyle gittiği hastanede tanı için ilaçlı emar çekildi.Adeno AC Akciğer kanseri olduğunu öğrendik. Kanserin 3a. evresinde olduğu yapılan tetkiklerde anlaşıldı. Ankara Keçiören Göğüs Hastalıkları hastanesinde yatarak 2 kür damardan ilaç verilerek kemoterapi gördü. Her ne kadar hastalık ilerlemiş olsada babamın bünyesi ve kemik yapısı iri babayiğit bünyesi vardı. Hastaneye götürdüğüm zaman ben hastanenin merdivenlerine çıkarken hasta sanki bendim, babam merdivenleri ikişer üçer çıkıyordu arkasından yetişemiyordum. Tanı için sırtı delindi burnundan kamera sokulup ciğerler yıkanırken ses telleri parçalanmış sesi kesildi tanı için alınan parçalar bu zorlu tanı ve tespit süreciyle tedavi kemoterapi sonrası ilerleyen süreçte babamın bünyesi eridi bitti beli büküldü ağrıları arttı inanın 10-15 yaş bir den çöktü. Çünkü ameliyat şanşı olmamasına rağmen ( 3a evre ) ısrarla ameliyata zorlanıyordu gir o ağır ameliyata zaten kemoterapi sonrası zayıflamış bünye hastaların işi bitiyor. Oda arkadaşları bir kaç gün içerisinde teker teker vefat ediyordu. Gözümüz korktu babamızı ameliyat ettirmedik hastanesini değiştirdik İbni Sina ve sonra Hacettepe’ devam edildi artık ne gerekiyorsa yapılıyordu kemik sintigrafisi çekildi 4. evreye geçmiş dünyam yıkıldı diğer organlarada metaztaz yapıp sıçramış 7 kere ışın tedavisine girdi. 20 gün sonra tekrar kontrole gelin deyip gönderdiler. Bulantı ve kusma genize su ve yiyecek kaçırma gibi yan tesirleri oldu ancak birden babamda bir değişim ve iyileşme süreci oldu sanki ağrı sancı yok oldu iştahı arttı canı işkembe karın haşlaması istermiş tuzlayıp bolca yedi yanmış içerisi turşu suyu içti bir kaç gün. 08.12.2011′ Hakkın rahmetine kavuştu. Bu ve benzer sitelerdeki yorumlari dikkatli takip etimde bu gerçeklere önceden kendimi beyin olarak hazırladım. Bu evrelere girmiş bir hasta artık ne yapsan yaşam süresi yüzdesini uzatamıyorsun. Bu tedavi süreci ve yapılanlar gerçekten hastaya eziyet veren git gel çileli bi süreç. Hastane personelide gerek doktoru gerek hemşiresi arge ortamında karşısındaki hasta aynı zamanda argenin yardımcı bi deneği ağırdan alan tavırlarıyla mevzuatla bezgin bi süreç yaşatıyor hastaya; onlar içinde çok içinden çıkılmaz durum binlerce bu durumda hasta var önlerinde …. Bu hastalığa tutulan bu dört evreyi değişen kişi ve koşullarda yaşayıp yaşam kalitesi denen acı ızdırap çekmeden zaten kısa olan yaşam süresini biraz uzatabilme mücadelesidir…. “ Hastanız kimse öpüp koklayın onunla birlikteliğin tadını çıkartın ne istiyorsa yapmaya çalışıp memnun edin, kabul edin geri dönülmez bi geri sayım başlamış durumda, kabul edin artık birlikteliğinizin son günlerinizi yaşıyorsunuz aylar günler artık sayılı bu süre çok kısa geliyor… Babamın dediği gibi ” Ölüm ne bir nefes önce ne bir nefes sonradır ” Allahın takdir ettiği o vakit geldi ise kanser bahanesi oluyor. Buradan söyleyeceğim, Babam son ana kadar ibadetlerini yapıp Allah’la muhabbet içerisinde ona kavuşmak dileğiyle caresiz af dileyerek O’na sığınarak rahatladı. Allah rahmet eylesin mekanın Cennet olsun. ” Cemal Bilgin

  17. Merhaba arkadaşlar. Benim babam bundan tam bir yıl önce sırt üstü yatamayacak şekilde şiddetli bir göğüs ağrısı ile doktora başvurdu.filmler derken kartal da bronkoskobi yapıldı. bir yıl önce tam bugün kücük hücreli akciğer kanseri teşhisi konuldu.bütün ailece yıkıldık. dünyanın sonu gelmiş gibiydi.ancak en güçlümüz herzaman babamdı.bu hastalığı yeneceğim diyordu.diğer tahlilleri yapıldı filmleri çekildi.hastalık sadece akciğerindeydi metastazı yoktu.sonra altı kür kemoterapi öngörüldü 4.kürden sonra filmleri çekildi ve tümorun yokolduğu görüldü.koruma amaclı akciğerine ve beynine radyoterapi aldı.babam suan turp gibi.ama hiç umudunuda kendinide kaybetmedi.bizler ona acılarımızı yansıtmadık.suan 3ayda bir kontrolleri oluyor.insallah birsey cıkmaz yeniden.sizlerde umudunuzu kaybetmeyin.evet kötü bir hastalık ama herzaman sonu ölüm olmayabiliyor..

  18. öncelikle geçmiş olsun benim babam da akciğer kansei istanbulda yedi kule hastanesinde tedavi görüyo doktorumuzun ismi gülten çok ilgili bi doktor babam dan da parça alındı babamda tansiyon falan da var bence siz doktoruna şikayetlerini söleyin ona göre yaparlar bir de bi arkadaş antalya da Medical Perk Hastanesi PROF. DOK: Yener Koç bu doktordan çok memnun kalmış ünlü bi doktormuş ve bi kaç tane birinciliği falan varmış sanırım paylaşmak istedim Allah yardızımız olsun.

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
akciğer kanseri | lenf kanseri | yumurtalık kanseri | meme kanseri | mide kanseri | cilt kanseri |