Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi, Akciğerde başlayan kanserler iki ayrı tipe ayrılırlar. Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri. Bu kanserlerin birbirinden ayırımı, hücrelerin mikroskoptaki görüntülerine göre yapılır. Her iki tip kanserde değişik şekillerde gelişip yayılır ve tedavi edilirler.

Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri

Küçük hücreli akciğer kanserlerinden daha yaygındır ve genel olarak daha yavaş gelişir ve yayılırlar. Bu kanserin 3 ana tipi vardır:Bu tipler arasında tedavi ve yaşam süresi açısından fark yoktur.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri

Bu kansere bazen de yulaf yulaf hücresi kanseride de denir. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserine göre daha az yaygındır. Bu tipdeki kanserler daha hızlı gelişir ve vücudun diğer organlarına yayılması da daha fazladır.

Akciğerlerde başlayan kanserler 2 tipe ayrılırlar. Mikroskop altında hücrelerin görüntüsüne göre küçük olmayan hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri. Her tip akciğer kanseri farklı şekilde büyür, gelişir ve tedavi edilir.

Akciğer Kanserinde Risk Elementleri

Akciğer kanser oluşumu tek bir sebebe bağlanamaz. Yapılan araştırmalar sonucu akciğer kanserinin bir çok nedeni bulunmuştur Çeşitli faktörler akciğer kanser oluşumunda rol oynayabilir. . Bunların çoğu tütün kullanımıyla ilişkilidir Kanser bulaşıcı değildir. Bazı insanların akciğer kanser olma riski diğerlerinden daha fazladır. Aşağıdaki durumlarda kanser riski artmaktadır.

Sigara içmek akciğer kanserine neden olur. Tütündeki zararlı maddeler (karsinojen) akciğerdeki hücrelere zarar verir. Zamanla bu zararlı etkiler hücrelerde kansere neden olabilirler. Bir sigara içicisinin akciğer kanseri olması; hangi yaşta sigara içmeye başladığı, ne kadar süredir sigara içtiği, günde içtiği sigara sayısı, sigarayı ne kadar derin içine çektiğiyle alakalıdır. Sigara içmeyi bırakmak bir kişinin akciğer kanseri olma riskini büyük ölçüde düşürür.

Puro ve pipo;puro ve pipo kullananlar bunları kullanmayanlara göre daha çok akciğer kanseri olma riskine sahiptirler. Kişinin kaç yıldır puro veya pipo içtiği , günde kaç adet içtiği ve ne kadar derin içine çektiği, kanser olma riskini etkileyen faktörlerdir. İçlerine çekmeseler de puro ve pipo içicileri akciğer ve ağız kanserinin diğer tipleri için de risk altındadırlar.
Pasif içiciler (tütün dumanına maruzkalanlar); akciğer kanseri olma riski pasif içicilik durumunda da artmaktadır.

Asbest; Belli bazı endüstrilerde kullanılan ve doğal olarak fiberlerde bulunan bir mineral grubudur. Asbest fiberleri partiküllere ayrılmaya meyillidirler ve havada dolaşıp kıyafetlere yapışırlar. Bu partiküller solunduğu zaman akciğerlere yerleşirler ve orada akciğer hücrelerini zarara uğratırlar ve böylece kanser gelişme riskini artırırlar. Çalışmalar asbeste maruz kalan işçilerde akciğer kanseri gelişme riskinin maruz kalmayanlara göre 3-4 kat daha fazla olduğunu göstermiştir. Bu artış gemi inşası, asbest madenleri, izolasyon işi ve fren tamiri gibi endüstrilerde çalışanlarda gösterilmiştir.
asbest
Akciğer kanseri olma riski asbest işçileri sigara içiyorlarsa daha fazladır. Asbest işçileri iş verenleri tarafından temin edilen koruyucu malzemeleri kullanmak ve tavsiye edilen iş ve güvenlik prosedürlerini takip etmek zorundadırlar.

Hava Kirliliği; Akciğer kanseri ile hava kirliliğine maruz kalmak arasında bir ilişki bulunmuştur. Ama bu ilişki açıkca tarif edilememiştir ve daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.
Akciğer Hastalıkları; Verem gibi bazı akciğer hastalıkları kişinin kanser olma riskini artırırlar. Akciğer kanserinin veremle etkilenen bölgelerde daha fazla gelişme eğilimi vardır.

Radon gazı; Radon, renksiz, kokusuz, tatsız doğal olarak meydana gelen radyoaktif bir gazdır. Radon yine radyoaktif bir madde olan uranyumun bozunması sonucu oluşur. Kapalı mekanlarda radon girişinin birinci kaynağı yeraltındaki toprak, ikinci kaynağı ise binalarda kullanılan malzemelerdir. 

radon-gazi

Evlerimizin yapıldığı arazide bulunan doğal uranyumun miktarı ve uranyumdan oluşan radonun ev tabanında bulunan aralıklardan eve sızması, evdeki yapı malzemesinden kaynaklanan radonun havaya karışması maruziyeti etkileyen önemli etkenlerdir. Radon gazının havadaki miktarı bölgeden bölgeye ve ülkeden ülkeye göre değişim gösterir. 

Özellikle soğuk havalarda evlerin ısıtılması sonucu evdeki basınç az ve dışardaki basınç fazla olur ve bu nedenle içerdeki radon oranı yükselir. Aynı durum rüzgarlı havalar için de geçerli olduğu için radon oranı içerde artar. Yaz aylarında ise iyi havalandırılmış işyeri ve evlerde dışarısı ile basınç farkı olmayacağı için ortamdaki radon seviyesi azalır. 

Maruziyet süresi ve maruz kalınan radon seviyesi arttıça risk artar. Sigara içenlerde radona bağlı akciğer kanseri riski sigara içmeyenlere göre daha fazladır. Çocuklar ve yaşlılar yetişkinlere oranla radona karşı daha hassastır. Jeolojik olarak uranyum bulunan arazilerde yapılan evlerde radona maruziyet uranyum miktarı az olan bölgelere göre daha fazladır. Evlerin birinci ve zemin katlarında radon miktarı fazladır. 

ABD’de, her yıl 20 binden fazla insanın radon gazının sebep olduğu akciğer kanseri sonucu yaşamını yitirdiği belirlenmiştir.

Hastanın hikayesi; Bir kere akciğer kanseri olan kişinin tekrar ikinci akciğer kanseri olma riski, hiç kanser olmamış kişiye oranla daha fazladır. Akciğer kanseri tanısı aldıktan sonra sigara içmeyi bırakmak, ikinci bir akciğer kanseri gelişmesini önleyebilir.
Riskli meslekler; madenciler, tekstil, izolasyon ve tersane işçileri, petro-kimya, baca temizleyiciler, plastik sanayi işçileri, maden ve kaynak işçileri, çamaşır suyu üreticileri,cam seramik,muşamba ve batarya işçileri,boya,dökümhaneler,çelik işçileri

Akciğer kanserinden korunmanın en iyi yolu sigara içmeyi bırakmak veya hiç başlamamaktır.

Akciğer Kanseri Belirtileri

BULGULARIN FARKINA VARILMASI

Akciğer kanserinin belirti ve bulguları:

1- Bitmek bilmeyen ve zamanla daha kötüye giden bir öksürük
2- Kalıcı göğüs ağrısı
3- Kan tükürmek
4- Nefes darlığı
5- Hırıltılı nefes alıp-vermek.
6- Sık sık zatürre veya bronşit olması ve geçmemesi
7- Boyun ve yüzde şişkinlik
8- İştahsızlık ve kilo kaybı
9- Yorgunluk

Bu bulgular akciğer kanserinden veya daha az ciddi durumlardan kaynaklanabilir.Bulguların bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.

AKCİĞER KANSERİNİN TANI KONUMU

Belirtilerin nedenlerini bulmaya yardımcı olması için doktor kişinin geçirdiği hastalıkları, tütün kullanma ( sigara,pipo,puro vs.) durumunu, çevresel veya mesleki olarak maruz kaldığı maddeleri ve diğer aile fertlerinde kanser olup olmadığını sorgular. Göğüs röntgeni ve bazı testler isteyebilir. Eğer akciğer kanserinden şüpheleniyorsa balgam tetkiki (sputum sitoloji ; akciğerlerdeki mukozadan derin öksürükle çıkan materyalin mikroskopta incelenmesi) ister.Bu tetkik akciğer kanserini tespit etmek için basit ve yararlı bir testtir. Doktorun kanserden emin olmak için akciğer dokusunu incelemesi gerekebilir.
Biyopsi ile alınan küçük bir doku parçasının patolog doktor tarafından mikroskop altında incelenmesi kişinin kanser olup olmadığını gösterir.

Bu doku parçasını almak için bir çok yöntem vardır.

1)Bronkoskopi: İnce ve ışıklı bir tüp ( bronkoskop) hava yollarını görmek için ağızdan sokulur, hava yolları incelenir ve buradan küçük bir doku parçası alınır.
2)İğne aspirasyonu: Göğüsten bir iğne sokularak tümörden küçük bir doku parçası alınması işlemidir.
3)Torasentez: Bir iğne kullanılarak akciğerleri çevreleyen sıvıdan biraz alınıp bu örneğin incelenmesidir.
4)Torakotomi: Kanseri tanımak için tümörden bir parça almak amacıyla göğüs kafesinin cerrahi müdahale ile açılmasıdır.

HASTALIĞIN EVRELENDİRİLMESİ:

Yapılan tetkikler sonucu hastada kanser saptanırsa doktor hastalığın hangi evrede olduğunu öğrenmek isteyecektir. Bu evrelendirme kanserin yayılıp yayılmadığını yayılmış ise vücudun hangi bölgesine yayıldığını bulmak için yapılır.

Akciğer kanseri genellikle beyin ve kemiklere yayılır. Hastalığın evresini bilmek doktorun tedaviyi planlamasına yardımcı olur. Kanserin yayılıp yayılmadığını bulmak için kullanılan bazı tetkikler şunlardır:

Bilgisayarlı tomografi
Magnetik Rezonans İncelemesi
Kemik sintigrafisi; Kanserin kemiklere yayılıp yayılmadığını gösterir. Az bir radyoaktif madde kan dolaşımına verilir ve anormal kemik gelişimi olan yerde toplanır.Tarayıcı denilen alet bu alanlardaki radyo aktif seviyesini ölçer ve bunu röntgen filmine kaydeder.

Mediastinoskopi / Mediastinotomi: Mediastinoskopi kanserin göğüsteki lenf düğümlerine yayılıp yayılmadığını gösterir.

AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ

Tedavi bir çok faktöre bağlıdır. Bunlar akciğer kanserinin tipi, hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumudur. Bir çok değişik tedaviler ve tedavi kombinasyonları tedavide kullanılır.
Ameliyat sonrası gözle görünür, tespit edilecek düzeyde kanseri kalmayan hastalara verilen ek tedaviye adjuvan tedavi denir. Adjuvan tedavi ameliyat sonrası gözle görülmeyen ancak geride kalmış olması muhtemel az sayıdaki kanser hücrelerini öldürmek amacı ile verilir. Adjuvan tedavi verilip verilmeme kararı patoloji raporundaki özelliklere, hastanın yaşına, ve genel durumuna göre belirlenir. Hastalar ameliyat sonrası adjuvan tedavi olarak sadece kemoterapi veya sadece radyoterapi veya hem kemoterapi hem radyoterapi tedavisi alabilirler. Bazen, çok erken evrede olan hastalarda ameliyat sonrası adjuvan tedavi gerekmeyebilir.
Cerrahi Kanseri yok etmek için yapılan operasyondur. Cerrahi müdahalenin tipi kanserin akciğerdeki yerleşimine bağlıdır. Akciğerdeki küçük bir parçayı almak için yapılan operasyon ‘wedge’ veya ‘segmental’ rezeksiyon olarak adlandırılır.

Eğer cerrahi olarak tüm lob alınırsa (lobektomi), sağ veya sol akciğerin biri alınırsa (pnomonektomi) olarak adlandırılır. Bazı tümörler yerleşimi, büyüklüğü ve hastanın genel sağlık durumu nedeniyle ameliyat edilemez.

Kemoterapi kanser hücrelerinin ilaçlarla öldürülmesidir. Genellikle birden fazla ilaçtan oluşur. Kemoterapiyi yalnız bu konuda özel eğitimi olan hemşireler verir. Kemoterapinin verilme sayısı kür diye ifade edilir (1. kür, 2. kür gibi) ve genellikle aynı ilaçlar 21 veya 28 günde bir tekrarlanarak verilir. Kemoterapi çoğunlukla damardan sıvı şeklinde ayaktan tedavi merkezlerinde veya ağızdan hap olarak verilir. Bazen hastanın genel durumundaki bozukluk , verilen ilaçlar veya ilaçların veriliş şekillerine göre hastaların tedavilerini hastanede yatarak almaları gerekebilir. Her kür sonrası hastalar medikal onkoloji polikliniğinde kontrol edilirler. Bu kontrollerde hastalar muayene edilir, şikayetleri dinlenir, ilaçların yan etkileri sorgulanır ve vücuttaki diğer organlara bir zarar verip vermediğini araştırmak için bazı kan tetkikleri istenir. Her kür öncesi kan sayımının yapılması ve bu sayımın kemoterapiyi veren yetkili hemşirelere gösterilmesi gerekmektedir. Bir hastanın ameliyat sonrası kemoterapi alıp almayacağını, eğer alacaksa kaç kür alacağını patoloji raporundaki tümöre ait özellikler belirler. Ancak bu kararların verilmesinde hastanın yaşı, genel durumu da önemli rol oynar.
Bir gün içinde 12 saatten fazla zamanını yatarak geçirecek kadar genel durumu kötü olan hastalara kemoterapi verilmesi, yan etkilere tahammül edeme yeceklerinden uygun değildir. Kemoterapi yapılması planlanan hastalar, ameliyat olmuşlarsa ameliyattan sonraki 3 hafta içinde kemoterapinin başlanması tercih edilir.

Kemoterapi alan hastalar her kemoterapiden yaklaşık bir hafta kadar sonra medikal onkoloji polikliniğinde doktor kontrolünden geçmelidir. Bu kontrolde hastalar muayene edilir, şikayetleri dinlenir, kemoterapinin yaptığı yan etkiler değerlendirilerek gerekirse ilacın dozunda yeniden ayarlama yapılır.
Işın tedavisi:Aynı zamanda radyoterapi de denir. Kanser hücresini öldürmek için yüksek enerjili ışınlar kullanılmasıdır. Sınırlı her alana uygulanır ve bu alandaki kanser hücrelerini etkiler.Radyoterapi bir tümörü küçültmeye yönelik olarak cerrahiden önce veya kanser hücresini yok etmek için yapılan bir müdahaleden sonra uygulanabilir. Doktorlar radyoterapiyi genellikle kemoterapi ile birlikte cerrahi tedaviye karşı birinci alternatif olarak kullanırlar. Nefes darlığı gibi belirtilerin giderilmesi için de kullanılabilir.

Foto dinamik terapi Bu özel bir kimyasal maddenin kan dolaşımına verilmesi ve hücreler tarafından alınmasıdır. Bu kimyasal madde normal hücreleri hızla terk eder. Fakat kanserli hücrelerde daha uzun bir süre kalır. Daha sonra bu hücrelere lazer ışığı uygulanarak maddenin aktif hale geçmesi sağlanır ve hücreler öldürülür.

Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri tedavisi:

Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri hastaları bir çok değişik yolla tedavi edilebilirler. Tedavinin seçimi hastalığın yaygınlığı ile ilgilidir. Cerrahi müdahale en yaygın tedavi şeklidir. Radyoterapi ve kemoterapi de hastalığın süresini yavaşlatma ve semptomları kontrol etmede kullanılabilir.

Küçük hücreli Akciğer kanseri tedavisi:

Küçük hücreli akciğer kanseri hızlı yayılır. Bir çok vakada hastalık tanı konduğunda vücudun diğer bölümlerine de yayılmıştır. Doktorlar vücuda yayılmış kanser hücrelerine ulaşmak için hemen hemen her zaman kemoterapi kullanırlar. Kemoterapi içeren tedavi de akciğerdeki tümörler veya vücudun diğer bölümlerindeki tümörler hedeflenerek uygulanabilirler.Bazı hastalara beyine yönelik radyoterapi orada kanser olmasa da uygulanabilir. Bu tedaviye koruyucu beyin ışınlaması denir. Bu beyinde tümör oluşmasını engellemek için verilir. Cerrahi tedavi küçük hücreli akciğer kanserinde çok az uygulanır.

YAN ETKİLER

Kanser tedavisinin yan etkileri tedavi tipine bağlıdır ve her hasta için farklı olabilir. Doktor ve hemşireler tedavinin muhtemel yan etkilerini hastalara açıklarlar. Yan etkilerden korunmak için tedavi öncesi ve sonrası yollar önerirler.

Cerrahi Akciğer kanseri için temel tedavi yöntemidir. Akciğer cerrahisinden sonra göğüste hava ve sıvı birikme eğilimindedir.Hastalar genellikle dönmekte, öksürmekte ve derin nefes almada yardıma gerek duyarlar. Bu hareketler tedavi için önemlidir. Çünkü geri kalan akciğer dokusunun genişlemesine yardımcı olur ve fazla hava sıvı birikmesine engel olurlar. Göğüste ağrı, nefes darlığı akciğer cerrahisinin yaygın yan etkileridir. Hastalar eski enerji ve güçlerine kavuşmak için hafta-aylara ihtiyaç duyabilirler.

Kemoterapinin yan etkileri verilen ilaca göre değişir. Genel bir kural olarak kemoterapi hızla çoğalan hücreleri etkiler. Kanama sırasında pıhtılaşmayı sağlayan, hastalıklara karşı savunmamızı yapan ve vücudumuzdaki organlara oksijen taşıyan kan hücreleri hızlı çoğalan hücrelerdir. Bu kan hücreleri kemoterapi aldıktan yaklaşık 1 hafta 10 gün sonra sayıca azalırlar ve bu nedenle çabuk morarma veya diş fırçalama gibi küçük işlemler sonrası kanama olabilir. Normalde vücudumuza girdiklerinde savunma sistemimiz güçlü olduğundan hastalık yaratmayan mikroplar kemoterapi sonrası savunmamızı sağlayan hücreler azaldığından kolaylıkla ateşli hastalıklara yakalanmamıza neden olabilirler.Bu dönemde yıkanarak yediğimiz çiğ sebze ve meyvelere (örneğin salata gibi) en az 10 gün kadar yemekten kaçınmalısınız.Unutmayınız ki bu yasak meyve ve sebzelerin hastalığınız üzerine olan herhangi bir etkisinden dolayı değil, ne kadar temiz yıkasanız da yiyeceğiniz sebze veya meyvenin üzerinde kalmış olması muhtemel mikroplardan kaçınmak içindir. Yiyeceklerinizin bu zaman dilimi içinde pişmiş olmasına dikkat ediniz. Eğer 38.50C in üstünde bir saati geçen ateşiniz olursa mutlaka doktorunuza ulaşınız. Ateşiniz var ve kan hücreleriniz kan sayımında düşük bulunursa antibiyotik tedavisi almanız gereklidir. Kan hücrelerinizin sayısında meydana gelen bu azalma bir hafta ila 10 gün içinde kendiliğinden geçer ve hücreler normal sayılarına ulaşır.

Bir başka hızlı çoğalan hücre grubu sindirim sistemi hücreleri ve kıl kökü hücreleridir. Bu nedenle kemoterapi sonrası genellikle ilk haftadan sonra saçlar dökülür. Hastalarda iştah kesilmesi, bulantı, kusma, ishal ve ağız yaraları gelişebilir, bu yan etkilerin hemen hepsi ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Bu yan etkiler kısa sürelidir, hastaların şikayetleri bir sonraki kemoterapi başlamadan önce geçmiş olur
Kemoterapinin bahsettiğimiz bu yan etkilerinin şiddeti hastadan hastaya değişir. Günümüzde modern kemoterapilerle uzun, kalıcı yan etkilere rastlamak nadirdir. Ancak bazı kemoterapi ilaçları kalp üzerinde olumsuz etkiler yapabilir, bu tür ilaçları kullananlarda doktor periyodik olarak kalbinizin etkilenip etkilenmediğini anlamak için tetkikler ister. Bugün kullanılan kemoterapi ilaç dozları ve kemoterapi kür sayıları kalp üzerinde olumsuz etki yapacak boyutta değildir. Bazı kemoterapi ilaçlarını aldıktan yıllar sonra kan kanseri yani lösemi gelişme riski vardır.
Ayrıca bazı kanser ilaçları yumurtalıkları etkileyerek yumurta hücrelerini öldürürler, böylece yumurtalıklar kadınlık hormonu olan estrojeni üretemez ve hastalar menopoza girerler. Adetler seyrekleşir yada durabilir ve bu durumda kadınlar hamile kalamazlar. Özellikle 35-40 yaşın üzerinde kemoterapi ile meydana gelen kısırlık kalıcıdır. Daha genç hastalarda kemoterapi süresince kesilen adetler bir süre sonra normale dönebilir.

Sağlık personeli kemoterapi sonrasında tedavinin olası yan etkilerini açıklarlar ve şikayetleri yok etmeye yönelik yollar önerirler.

Kemoterapi ilaçları çoğunlukla damardan verilir ve verildikleri damara zaman içinde zarar verip, damarın sertleşmesine ve dışarıdan bakıldığında gözle fark edilebilir hale gelmesine neden olabilirler. Kemoterapi alırken veya aldıktan sonraki gün ilacı aldığınız kolda kızarıklık şişme ve yanma olursa hemen doktorunuza haber vermelisiniz.
Kemoterapi alırken herhangi bir nedenle ağrı kesici kullanmanız gerekirse doktorunuza danışınız. Çünkü bazı ağrı kesiciler vücuttaki kan hücrelerinde sayıca veya işlevce azalmaya neden olabilirler. Bunun dışında kalp, akciğer ve böbrek hastalığınız için kullandığınız ve hayati önemi olan ilaçlarınıza kemoterapi süresince devam edebilirsiniz. Kullanmak zorunda olduğunuz bu ilaçları doktorunuza yaptığınız ziyaretlerde göstererek bir sakınca olup olmadığını sormanız uygun olur.
Radyoterapi kemoterapi gibi hem kanserli hem de normal hücreleri etkiler.Radyoterapi aldıkları süre içinde hastalar mümkün olduğunca istirahat etmelidir.
Tedavi gören bölgedeki cilt kızarabilir, kuru, hassas ve kaşıntılı olabilir.Tedavinin sonuna doğru aynı bölge daha ıslak ve akıntılı hale gelir. Bu derinin ışına karşı verdiği bir reaksiyondur. Bu alan mümkün olduğunca hava ile temas edecek şekilde olmalı, sıkı iç çamaşırı ve kıyafetlerden bu dönemde kaçınılmalıdır. Işın tedavisi aldığı süre içinde bu bölge suyla temas ettirilmemelidir. Doktora sormadan bu bölge için herhangi bir losyon ya da krem kullanılmamalıdır.Işın tedavisinin deri üzerindeki etkileri geçicidir. Fakat etkilenmenin derecesi hastadan hastaya değişir. Bazen ışın tedavisi almış alan bölgede cilt rengi normale göre daha koyu renkte kalabilir.
Metastatik hastalıkta özellikle beyin metastazlarında beyin ışınlaması yapılır.Bu işlem 1 hafta veya 10 gün kadar sürer, ışın tedavisine bağlı bulantı ve kusma gibi yan etkiler gelişebilir.Bu durumlar için radyoterapist tedavi öncesinde ve tedavi devam ederken alınması gereken ilaçları hastaya anlatır

Beyine radyoterapi alan hastalar baş ağrısı, deride değişiklikler, yorgunluk, bulantı, kusma, saç dökülmesi, hafıza ve düşünme süresiyle ilgili problemle karşılaşalabilirler.Bir çok yan etki zamanla geçer.

Radyoterapinin diğer yaygın yan etkileri boğazda kuruluk ağrı, yutma zorluğu, yorgunluk, tedavi olan bölgede doku değişiklikleri ve iştah kaybıdır.

DİĞER YAN ETKİLER

Kanser iştah azalmasına neden olabilir. Bazı hastalarda ağızda tatsızlık oluşur. Çoğunlukla tedavilerin yan etkileri olan bulantı, kusma ve ağızda yaralar hastanın yemek yemesini güçleştirir. Fakat beslenme çok önemlidir. Öğünler mutlaka yeterli kalori ve protein içermelidirler. Böylece kilo kaybı ve dokuların kendini tekrar tamir etmesi sağlanabilir. Tedavi alan hastalar, düzenli ve yeterli beslenirlerse kendilerini daha enerjik ve iyi hissedeceklerdir ve ilaçların yan etkileri daha az görülecektir.

Verilen tedavi ile iyileşme şansı nedir?
Bazen hastalar iyileşme şanslarının rakamlarla ifade edilmesini isterler. Aslında yapılan büyük çalışmalarda hangi evredeki hastanın ortalama ne kadar süre yaşayabileceğine dair rakamsal yüzde değerleri mevcuttur. Ancak unutulmamalıdır ki bu istatistiksel değerler binlerce hastaya ait değerlerin bir ortalamasıdır, yani herhangi bir kanser hastasına ne olacağını önceden kestirmek için kullanılması tam olarak doğru olmaz. Kanseri olan iki hastanın gelecekte ne olacağı birbirinden farklıdır, tümörün ve hastanın kendisine ait bugün henüz bilemediğimiz pek çok faktör aynı hastalığa yakalanan iki kişinin farklı seyirler göstermesinde etkili olmaktadır. Bu nedenle kendinizi başka hastalarla kıyaslamayınız

HASTALARIN TAKİBİ :

Akciğer kanseri tedavisinden sonra hastanın takibi de çok önemlidir. Düzenli kontroller sağlık durumundaki değişiklikleri ortaya çıkarır. Böylece eğer kanser tekrarlar ya da yeni kanser oluşursa bu mümkün olduğunca çabuk tedavi edilebilir. Bu kontroller muayene, göğüs filmi ve çeşitli laboratuar testlerini içerir. Kontroller arasında ortaya çıkan herhangi bir sağlık problemi hemen doktora bildirilmelidir.
Tedavi sonrası önerilen özel bir diyet yoktur, dengeli beslenme, fazla yağlı yiyeceklerden kaçınma, düzenli egzersiz yapmak yani normal şartlar altında her sağlıklı insanin uyması gereken kurallar sizin için de geçerlidir.
Kilo kaybı, iştahsızlık, aşırı yorgunluk, bulantı-kusma, baş dönmesi, karın ağrısı ve dolgunluk, kemik ağrısı, iki haftadan fazla süren öksürük, baş ağrısı olduğunda normal periyodik kontrol zamanınızı beklemeden doktorunuza ulaşmanız gereklidir.

Tedavi sırasında ve sonrasında cinsel yaşamınıza eskiden olduğu gibi devam etmenizde bir sakınca yoktur. Kemoterapinin yumurtalık hücreleri üzerinde olan mutajenik (bebekte ciddi anormallikler olabilmesi) etkileri nedeni le tedavi süresince gebeliği önlemek için doğum kontrol yöntemlerinden biri tercih edilmelidir. Verilen kemoterapi ilaçlarının çoğu yumurtalıkların çalışmasını bozar ancak bu etkilenmenin derecesi hastadan hastaya değişir.Genç erkek hastalar gelecekteki yapay döllenme yada invitro fertilizasyon için kemoterapiden önce spermlerinin saklanmasını isteyebilirler.Bazı kemoterapik ilaçlar periferik sinirlerdeki duyuları etkilediğinden ereksiyon yeteneğini yada ereksiyon sağlamayı ve sürdürmeyi engelleyebilirler.

Tanı sonrası tedavi planı ile yaşadığınız fiziksel ve ruhsal sıkıntılar, hastalığa veya tedaviye bağlı yorgunluk, halsizlik hissi, cinsel yaşamınızın, istek ve heyecan duyma gibi duygularınızı etkileyebilir. Cinsel yaşamınız ile ilgili bu tür sorunlar , bu dönemde yaşadığınız ve tedavi sonrası geçen diğer sorunlar gibi zaman içinde geçecektir.
Cinsel yaşamınıza yönelik kaygılarınız olduğunu ve bu konuda yardım almak istediğinizi tedavi aldığınız kemoterapi ünitesindeki doktor ve hemşirelere belirtmekten çekinmeyiniz.

KANSER HASTALARINA DESTEK

Ciddi bir hastalıkla beraber yaşamak kolay değildir. Kanser hastaları tıbbi ve fiziksel değişikliklerle baş etmek bir yana hayatlarını zorlaştıran bir çok endişe, duygu ve düşüncelere sahiptir. Kanser hastaları işlerini sürdürebilme, ailelerinin geleceği ve günlük aktivitelerini yapabilme konusunda endişelidirler. Yapılan tetkikler, tedaviler, hastanede yatma gerekliliği, tedavi ücretleri onları endişelendirir. Bu duygusal durumla baş etmek içinde yardıma ihtiyacı vardır. Aslında bir hastanın bu duygusal durumuna dikkat etmek tedavinin bir parçasıdır. Sağlık personelinin desteği, destek grupları, hastadan hastaya ilişkiler kişinin kendisini daha az yalnız hissetmesini önler ve az stresli olmasını sağlar. Hayatlarının kalitesini artırır. Kanser destek grupları kanser hastalarının tecrübelerini paylaşmak ve konuşmak için güvenli ortamlar sağlar. Hastalar sağlık personeline böyle bir grup bulmak için danışabilirler.

Doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları onların tedavi, çalışma ve diğer faaliyetleri konusundaki sorularına yardımcı olurlar. Bunun yanı sıra dernekler, danışmanlar, dini topluluklar ve üyeleri hastaların kişisel problemleri ve gelecekleri ile ilgili olarak onların kaygılarını giderici yaklaşımlarda bulunabilirler.
Arkadaşlar ve akrabalar hastalara destek olabilir. Hasta, onunla dertleşecek diğer kanserli hastalarla tanışabilir. Kanser hastaları destek grupları oluşturup onlarla tedavinin etkileri ve kanser konusunda bildiklerini paylaşabilir. Bu konuda akılda tutulması gereken her hastanın farklı olduğudur. Her ikisi de aynı kanser hastası olmasına rağmen bir hasta için doğru olan tedavi ve yaklaşım diğeri için yanlış olabilir. Daima doğru olan arkadaşların ve diğer aile üyelerinin önerilerinin doktora danışıldıktan sonra uygulanmasıdır.

Akciğer kanseri evreleri

Akciğer kanseri 1. evre
Akciğer kanseri 2. evre
Akciğer kanseri 3. evre
Akciğer kanseri 4. evre

YAZAN: Prof. Dr. Serdar Turhal Onkoloji Uzmanı Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Bir önceki yazımız olan Böcek ilaçlarında beyin tümörü riski başlıklı makalemizde böcek ilaçları, Beyin Kanseri ve beyin tümörü hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
Akciğer Kanseri

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

614 yorum

  1. ben bugun ogrendım bababmın akcıger kanserı oldugunu ve sımdı o kadar caresız ve acızım kı suanda ne yasıyorum ne oluyum ne asamada oldugunu bılmıyoruz henuz ama babamı kaybetme korkusu ıcıme gırdı sımdıden ben onu cok sevıyorum aramızdan ayrılmanı asla ıstemem gıtmesın bızı bırakmasın ben onu herseyden cok ama cok sevıyorum ALLAH’ım derdı de veren sensın dermanı verende onu bızden alma sadece sana sıgınıyoruz ALLAH’ım butun hastalara acıl sıfalar ver (AMİN)

  2. Selam, öncelikle herkese çok geçmiş olsun.Benim eşim batın kanseri,sarkom tipi teşhisi kondu.Ameliyat oldu, büyük bir tümör alındı.Çok hızlı bölünen hücresel özelliğe sahip.Haftada 1 gün olarak kemoterapiye devam ediyoruz.Ancak,yaptığım araştırmalar sonunda bir kür hazırladım ve onu da kendisine verdim.3 haftadır kullanıyor.İlaç bitti tekrar hazırladım, kullanmaya devam ediyoruz.BT çekimi yaptırdık.Ameliyattan sonra tekrar büyüyen tümör, çap olarak 2.5 cm. küçülmüş. Karaciğer ve sol tarafında metastas vardı. Onlar tamamen kaybolmuş durumda.Bu kürün lösemi dışında genellikle iç organlarda oluşan CA üzerine etkisinin çok iyi olduğu edindiğim bilgiler arasındaydı.Bu kürü tamamen seri bir şekilde imal etme çabası içindeyim.En kısa zamanda gerekli resmi kurumlardan bunun için izin almak istiyorum.Eşimin durumu ve daha önce kullananlar bana ümit verdi.

  3. Allah ne yazarsa o ama egerbaban akciğer kanserinde ve ileri evredeyse isin zor banada böyle yazdıklarında zoruma gidiyodu ama gerçekle yüzleşmek lazım zor günler dizi bekliyor Allah yardımcınız olsun ben babami Kaybedelim 40 gün oldu acısı icimde ona nasıl acıyorum nasıl zoruma gidiyo ama elden Bişey gelmiyo Allah yardım etsin

  4. merhaba babama bu pazartesiden itibaren ışın tedavisine başlayacaklar… 45 gün üst üste… kesin sonuçlar pazartesi belli olacak ama akciğer kanserymiş galiba… arkadaşlar lütfen iyi şeyler söyleyin… daha dün öğrendim kaç gündür sivasta yatıyor… iyileşme olasığını falan… 🙁

  5. sarılın babanıza annenize bu hastalık basınıza gelmeden doyun bırbırınıze ben babamla cok resmi bi ilşki içindeydim;(
    baba bu ya ama malesef hastalıgını ögrenince o resmiyet kaltı ben ona babacım dedim o bana yavrum kızcaggızım dedi ben onu her onu görmege gittigimde öptüm onu ne cok sevdigimi söyledim 5 gün yogun bakımda gözleri kapalı bilincsiz yatarken onu ne cok sevdigimi ona daha doymadıgımı guclu olmasını bızı bırakmamasını soyledım söz ver dedim vermedi veremedi …
    uctu gıttı bugun tam 3 hafta oluyo onu topraga koyalı sankı 30 sene ne cok özleniyo ne cok yakıyo yakısıklı gözleri toprak oldu allahım sabır ver sizde lutfen sevdiklerinizle dolu dolu yasayın bıdaha geri gelmiyo malesef n acı rabbim sabrını ver;(

  6. Esra_2012 inan acını paylaşıyorum. yazdıklarının tamımı okudum. Başın Sağolsun.. ne diyeceğimi bilmiyorum. ben düşünmek istemiyorum ama olmuyo. kemoterapi görüyor şuan benim babam.. saçları döküldü, ağızdan kan geliyo, zayıflıyor. çok kafasına takıyo. yanına yaklaştırıyor kimseyi. ona her istediğimde dokunamayacağımı bilseydim daha çok sarılırdım.. ama şimdi yeterki iyi olsun ben uzaktanda severim.. yeterki bu kadar yakın olmasın gidişi.. ben hala onun küçük kızıyımm.. ne olur gitmesin

  7. BEN DE AYNI DERTTEN MUZDARİBİM.BİR HASTANE ÇALIŞANI OLARAK BU SIKINTIYI BABAMLA YAŞIYORUM. ÇARESİZLİK NE KADAR KÖTÜYMÜŞ ELLERİMLE KENDİ ÇALIŞTIĞIM HASTANEYE GETİRDİM 7 GÜN NORMAL ODADA KALDIK BÖBREK FONKSİYONLARI BOZULUNCA HEMEN YOGUNBAKIMA İNDİRİLDİ 2 GECE SÜREKLİ UYUTULDU SONRAKI GECE UYANDIRILMAYA BAŞLADI YANINA GİRDİM GÖZLERİNİ AÇTI ELİNİN TERSİYLE BENİ İTTİRDİ BENİ BURAYA SEN KOYDUN DER GİBİ SONRA ÇOCUKLAR BENİ AL DİYE İKİ ELLERİNİ UZATIRYA BENİ AL DİYE OYLE YAPTI SONRA EĞİLDİM YARI KUÇAKLADI BİŞEYLER ANLATMAYA ÇALIŞTI SONRA GÖZLERİNİ KAPADI VE BEN YOĞUNBAKIMDAN ÇIKTIM HAYATIMDA HİÇ UNUTAMAYACAGIM BİR AN şİMDİ TRAKEOTOMİ AÇILDI UYANMASINI BEKLİYORUM YANINA GİRİCEM AMA NASIL NASIL BAKICAM GÖZLERİNE YANINA GİRMEDEN DE EVE GİDEMİYORUM.GİRDİGİMDEDE DAYANAMIYORUM ALLAH HERKESİN YARDIMCISI OLSUN HERKESE ŞİFA VERSİN

  8. Selam Esra_2012 canimya kiyamam Allah sabir versin.Cok uzuldum.Şimdi okudum yazdiklarni.Cok buyuk aci.Allah rahmet eylesin babana.İnşallah mekani Cennet olar.Allah hastalarmiza da şifa versin.

  9. olmadı BASARAMADIK babamı yasatamadık 1 hafta yogun bakımda yattıktan sonra 3 mart 2012 saat 20;30 babamı kaybettık daha 54 yasında o karagözleri toprak oldu babacıgımn bu hastalıgı ögrendıkten sonra 9 ay 8 gun yasadı drlar 1 sene yasar dedı bız ınanmadık daha cok yasar dıye umduk ama olmadı babam ıcımızı yaktı ve gıttı mekanı cennet olsun ınsallah
    bu hastalıkla ugrasan hasta yakınları sevdıklerınızın yanında olun onların her ıstedıgını yapın bu hastalıgın kurtuluşu yok acı ama gercek babam senı hıc unutmayacagız
    babasız kalmak ne zor seymıs bı kolum kırık sankı hakkını helal et BABAMMMMM

  10. sadece 10 gün oldu ben öğreneli. diğer 4 kardeşim biliyolardı bana söylediklerinde. en küçükleriyim 22 yaşındaym da öğrenme sırasıda yaşa göre sanırım.. benim de babamm. 60 yaşında 4. evrede. bir ciğeri su diğerinde kanser. bugün beyin MR ı çektrdim. inşallah temiz çıkar. biz şoktayız. ablam akciğer kanseri dediği anda dünyam başıma yıkıldı. insna yakıştıramıyor babasına.. o an düşündüğüm şey ne kadar bencil olduğum du. sadece filmlerde uzak çevrende olur sanırsın. sonra en olmadık anda karşına çıkar demekki..ona söylemedik. babam iğne korkusunda grip olunca hastaneye gitmezdi. gerçi başkada geçirdiği hastalık yoktu hayatı boyunca. ama şu 10 günde içmediği ilaç iğne röntgen test mr kalmadı.. söyleyemedik.. 3 ayda yayılmış. sadece 3 ay..

  11. İÇİM YANIYO ATEŞ VAR YANIYORUM…ALLAHIM BU NASIL BİŞEY CUMA GÜNÜ HASTANEDEN BABAMI CIKARDIK,EVE GELDİ,EVE TÜP ALDIK ARA ARA TÜPÜ TAKTIK HAVA VERDIK ONA GÖGSÜ COK HIRLIYODU VE AŞIRI KABIZLIK CEKIYODU PAZAR SABAHI BABAMIN ASIRI SIKINTISI VARDI BİZDE SENİ Bİ HASTANEDE LAGMA YAPTIRIP RAHATLATALIM DEDIK.GİTTİK…
    KASIKTAN Bİ İGNE YAPTILAR HAVA TAKTILAR BABAM BİRDEN FENALAŞTI NEFES ALAMMAYA BAŞLADI VE KALBİ DURDU KALP MASAJIYLA GERI GELDI VE YOGUN BAKIMDA SUAN MAKINALARA BAGLI UYUTUYOLAR KABIZLIK İÇİN GÖTÜRDÜGÜMÜZ BABAM YOGUN BAKIMDA SUAN…
    AKLIM BEDENİM RUHUM BUNU KABUL EDEMIYO COK ZORUMA GİDİYO BENİM BABAM O YA BAAAABAAAAAAM DAHA 54 YASINDA YASAYABİLİCEGİ EN GÜZEL ZAMANDA BU CARESİZ HASTALIKLA UGRASTIK AKLIMA GELDIKCE BABAMIN YOGUN BAKIMDA OLDUGU BEYNIM KAYNIYO DELIRECEGIMI DÜSÜNÜYOM…
    BABAA NASIL YAKIYOMUS NE ZORMUS ICIM YANIYOO
    İÇİMDEN BABAMA ALLAH CEKTIRMESIN BİLE DEMEK ZOR GELIYO ZORUMA GIDIYO RABBIM YARDIMCIMIZ OLSUN AHH BABACIM DAG GİBİ ADAM RABBIM KOLAYLIK VERSIN SANA SENİ NE COK ÖZLÜYORUM HASTANEYE GİDERKEN O BAKISINI HİÇ UNUTMAYACAGIM…
    ALLAH BU SAYFAYA GİREN HERKEZE YARDIMCISI OLSUN BU ACI BASKA ACI ALLAHIM HERKEZE SABIR HASTALARIMIZA ŞİFA VERSİN
    BABAM SENİ ÇOK SEVİYORUM BİZİ BIRAKMA:(((((

  12. allahım bu ne buyuk bı acıdır noğlur sen bana ve butun hasta yakınlarına sabır ver. bnmde dayım akcığer kanseri ve henuz 27 yasında son evresindeymiş doktr 1 yıl yasamaz dıyor 🙁 🙁 elimden hiç bir şey gelmıyor o kadar caresız ve acizim ki

  13. merhaba esra_2012 biliyomusun benim yasadıklarımın aynısını yasıyorsun….benim babamda 54 yasında ve doktorda bana aynısını söyledi…”maximum 1 yıl ,mucize olursa 3 yıl!”bunu buradaki insanların hepsi anlayabilir ama her insanın acısı kendine gibi..yani ateş düştüğü yeri yakıyor:(ama pes etmeyeceğim ve sizde etmeyin!!kanserde en büyük ilaç inanın bana moral!!mesela ben babamın yıllardır tekrar gitmek istediği izmire götürücem..başbaşa baba ve oğul…arkadaslar nihayetinde gideceğimiz yer hep aynı ama insanoğluyuz nihayetinde bunu kabullenmek zor!!!deselerki babana akciğerini ver o kalsın sen git,yemin ederim saniye düşünmem!!!o benim için ne fedakarlıklar yaptı bunu kelimelere dökme şansım sıfır!!!!”KARGAYA YAVRUSU ŞAHAN GİBİDİR!”yani herkesin kendi babası ama inanın arkadaslar hepinizin acısını taşıyor ve allah hepimize sabır ve mutluluk nasip etsin!!allaha emanet olun ve herşeyi sadece ALLAH tan bekleyin…

  14. Selam Esra Allah yardimciniz olsun.Sabirli ol.Babani mutlu etmeye calişin.Ona gerçekten yardimin dokundugnu gordukce biraz huzur bulacaksin.Allah butun hastalarmiza şifa versin.Allaha emanet olun.

  15. Merhabalar babamı geceleri şiddetlenen bel agrıları şikayetiyle doktora göturduk kemik sintigrafisinde bel kemiginde sakrum bölgesinde metastaz oldugu ortaya çıktı doktor yaptıgı tahliller sonucu enfeksiyona baglı degerlerın normalın çok ustunde oldugunu söyledi yanı kanserin kemiklerine yayıldıgını bunun kötu huylu bir tümör oldugunu söyledi , suan da kanserin hangi organda oldugunu arastryorlar akciger we soluk borusu harıcınde diger tum organları temiz çıktı akcigerinde leke we nodullere rastlanmıs ayrıca ben bikere kanlı öksurdugunu gördum suanda patolojiden bir sonuç beklenyor sizce babam akciger kanseri mi ? beni aydınlatrsanız we bir an önce cewap atarsanız çok sewinirim çok endişelniyorum ilginiz için simdiden teşekkur ederm

  16. babam hala hastanede hava verıyolar sekerı dustu ama hava devam edecek beyne oksıjen az gıdıyomus o yuzeden verıyolar yarın eve cıkabılır ege cıkarsa eve de gerekecekmıs hava pekı bız nasıl anlayacagız o havayı ne zaman takacagımızı ne zaman cıkaracagımızı hep uyuyo bilinci acık ama herkezı tanıyo hep aglıyo ama ne olacak neler yasayacagız bılmıyom arkadaslar nasıl dik durulur bılmıyom beceremıyom onun yanında ıyıyım ama o yokken salıyom kendımı cok cnm sıkkın allah yardımcımız olsunn amin:((((((

  17. Esra cım bu çok büyük bir acı kabullenmesi çok zor,inanması çok zor,düşünmek bile yiyor bitiriyor insanı,ben babamın rahatsızlığında çok sıktım kendimi şimdi çıkıyo acısı sinir hastası oldum buz gibi,hiç birşeyden zevk almayan,anti sosyal bir insan oldum çıktım,ama şunuda hiçbirzaman unutma Rabbim sabrını öyle bir veriyorki tamam çok özlüyosun üzülüyosun ağlıyosun ama şuna inan babam öldükten iki gün sonra bir sohpet esnasında güldüm sonra kendime sordum nasıl bir insanım babam öleli 2 gün oldu ve ben gülebiliyorum.Allah öyle alıyo işte insanın aklını başından,babam ölmeden iki üç gün önce görmeye başladı hastalığı boyunca hayal görmedi,eğer imkanın varsa hep birlikte olun hiç ayrılma yanından.

  18. Selam.Dilek yazdiklarindan ozumu hatirladim.Ben de senin kimi babama cok bagliydim.Her kes bilirdi babama nasil düşkün oldugmu.25 yaşimda kayb etdim biricik babami.Ben de onun küçük kiziydim.Haziranda kayb etdim ben de.Allah sabir versin hepimize.Babanin mekani Cennet olsun İnşallah.Ben hep dua ediyorum babam için.Allah butun hastalara acil şifalar versin.

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
akciğer kanseri | lenf kanseri | yumurtalık kanseri | meme kanseri | mide kanseri | cilt kanseri |