Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi

Akciğer Kanseri Belirtileri ve Tedavisi, Akciğerde başlayan kanserler iki ayrı tipe ayrılırlar. Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri. Bu kanserlerin birbirinden ayırımı, hücrelerin mikroskoptaki görüntülerine göre yapılır. Her iki tip kanserde değişik şekillerde gelişip yayılır ve tedavi edilirler.

Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri

Küçük hücreli akciğer kanserlerinden daha yaygındır ve genel olarak daha yavaş gelişir ve yayılırlar. Bu kanserin 3 ana tipi vardır:Bu tipler arasında tedavi ve yaşam süresi açısından fark yoktur.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri

Bu kansere bazen de yulaf yulaf hücresi kanseride de denir. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserine göre daha az yaygındır. Bu tipdeki kanserler daha hızlı gelişir ve vücudun diğer organlarına yayılması da daha fazladır.

Akciğerlerde başlayan kanserler 2 tipe ayrılırlar. Mikroskop altında hücrelerin görüntüsüne göre küçük olmayan hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri. Her tip akciğer kanseri farklı şekilde büyür, gelişir ve tedavi edilir.

Akciğer Kanserinde Risk Elementleri

Akciğer kanser oluşumu tek bir sebebe bağlanamaz. Yapılan araştırmalar sonucu akciğer kanserinin bir çok nedeni bulunmuştur Çeşitli faktörler akciğer kanser oluşumunda rol oynayabilir. . Bunların çoğu tütün kullanımıyla ilişkilidir Kanser bulaşıcı değildir. Bazı insanların akciğer kanser olma riski diğerlerinden daha fazladır. Aşağıdaki durumlarda kanser riski artmaktadır.

Sigara içmek akciğer kanserine neden olur. Tütündeki zararlı maddeler (karsinojen) akciğerdeki hücrelere zarar verir. Zamanla bu zararlı etkiler hücrelerde kansere neden olabilirler. Bir sigara içicisinin akciğer kanseri olması; hangi yaşta sigara içmeye başladığı, ne kadar süredir sigara içtiği, günde içtiği sigara sayısı, sigarayı ne kadar derin içine çektiğiyle alakalıdır. Sigara içmeyi bırakmak bir kişinin akciğer kanseri olma riskini büyük ölçüde düşürür.

Puro ve pipo;puro ve pipo kullananlar bunları kullanmayanlara göre daha çok akciğer kanseri olma riskine sahiptirler. Kişinin kaç yıldır puro veya pipo içtiği , günde kaç adet içtiği ve ne kadar derin içine çektiği, kanser olma riskini etkileyen faktörlerdir. İçlerine çekmeseler de puro ve pipo içicileri akciğer ve ağız kanserinin diğer tipleri için de risk altındadırlar.
Pasif içiciler (tütün dumanına maruzkalanlar); akciğer kanseri olma riski pasif içicilik durumunda da artmaktadır.

Asbest; Belli bazı endüstrilerde kullanılan ve doğal olarak fiberlerde bulunan bir mineral grubudur. Asbest fiberleri partiküllere ayrılmaya meyillidirler ve havada dolaşıp kıyafetlere yapışırlar. Bu partiküller solunduğu zaman akciğerlere yerleşirler ve orada akciğer hücrelerini zarara uğratırlar ve böylece kanser gelişme riskini artırırlar. Çalışmalar asbeste maruz kalan işçilerde akciğer kanseri gelişme riskinin maruz kalmayanlara göre 3-4 kat daha fazla olduğunu göstermiştir. Bu artış gemi inşası, asbest madenleri, izolasyon işi ve fren tamiri gibi endüstrilerde çalışanlarda gösterilmiştir.
asbest
Akciğer kanseri olma riski asbest işçileri sigara içiyorlarsa daha fazladır. Asbest işçileri iş verenleri tarafından temin edilen koruyucu malzemeleri kullanmak ve tavsiye edilen iş ve güvenlik prosedürlerini takip etmek zorundadırlar.

Hava Kirliliği; Akciğer kanseri ile hava kirliliğine maruz kalmak arasında bir ilişki bulunmuştur. Ama bu ilişki açıkca tarif edilememiştir ve daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.
Akciğer Hastalıkları; Verem gibi bazı akciğer hastalıkları kişinin kanser olma riskini artırırlar. Akciğer kanserinin veremle etkilenen bölgelerde daha fazla gelişme eğilimi vardır.

Radon gazı; Radon, renksiz, kokusuz, tatsız doğal olarak meydana gelen radyoaktif bir gazdır. Radon yine radyoaktif bir madde olan uranyumun bozunması sonucu oluşur. Kapalı mekanlarda radon girişinin birinci kaynağı yeraltındaki toprak, ikinci kaynağı ise binalarda kullanılan malzemelerdir. 

radon-gazi

Evlerimizin yapıldığı arazide bulunan doğal uranyumun miktarı ve uranyumdan oluşan radonun ev tabanında bulunan aralıklardan eve sızması, evdeki yapı malzemesinden kaynaklanan radonun havaya karışması maruziyeti etkileyen önemli etkenlerdir. Radon gazının havadaki miktarı bölgeden bölgeye ve ülkeden ülkeye göre değişim gösterir. 

Özellikle soğuk havalarda evlerin ısıtılması sonucu evdeki basınç az ve dışardaki basınç fazla olur ve bu nedenle içerdeki radon oranı yükselir. Aynı durum rüzgarlı havalar için de geçerli olduğu için radon oranı içerde artar. Yaz aylarında ise iyi havalandırılmış işyeri ve evlerde dışarısı ile basınç farkı olmayacağı için ortamdaki radon seviyesi azalır. 

Maruziyet süresi ve maruz kalınan radon seviyesi arttıça risk artar. Sigara içenlerde radona bağlı akciğer kanseri riski sigara içmeyenlere göre daha fazladır. Çocuklar ve yaşlılar yetişkinlere oranla radona karşı daha hassastır. Jeolojik olarak uranyum bulunan arazilerde yapılan evlerde radona maruziyet uranyum miktarı az olan bölgelere göre daha fazladır. Evlerin birinci ve zemin katlarında radon miktarı fazladır. 

ABD’de, her yıl 20 binden fazla insanın radon gazının sebep olduğu akciğer kanseri sonucu yaşamını yitirdiği belirlenmiştir.

Hastanın hikayesi; Bir kere akciğer kanseri olan kişinin tekrar ikinci akciğer kanseri olma riski, hiç kanser olmamış kişiye oranla daha fazladır. Akciğer kanseri tanısı aldıktan sonra sigara içmeyi bırakmak, ikinci bir akciğer kanseri gelişmesini önleyebilir.
Riskli meslekler; madenciler, tekstil, izolasyon ve tersane işçileri, petro-kimya, baca temizleyiciler, plastik sanayi işçileri, maden ve kaynak işçileri, çamaşır suyu üreticileri,cam seramik,muşamba ve batarya işçileri,boya,dökümhaneler,çelik işçileri

Akciğer kanserinden korunmanın en iyi yolu sigara içmeyi bırakmak veya hiç başlamamaktır.

Akciğer Kanseri Belirtileri

BULGULARIN FARKINA VARILMASI

Akciğer kanserinin belirti ve bulguları:

1- Bitmek bilmeyen ve zamanla daha kötüye giden bir öksürük
2- Kalıcı göğüs ağrısı
3- Kan tükürmek
4- Nefes darlığı
5- Hırıltılı nefes alıp-vermek.
6- Sık sık zatürre veya bronşit olması ve geçmemesi
7- Boyun ve yüzde şişkinlik
8- İştahsızlık ve kilo kaybı
9- Yorgunluk

Bu bulgular akciğer kanserinden veya daha az ciddi durumlardan kaynaklanabilir.Bulguların bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.

AKCİĞER KANSERİNİN TANI KONUMU

Belirtilerin nedenlerini bulmaya yardımcı olması için doktor kişinin geçirdiği hastalıkları, tütün kullanma ( sigara,pipo,puro vs.) durumunu, çevresel veya mesleki olarak maruz kaldığı maddeleri ve diğer aile fertlerinde kanser olup olmadığını sorgular. Göğüs röntgeni ve bazı testler isteyebilir. Eğer akciğer kanserinden şüpheleniyorsa balgam tetkiki (sputum sitoloji ; akciğerlerdeki mukozadan derin öksürükle çıkan materyalin mikroskopta incelenmesi) ister.Bu tetkik akciğer kanserini tespit etmek için basit ve yararlı bir testtir. Doktorun kanserden emin olmak için akciğer dokusunu incelemesi gerekebilir.
Biyopsi ile alınan küçük bir doku parçasının patolog doktor tarafından mikroskop altında incelenmesi kişinin kanser olup olmadığını gösterir.

Bu doku parçasını almak için bir çok yöntem vardır.

1)Bronkoskopi: İnce ve ışıklı bir tüp ( bronkoskop) hava yollarını görmek için ağızdan sokulur, hava yolları incelenir ve buradan küçük bir doku parçası alınır.
2)İğne aspirasyonu: Göğüsten bir iğne sokularak tümörden küçük bir doku parçası alınması işlemidir.
3)Torasentez: Bir iğne kullanılarak akciğerleri çevreleyen sıvıdan biraz alınıp bu örneğin incelenmesidir.
4)Torakotomi: Kanseri tanımak için tümörden bir parça almak amacıyla göğüs kafesinin cerrahi müdahale ile açılmasıdır.

HASTALIĞIN EVRELENDİRİLMESİ:

Yapılan tetkikler sonucu hastada kanser saptanırsa doktor hastalığın hangi evrede olduğunu öğrenmek isteyecektir. Bu evrelendirme kanserin yayılıp yayılmadığını yayılmış ise vücudun hangi bölgesine yayıldığını bulmak için yapılır.

Akciğer kanseri genellikle beyin ve kemiklere yayılır. Hastalığın evresini bilmek doktorun tedaviyi planlamasına yardımcı olur. Kanserin yayılıp yayılmadığını bulmak için kullanılan bazı tetkikler şunlardır:

Bilgisayarlı tomografi
Magnetik Rezonans İncelemesi
Kemik sintigrafisi; Kanserin kemiklere yayılıp yayılmadığını gösterir. Az bir radyoaktif madde kan dolaşımına verilir ve anormal kemik gelişimi olan yerde toplanır.Tarayıcı denilen alet bu alanlardaki radyo aktif seviyesini ölçer ve bunu röntgen filmine kaydeder.

Mediastinoskopi / Mediastinotomi: Mediastinoskopi kanserin göğüsteki lenf düğümlerine yayılıp yayılmadığını gösterir.

AKCİĞER KANSERİ TEDAVİSİ

Tedavi bir çok faktöre bağlıdır. Bunlar akciğer kanserinin tipi, hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumudur. Bir çok değişik tedaviler ve tedavi kombinasyonları tedavide kullanılır.
Ameliyat sonrası gözle görünür, tespit edilecek düzeyde kanseri kalmayan hastalara verilen ek tedaviye adjuvan tedavi denir. Adjuvan tedavi ameliyat sonrası gözle görülmeyen ancak geride kalmış olması muhtemel az sayıdaki kanser hücrelerini öldürmek amacı ile verilir. Adjuvan tedavi verilip verilmeme kararı patoloji raporundaki özelliklere, hastanın yaşına, ve genel durumuna göre belirlenir. Hastalar ameliyat sonrası adjuvan tedavi olarak sadece kemoterapi veya sadece radyoterapi veya hem kemoterapi hem radyoterapi tedavisi alabilirler. Bazen, çok erken evrede olan hastalarda ameliyat sonrası adjuvan tedavi gerekmeyebilir.
Cerrahi Kanseri yok etmek için yapılan operasyondur. Cerrahi müdahalenin tipi kanserin akciğerdeki yerleşimine bağlıdır. Akciğerdeki küçük bir parçayı almak için yapılan operasyon ‘wedge’ veya ‘segmental’ rezeksiyon olarak adlandırılır.

Eğer cerrahi olarak tüm lob alınırsa (lobektomi), sağ veya sol akciğerin biri alınırsa (pnomonektomi) olarak adlandırılır. Bazı tümörler yerleşimi, büyüklüğü ve hastanın genel sağlık durumu nedeniyle ameliyat edilemez.

Kemoterapi kanser hücrelerinin ilaçlarla öldürülmesidir. Genellikle birden fazla ilaçtan oluşur. Kemoterapiyi yalnız bu konuda özel eğitimi olan hemşireler verir. Kemoterapinin verilme sayısı kür diye ifade edilir (1. kür, 2. kür gibi) ve genellikle aynı ilaçlar 21 veya 28 günde bir tekrarlanarak verilir. Kemoterapi çoğunlukla damardan sıvı şeklinde ayaktan tedavi merkezlerinde veya ağızdan hap olarak verilir. Bazen hastanın genel durumundaki bozukluk , verilen ilaçlar veya ilaçların veriliş şekillerine göre hastaların tedavilerini hastanede yatarak almaları gerekebilir. Her kür sonrası hastalar medikal onkoloji polikliniğinde kontrol edilirler. Bu kontrollerde hastalar muayene edilir, şikayetleri dinlenir, ilaçların yan etkileri sorgulanır ve vücuttaki diğer organlara bir zarar verip vermediğini araştırmak için bazı kan tetkikleri istenir. Her kür öncesi kan sayımının yapılması ve bu sayımın kemoterapiyi veren yetkili hemşirelere gösterilmesi gerekmektedir. Bir hastanın ameliyat sonrası kemoterapi alıp almayacağını, eğer alacaksa kaç kür alacağını patoloji raporundaki tümöre ait özellikler belirler. Ancak bu kararların verilmesinde hastanın yaşı, genel durumu da önemli rol oynar.
Bir gün içinde 12 saatten fazla zamanını yatarak geçirecek kadar genel durumu kötü olan hastalara kemoterapi verilmesi, yan etkilere tahammül edeme yeceklerinden uygun değildir. Kemoterapi yapılması planlanan hastalar, ameliyat olmuşlarsa ameliyattan sonraki 3 hafta içinde kemoterapinin başlanması tercih edilir.

Kemoterapi alan hastalar her kemoterapiden yaklaşık bir hafta kadar sonra medikal onkoloji polikliniğinde doktor kontrolünden geçmelidir. Bu kontrolde hastalar muayene edilir, şikayetleri dinlenir, kemoterapinin yaptığı yan etkiler değerlendirilerek gerekirse ilacın dozunda yeniden ayarlama yapılır.
Işın tedavisi:Aynı zamanda radyoterapi de denir. Kanser hücresini öldürmek için yüksek enerjili ışınlar kullanılmasıdır. Sınırlı her alana uygulanır ve bu alandaki kanser hücrelerini etkiler.Radyoterapi bir tümörü küçültmeye yönelik olarak cerrahiden önce veya kanser hücresini yok etmek için yapılan bir müdahaleden sonra uygulanabilir. Doktorlar radyoterapiyi genellikle kemoterapi ile birlikte cerrahi tedaviye karşı birinci alternatif olarak kullanırlar. Nefes darlığı gibi belirtilerin giderilmesi için de kullanılabilir.

Foto dinamik terapi Bu özel bir kimyasal maddenin kan dolaşımına verilmesi ve hücreler tarafından alınmasıdır. Bu kimyasal madde normal hücreleri hızla terk eder. Fakat kanserli hücrelerde daha uzun bir süre kalır. Daha sonra bu hücrelere lazer ışığı uygulanarak maddenin aktif hale geçmesi sağlanır ve hücreler öldürülür.

Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri tedavisi:

Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri hastaları bir çok değişik yolla tedavi edilebilirler. Tedavinin seçimi hastalığın yaygınlığı ile ilgilidir. Cerrahi müdahale en yaygın tedavi şeklidir. Radyoterapi ve kemoterapi de hastalığın süresini yavaşlatma ve semptomları kontrol etmede kullanılabilir.

Küçük hücreli Akciğer kanseri tedavisi:

Küçük hücreli akciğer kanseri hızlı yayılır. Bir çok vakada hastalık tanı konduğunda vücudun diğer bölümlerine de yayılmıştır. Doktorlar vücuda yayılmış kanser hücrelerine ulaşmak için hemen hemen her zaman kemoterapi kullanırlar. Kemoterapi içeren tedavi de akciğerdeki tümörler veya vücudun diğer bölümlerindeki tümörler hedeflenerek uygulanabilirler.Bazı hastalara beyine yönelik radyoterapi orada kanser olmasa da uygulanabilir. Bu tedaviye koruyucu beyin ışınlaması denir. Bu beyinde tümör oluşmasını engellemek için verilir. Cerrahi tedavi küçük hücreli akciğer kanserinde çok az uygulanır.

YAN ETKİLER

Kanser tedavisinin yan etkileri tedavi tipine bağlıdır ve her hasta için farklı olabilir. Doktor ve hemşireler tedavinin muhtemel yan etkilerini hastalara açıklarlar. Yan etkilerden korunmak için tedavi öncesi ve sonrası yollar önerirler.

Cerrahi Akciğer kanseri için temel tedavi yöntemidir. Akciğer cerrahisinden sonra göğüste hava ve sıvı birikme eğilimindedir.Hastalar genellikle dönmekte, öksürmekte ve derin nefes almada yardıma gerek duyarlar. Bu hareketler tedavi için önemlidir. Çünkü geri kalan akciğer dokusunun genişlemesine yardımcı olur ve fazla hava sıvı birikmesine engel olurlar. Göğüste ağrı, nefes darlığı akciğer cerrahisinin yaygın yan etkileridir. Hastalar eski enerji ve güçlerine kavuşmak için hafta-aylara ihtiyaç duyabilirler.

Kemoterapinin yan etkileri verilen ilaca göre değişir. Genel bir kural olarak kemoterapi hızla çoğalan hücreleri etkiler. Kanama sırasında pıhtılaşmayı sağlayan, hastalıklara karşı savunmamızı yapan ve vücudumuzdaki organlara oksijen taşıyan kan hücreleri hızlı çoğalan hücrelerdir. Bu kan hücreleri kemoterapi aldıktan yaklaşık 1 hafta 10 gün sonra sayıca azalırlar ve bu nedenle çabuk morarma veya diş fırçalama gibi küçük işlemler sonrası kanama olabilir. Normalde vücudumuza girdiklerinde savunma sistemimiz güçlü olduğundan hastalık yaratmayan mikroplar kemoterapi sonrası savunmamızı sağlayan hücreler azaldığından kolaylıkla ateşli hastalıklara yakalanmamıza neden olabilirler.Bu dönemde yıkanarak yediğimiz çiğ sebze ve meyvelere (örneğin salata gibi) en az 10 gün kadar yemekten kaçınmalısınız.Unutmayınız ki bu yasak meyve ve sebzelerin hastalığınız üzerine olan herhangi bir etkisinden dolayı değil, ne kadar temiz yıkasanız da yiyeceğiniz sebze veya meyvenin üzerinde kalmış olması muhtemel mikroplardan kaçınmak içindir. Yiyeceklerinizin bu zaman dilimi içinde pişmiş olmasına dikkat ediniz. Eğer 38.50C in üstünde bir saati geçen ateşiniz olursa mutlaka doktorunuza ulaşınız. Ateşiniz var ve kan hücreleriniz kan sayımında düşük bulunursa antibiyotik tedavisi almanız gereklidir. Kan hücrelerinizin sayısında meydana gelen bu azalma bir hafta ila 10 gün içinde kendiliğinden geçer ve hücreler normal sayılarına ulaşır.

Bir başka hızlı çoğalan hücre grubu sindirim sistemi hücreleri ve kıl kökü hücreleridir. Bu nedenle kemoterapi sonrası genellikle ilk haftadan sonra saçlar dökülür. Hastalarda iştah kesilmesi, bulantı, kusma, ishal ve ağız yaraları gelişebilir, bu yan etkilerin hemen hepsi ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Bu yan etkiler kısa sürelidir, hastaların şikayetleri bir sonraki kemoterapi başlamadan önce geçmiş olur
Kemoterapinin bahsettiğimiz bu yan etkilerinin şiddeti hastadan hastaya değişir. Günümüzde modern kemoterapilerle uzun, kalıcı yan etkilere rastlamak nadirdir. Ancak bazı kemoterapi ilaçları kalp üzerinde olumsuz etkiler yapabilir, bu tür ilaçları kullananlarda doktor periyodik olarak kalbinizin etkilenip etkilenmediğini anlamak için tetkikler ister. Bugün kullanılan kemoterapi ilaç dozları ve kemoterapi kür sayıları kalp üzerinde olumsuz etki yapacak boyutta değildir. Bazı kemoterapi ilaçlarını aldıktan yıllar sonra kan kanseri yani lösemi gelişme riski vardır.
Ayrıca bazı kanser ilaçları yumurtalıkları etkileyerek yumurta hücrelerini öldürürler, böylece yumurtalıklar kadınlık hormonu olan estrojeni üretemez ve hastalar menopoza girerler. Adetler seyrekleşir yada durabilir ve bu durumda kadınlar hamile kalamazlar. Özellikle 35-40 yaşın üzerinde kemoterapi ile meydana gelen kısırlık kalıcıdır. Daha genç hastalarda kemoterapi süresince kesilen adetler bir süre sonra normale dönebilir.

Sağlık personeli kemoterapi sonrasında tedavinin olası yan etkilerini açıklarlar ve şikayetleri yok etmeye yönelik yollar önerirler.

Kemoterapi ilaçları çoğunlukla damardan verilir ve verildikleri damara zaman içinde zarar verip, damarın sertleşmesine ve dışarıdan bakıldığında gözle fark edilebilir hale gelmesine neden olabilirler. Kemoterapi alırken veya aldıktan sonraki gün ilacı aldığınız kolda kızarıklık şişme ve yanma olursa hemen doktorunuza haber vermelisiniz.
Kemoterapi alırken herhangi bir nedenle ağrı kesici kullanmanız gerekirse doktorunuza danışınız. Çünkü bazı ağrı kesiciler vücuttaki kan hücrelerinde sayıca veya işlevce azalmaya neden olabilirler. Bunun dışında kalp, akciğer ve böbrek hastalığınız için kullandığınız ve hayati önemi olan ilaçlarınıza kemoterapi süresince devam edebilirsiniz. Kullanmak zorunda olduğunuz bu ilaçları doktorunuza yaptığınız ziyaretlerde göstererek bir sakınca olup olmadığını sormanız uygun olur.
Radyoterapi kemoterapi gibi hem kanserli hem de normal hücreleri etkiler.Radyoterapi aldıkları süre içinde hastalar mümkün olduğunca istirahat etmelidir.
Tedavi gören bölgedeki cilt kızarabilir, kuru, hassas ve kaşıntılı olabilir.Tedavinin sonuna doğru aynı bölge daha ıslak ve akıntılı hale gelir. Bu derinin ışına karşı verdiği bir reaksiyondur. Bu alan mümkün olduğunca hava ile temas edecek şekilde olmalı, sıkı iç çamaşırı ve kıyafetlerden bu dönemde kaçınılmalıdır. Işın tedavisi aldığı süre içinde bu bölge suyla temas ettirilmemelidir. Doktora sormadan bu bölge için herhangi bir losyon ya da krem kullanılmamalıdır.Işın tedavisinin deri üzerindeki etkileri geçicidir. Fakat etkilenmenin derecesi hastadan hastaya değişir. Bazen ışın tedavisi almış alan bölgede cilt rengi normale göre daha koyu renkte kalabilir.
Metastatik hastalıkta özellikle beyin metastazlarında beyin ışınlaması yapılır.Bu işlem 1 hafta veya 10 gün kadar sürer, ışın tedavisine bağlı bulantı ve kusma gibi yan etkiler gelişebilir.Bu durumlar için radyoterapist tedavi öncesinde ve tedavi devam ederken alınması gereken ilaçları hastaya anlatır

Beyine radyoterapi alan hastalar baş ağrısı, deride değişiklikler, yorgunluk, bulantı, kusma, saç dökülmesi, hafıza ve düşünme süresiyle ilgili problemle karşılaşalabilirler.Bir çok yan etki zamanla geçer.

Radyoterapinin diğer yaygın yan etkileri boğazda kuruluk ağrı, yutma zorluğu, yorgunluk, tedavi olan bölgede doku değişiklikleri ve iştah kaybıdır.

DİĞER YAN ETKİLER

Kanser iştah azalmasına neden olabilir. Bazı hastalarda ağızda tatsızlık oluşur. Çoğunlukla tedavilerin yan etkileri olan bulantı, kusma ve ağızda yaralar hastanın yemek yemesini güçleştirir. Fakat beslenme çok önemlidir. Öğünler mutlaka yeterli kalori ve protein içermelidirler. Böylece kilo kaybı ve dokuların kendini tekrar tamir etmesi sağlanabilir. Tedavi alan hastalar, düzenli ve yeterli beslenirlerse kendilerini daha enerjik ve iyi hissedeceklerdir ve ilaçların yan etkileri daha az görülecektir.

Verilen tedavi ile iyileşme şansı nedir?
Bazen hastalar iyileşme şanslarının rakamlarla ifade edilmesini isterler. Aslında yapılan büyük çalışmalarda hangi evredeki hastanın ortalama ne kadar süre yaşayabileceğine dair rakamsal yüzde değerleri mevcuttur. Ancak unutulmamalıdır ki bu istatistiksel değerler binlerce hastaya ait değerlerin bir ortalamasıdır, yani herhangi bir kanser hastasına ne olacağını önceden kestirmek için kullanılması tam olarak doğru olmaz. Kanseri olan iki hastanın gelecekte ne olacağı birbirinden farklıdır, tümörün ve hastanın kendisine ait bugün henüz bilemediğimiz pek çok faktör aynı hastalığa yakalanan iki kişinin farklı seyirler göstermesinde etkili olmaktadır. Bu nedenle kendinizi başka hastalarla kıyaslamayınız

HASTALARIN TAKİBİ :

Akciğer kanseri tedavisinden sonra hastanın takibi de çok önemlidir. Düzenli kontroller sağlık durumundaki değişiklikleri ortaya çıkarır. Böylece eğer kanser tekrarlar ya da yeni kanser oluşursa bu mümkün olduğunca çabuk tedavi edilebilir. Bu kontroller muayene, göğüs filmi ve çeşitli laboratuar testlerini içerir. Kontroller arasında ortaya çıkan herhangi bir sağlık problemi hemen doktora bildirilmelidir.
Tedavi sonrası önerilen özel bir diyet yoktur, dengeli beslenme, fazla yağlı yiyeceklerden kaçınma, düzenli egzersiz yapmak yani normal şartlar altında her sağlıklı insanin uyması gereken kurallar sizin için de geçerlidir.
Kilo kaybı, iştahsızlık, aşırı yorgunluk, bulantı-kusma, baş dönmesi, karın ağrısı ve dolgunluk, kemik ağrısı, iki haftadan fazla süren öksürük, baş ağrısı olduğunda normal periyodik kontrol zamanınızı beklemeden doktorunuza ulaşmanız gereklidir.

Tedavi sırasında ve sonrasında cinsel yaşamınıza eskiden olduğu gibi devam etmenizde bir sakınca yoktur. Kemoterapinin yumurtalık hücreleri üzerinde olan mutajenik (bebekte ciddi anormallikler olabilmesi) etkileri nedeni le tedavi süresince gebeliği önlemek için doğum kontrol yöntemlerinden biri tercih edilmelidir. Verilen kemoterapi ilaçlarının çoğu yumurtalıkların çalışmasını bozar ancak bu etkilenmenin derecesi hastadan hastaya değişir.Genç erkek hastalar gelecekteki yapay döllenme yada invitro fertilizasyon için kemoterapiden önce spermlerinin saklanmasını isteyebilirler.Bazı kemoterapik ilaçlar periferik sinirlerdeki duyuları etkilediğinden ereksiyon yeteneğini yada ereksiyon sağlamayı ve sürdürmeyi engelleyebilirler.

Tanı sonrası tedavi planı ile yaşadığınız fiziksel ve ruhsal sıkıntılar, hastalığa veya tedaviye bağlı yorgunluk, halsizlik hissi, cinsel yaşamınızın, istek ve heyecan duyma gibi duygularınızı etkileyebilir. Cinsel yaşamınız ile ilgili bu tür sorunlar , bu dönemde yaşadığınız ve tedavi sonrası geçen diğer sorunlar gibi zaman içinde geçecektir.
Cinsel yaşamınıza yönelik kaygılarınız olduğunu ve bu konuda yardım almak istediğinizi tedavi aldığınız kemoterapi ünitesindeki doktor ve hemşirelere belirtmekten çekinmeyiniz.

KANSER HASTALARINA DESTEK

Ciddi bir hastalıkla beraber yaşamak kolay değildir. Kanser hastaları tıbbi ve fiziksel değişikliklerle baş etmek bir yana hayatlarını zorlaştıran bir çok endişe, duygu ve düşüncelere sahiptir. Kanser hastaları işlerini sürdürebilme, ailelerinin geleceği ve günlük aktivitelerini yapabilme konusunda endişelidirler. Yapılan tetkikler, tedaviler, hastanede yatma gerekliliği, tedavi ücretleri onları endişelendirir. Bu duygusal durumla baş etmek içinde yardıma ihtiyacı vardır. Aslında bir hastanın bu duygusal durumuna dikkat etmek tedavinin bir parçasıdır. Sağlık personelinin desteği, destek grupları, hastadan hastaya ilişkiler kişinin kendisini daha az yalnız hissetmesini önler ve az stresli olmasını sağlar. Hayatlarının kalitesini artırır. Kanser destek grupları kanser hastalarının tecrübelerini paylaşmak ve konuşmak için güvenli ortamlar sağlar. Hastalar sağlık personeline böyle bir grup bulmak için danışabilirler.

Doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları onların tedavi, çalışma ve diğer faaliyetleri konusundaki sorularına yardımcı olurlar. Bunun yanı sıra dernekler, danışmanlar, dini topluluklar ve üyeleri hastaların kişisel problemleri ve gelecekleri ile ilgili olarak onların kaygılarını giderici yaklaşımlarda bulunabilirler.
Arkadaşlar ve akrabalar hastalara destek olabilir. Hasta, onunla dertleşecek diğer kanserli hastalarla tanışabilir. Kanser hastaları destek grupları oluşturup onlarla tedavinin etkileri ve kanser konusunda bildiklerini paylaşabilir. Bu konuda akılda tutulması gereken her hastanın farklı olduğudur. Her ikisi de aynı kanser hastası olmasına rağmen bir hasta için doğru olan tedavi ve yaklaşım diğeri için yanlış olabilir. Daima doğru olan arkadaşların ve diğer aile üyelerinin önerilerinin doktora danışıldıktan sonra uygulanmasıdır.

Akciğer kanseri evreleri

Akciğer kanseri 1. evre
Akciğer kanseri 2. evre
Akciğer kanseri 3. evre
Akciğer kanseri 4. evre

YAZAN: Prof. Dr. Serdar Turhal Onkoloji Uzmanı Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Bir önceki yazımız olan Böcek ilaçlarında beyin tümörü riski başlıklı makalemizde böcek ilaçları, Beyin Kanseri ve beyin tümörü hakkında bilgiler verilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
Akciğer Kanseri

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

614 yorum

  1. anlatılmaz bazı şeyler yaşanır buda öyle bişey benim dedem 6 ay önce günde 20 km yürüyen sapasağlam bi adamdı ateş düşmemesi sebebiyle hastaneye gttik düşüremediler çankırıdan ankaraya sevkedildik sanatoryum göğüs hast.yattık dedem sapasağlamdı görenler inanamıyodu sonra doktor kanser oldugu 2.5 mm oldugunu söyledi parcanın akciğerde kemoterapı basladı 4 kür zor gecti yiyemedi içemedi ama hiç bişey demedi sonra ii oldu dediler doktorlar cıkardılar cok ıyıydı bir süre sonra eskişehire oğlunun yanına gitti dayımda biraz psikolijik sorunludur onların yanına gtti ananemle orda 1 gün yanlız kaldı o gün beyne sıcramış ve sol tarafına hükmedemz olmuştu yarı felc gibi gene getırdık ankaraya ısın tedavisi başladı 10 gün gene iyi oldu düzeldi cıkardık üstünden 15 gün gecti bir akşam gece uyuyamamıs söylememiş biz rahatsız olmayalım diye bana en koyan huyu buydu hep yük oluyorum diye bize cok cokkk üzülüyodu biz göz bebeğine dikkat ederken o herseyi kafasnıa takıyo yük olmaktan cekıne cekıne yaşıyodu o sabah acile götürdük oksijen bağladılar sonra yukarı servisine gene yatırdık 1 hafta gözünü kırpmadı uyuyamadı anamm anamm diyodu dedemmmmm nere ağrıyo diyodum yok yavrum diyodu dedem ne istersin diyodum hiç bişey yavrummm bana en koyan bu fazla iyiydi fazla bu p.tesi morfin verdilerr uyudu herkez nasıl mutluydu uyudu diye 4 aydır göremediği ağabeyi geldi oda hastaydı o anı bi görseniz herşey kopuyo kardeşini gördüü dokunduu bi yasin okudu gece 12 gibi gitti gitmem dedi zorla götürdüler sabah 6 da hiç uyanmadan öldü ağabeyini beklemiş cok severmiş demekki annesini çok severdii 6 yaşında kaybetmiş onu çok özleye özlye özlye ona gtti kavuştu anasına yanına gömdük biz size tek diyeceğim elini sakın bırakmayın 1 saniyee 1 dakika 1 saatın kıymetini bilin herkeze acil şifalar diliyorum kendinizi sakın bırakmayın ayakta durun ki onuda ayakta tutun…

  2. kelimeler yetmez kanseri anlatmaya hele hele akcıger kanserini bir umut edersin iyleşir diye ama yetmez düşler gercege babamın hastalıgını ögrendikden sonra 5 kür kemoterapi aldı ama hayaller yetmedi yaşamasına 3 saat gidiş 3 saat geliş izmir ege unt gidip geldim tam 6 ay tutunamadı yaşama rahmetli babamı kaybedeli 3 gün oldu elimle indirdim mezarina en acısıda eve gelen taputdur kurtulma şansı yok denecek kadar az bu hastalık herşeyi Allah biliyor hastaneden geldigimizde evıni evletlarını eşinı hatırlamadı ve 12 gun yatdı son nefese 1 saat kala elleri ayakları buz kesti buz gıbıydi gözleri ıse sıcacık ALLAH NUR ıcınde yatırsın ama bu hastalık sabunu koy suya ona benzıyo erıyo bıtırıyo bı farkı yok tedavinınde gidengidiyo ALLAH adem oglunun yardımcı olsun hayatımızı saglıklıyken ibadetle gecırelim

  3. merhabalar.benim kiz kardesim 24 yasinda,akciyer kanseri oldugunu ogrendik,daha yeni anne oldu,simdi kemoterapi aliyor.Allah hepimize kolaylik versin,butun hasta yakinlarina sabir diliyorum. AMIN,saglik,sihhat nasib etsin

  4. 28-02-2013 Ben 20 yasindayim Hakkeride askerim Dun babamin akciger kanseri oldugunu ogrendim babam 47 yasinsa ve 22 yil once birakti sigarayi kemoterapiye baslayacak bi kac gun icinde durumun daha ne oldugunu nasil oldugunu hala biiyorum bana bisey soylemiyorlar kendi cabalarimla ogrendim bu kadarini da simdi bu konuda bolgisi olan yada bu hastalik yenebilecegimiz bi hastalikmi

  5. hocam tüm bu belirtiler bende mevcuut ayrıca boyun ve kol agrılarımda var gögsümde sürekli karıncalanmaya benzer karıncalanmalar mevcut gögüs dr gitim çok agır işliyor başka ne yapa bilirim bu kanlada beli olurmu ama kan sonuçlarım temiz cıktı rica etsem bilgilendire bilirmisiniz

  6. sene 1986 , 17 yaşındayım , babam ise 49 yaşında ve akciğer kanseri son evreleri , tabi o zamanlar annem ve kızkardeşlerim bana babamın hastalığını nedense tam söylemiyorlar ve ben sonra duydum akciğer kanseri olduğunu
    akciğer kanserinin en büyük sebebi sigaradır lütfen sigara içiyorsanız ya azaltın yada tamamen bırakınız
    evet 16.12.1986 günü ben işteyim , öğleden sonra telefon geldi bana rıza hemen eve gel baban hasta , ben yola çıktım ve eve vardım tam kapıya geldim kapıda kızkardeşimi gördüm başında eşarp vardı ” o an beynimden soğuk bir ter gelip boşaldı anlatamam ” öldüğünü anladım , içeri girip baktım divanda yüzü koyun yatmış çenesini bağlamışlar
    sonra öpüp kokladım
    babam tertemiz kalpli iyiliksever melek gibiydi , kimse hakkında kötülük düşünmez hep yardım ederdi insanlara , ve bir süre sonra rüyamda kendisini gördüm
    rüyamda beraber onunla konuştum , yüzü pırıl pırıl ve bana oradan nasihat verdi şunu yap bunu yapma diye , ” öğütler verdi ” ben sordum ona baba sen neredesin şimdi dedim verdiği cevap şu : burası değişik bir yer başka bir yerdeyim rahatım iyi diyordu , bayağı baba oğul ikimiz güzel güzel konuştuk rüyada , yemyeşil güzel yerdi
    sonra birden kaybolup gitti , günlerce için için ağladım kimse görmeden

    özellikle akciğer kanseri çok keskin hastalık , ama şu 2012 yılında teknoloji o kadar ilerlediki daha çok yaşatmak için çabalıyorlar , yakın zamanda komşumuz akciğer kanseri oldu ameliyat oldu ve şu an düzeldi hala yaşıyor maşallah ve sağlıklı ( 10 yıl önce ameliyat oldu )
    anne babanızı , kardeşlerinizi , sağken üzmeyin kalp kırmayınız , elinizden geldiği kadar sabırlı olunuz

    özellikle Akciğer kanseri hastaları çok sinirli olurlar ( hastalık sebebiyledir ) sabredin ve bolca dua ediniz
    1 bardak suya kalpten bildiğiniz bütün duaları okuyup içine üfleyiniz , sonra niyetinizi belirtip ( şifa olsun diye ) ve en son fatiha suresi ile noktalayınız ve hastaya az az içiriniz

    Allah ummadığınız yerden şifa verebilir , bunun yanında ilaç tedavisinide aksatmayalım

    Allah , ölüm dışında , tüm hastalıkların şifasını vermiştir .

  7. Gozyaslarim dinmiyor
    Babamin akciger kanserini ogrendim bugun,butun vucuduna yayilmis.canim yaniyor.onu 12 senedir goremiyorum,aslinda bir nevi ondan kacmistim yillarca.seni seviyorum demedim,bugun demek istedim ama onu uzmemek icin soyleyemedim. oluyorum oyuzden soyledi desin istemedi.meger cok ozlemisim ben onu.nalet olsun anne ve babalarin ayrildiklarinda dusman olmalari sendromu.
    canim yaniyor,ondan cok uzagim ve belki onu goremeyecegim ,son birkez sarilamayacagim,beni koklamak istediginde kokla diyemeyecegim.
    canim cok yaniyor…

  8. bir hafta olduu babamın kanser oldugunu ögreneli sonucların cıkmasını bekliyoruz iyi huylumu kötümü bilmiyoruz.allahım yardımcısı olsun suan hastenede tedavi görüyor yazılanlanları okudum ne yazıcamı bilemedim bile dua etmekten baska birsey gelmiyor elimden

  9. Selam aleykum.
    Ben size Azerbeycandan yazıyorum. Sizden bir ricam vardı: “Lenfoid doku kanseri” hakkında bilgi almak istiyorum. Yardımcı olursanız sevinirdim. Önceden teşekkül ederim. Allaha emanet olun…

  10. Annemi kaybedeli tam26gun oldu.gencecik melek annemi verdim akciger kanserine,oyle bi hastalik ki o vucuda yayilan mikroplari yok etmek dye bisey yok hastanin kanina biyerine saklanip da 1 yil snra 20 yil snra cikmayacagini bilemezsiniz.simdi o kadar pismanim ki anneme soyledigm kotu sozler icin,kizim yapma derdi etme derdi bn dinlemezdm annem doyamadim sana ,nolur annelernzn kiymetini bilin smdi ayakta durmak zorundayim 6yasindaki kardesim icin…yakinlarini kansere kurban eden herkesin basi sagolsun allah hepinize uzun saglikli omurler versin:) okuyacaginiz bir fatiha hepsinin ruhuna su serpecektir…..

  11. mrhaba arkadaşlar ,öncelikle hepinizin başısagolsun, benim de nişanlım akçiger kanseri oldu ama o cok sigara içtigi için oldu yeni oldu ben onun yadında olcan onu hiç yalnız bırakmıcam ve bu hastalıgı birlikte yenecegiz inşallah, çünkü onu cok seviyprum…

  12. arkadaşlar merhabalar..
    4buçuk ay önce gencecik canımın parçası annemi kaybettim.
    bütün yazılanları bıkmadan usanmadan okudum. herkese başsağlığı diliyorum. Allah mekanlarını cennet eğlesin inşallah..
    ben annemin neden öldüğünü bile bilmiyorum 🙁
    o yüzden beni dinleyip cevap verebilirseniz çok sevineceğim..

    annem geçen sene şubat ayında zatürreden süreyyapaşada yattı. 10 gün tedavi sürecinden sonra taburcu oldu. kontrollere gitmeye devam ettik. kontrollerde doktor : zatürre sende iz bırakmış, ciğerlerin puslu cam görüntüsünde. dikkat et falan diyordu.kronik astım, bronşiti var diyordu doktorlar..

    bu sene ocak ayında da gene zatürre oldu, ama bu sefer süreyyapaşaya götürmedik, özel bi doktora götürdüm. daha tedavisi tamamlanmadan şubatta kalp krizi geçirdi. kalp yetmezliği falan çıktı. annem sürekli tükürdüğünde iplik şeklinde kan geliyordu tükürüğünde. ve burnu saattlerce aşırı şekilde kanıyordu. sırtüstü yatamıyordu. sırtımda bıçak gibi bişi batıyor kızım derdi hep. artık hiç uyuyamıyordu. kalp yetmezliği ile ilgili uğraşırken, zatürresi gene devam ediyordu. doktorlar sadece ilaç vermeyle yetiniyorlardı. son 1buçuk ay hiç bişi yiyemedi. sürekli su içiyordu. son zamanalarda su bile içmemeye başlamamıştı garibim 🙁

    dahiliyeden de tedavisi başlayacaktı. midesini gösteriyordu bana hep. burada birşey batıyo sanki kızıım diyordu hep. dahiliyeye götürdüm. doktor ultrasona bakarak birkaç tümör olduğunu söyledi. bunu söyleyen doktor asistandı. şimdi kafamı taşlara vurasım geliyo, neden asistanların eline bıraktım annemi diye 🙁 keşke öze hastanelere uzman doktorlara gösterseysik annemi diye..
    ultrason çekilirken uzun sürdü, doktora kötü birşey yok dimi dedim. hayır kalp yetmezliği var dedi. şimdi asistan doktorun ultasona bakarak dediği kötü huylara mı inanayım, ultrasonu çeken uzman doktorun dediklerine mi inanayım. ultrasondan belli olur mu ki kanser, üstelik bunu söyleyen asistan doktor..
    şimdi ben annemin neyden vefat ettiğini bilmiyorum. en son dakikalarında evdeydik. göğsünü tutuyordu. kızım bu ağrı beni öldürcek dedi. ve en büyük pişmanlığımdır ki doktora götürmedim o gün 🙁 1 saat sonra da son nefesi verdi annem üstelik ben öbür odadayken..

    kanser olsa sölemez miydi doktorlar?
    yoksa annem kalpten mi öldü..
    AMA ÖLDÜ. Şimdi canımın parçası toprağın altında. ve ben de günden güne eriyorum. acaba şu hastaneye mi götürseydüm, acaba şu ilacı bırakmasa mıydık diye..
    kardeşim 3 senedir cezaevindeydi, ve evimizden kavga eksik olmuyordu. anne yüreği daha fazla dayanamadı sanırım. yani arkadaşlar stres en büyük düşmanımız ve ben bunu canımın parçası gidince anladım..
    şimdi anneme söylediğim her kötü kelime için, onla kavga yaptığım her gün için ızdıraplar çekiyorum..
    değerini bilemedim melek annem.. MEKANIN CENNET OLSUN ANNEM !

  13. iyi geceler öncelikle kanserden yakınlarını kaybedenlerin başı sağolsun çok zor bir süreç allah yardımcınız olsun..benimde canım babam diyaliz hastasıydı sürekli kontrolleri vardı sırt ağrısıyla başvurduk doktora sonucu akciğer kanseri çıktı kayseride yaşadığımız için fakültedeki bir doktor 3 ay ömrünün kaldığını öleceğini söyledi dünya başımıza yıkıldı kim kabullenirdiki böyle bir şeyi inanmadık konduramadık bizim bakmaya kıyamadığımız babam nasıl kaldıracaktı bu kadar yükü sonra bu sitede ilk başta yer alan bayanın yazısını okudum doktor YENER KOÇ beyi tavsiye etmişti annemlere söyledim vakit geçirmeden Antalya Medical park hastanesine gittiler Yener beyle tanıştılar ve tedavi süreci başladı burda 3 ay ömrü var ameliyat olamaz diyen doktorların aksine ameliyat şansı olduğunu öğrendik YENER BEYDEN DOKTOR AHMET BÜLENT KARGI YA YÖNLENDİRİLDİK BABAMIN AMELİYATINI YAPTI 1 YIL OLDU VE BABAM ÇOK SAĞLIKLI ŞUAN VE BUGUN ANTALYADAN KAYSERİYE BABAMI ZİYARETİ GELİP BİZİ ÇOK MUTLU ETTİ ALLAH RAZI OLSUN BÖYLESİ DOKTORLARDAN UMARIM SİZLERDE BU YAZIYI OKURSUNUZDA BİRAZ YARDIMIM DOKUNUR DOKTORLARIMIZ ÇOK İYİLER VE BEN HAYATIMDA AHMET BÜLENT KARGI BEY GİBİ HASTALARIYLA İLGİLENEN BİR DOKTOR GÖRMEDİM ALLAH ONDAN BİNLERCE KEZ RAZI OLSUN…

  14. babamı kaybedeli tam 2 ay oldu… öğrendikten 8 ay sonra babamı kaybettik.. 53 yaşındaydı babam bende 22 yaşındayım.. çok acı oldu kaybı, hala alışamıyorum yokluğuna, deli gibi özlüyorum onu… maalesef akciğer kanseri böyleymiş, bütün vücudunu yedi bitirdi..
    ölmeden 2 hafta önce yattı babam.. hastaneye götürmek istemedim, annemleride ikna ettim.. artık sonu belliydi ne kadar konduramasakda.. hastanede daha da canını yaksınlar istemedeim.. biliyorum çünkü hastanede ne yapılacağını bende babamın küçük hemşiresiydim.. evde ne yapılması gerekiliyorsa babama ben uyguladım.. yemek yiyemiyordu damar yolunu açtım serumla besledim babamı.. daha ölmeden önceki akşam gene damar yolunu açmştım, gözümün içine bakıp ağlamıştı canım babam… o bakışını hiç unutamıyorum.. evde canını verdi babam, başında 3 kişi kur’an okurken.. ruhu uçup gitmişti bilinçsiz bedeninde ama bende kelime-i şahadetlerle dişlerini çıkardım çenesini bağladım.. aynıydı babamın ifaedesi inanamadım… tekrar tekrar kalp atımını dinledim steteskopla.. babamın küçük hemşiresiydim nasıl olsa bunlarıda onun için yapmam gerekiyordu..1 saat sonra daha 1 gün önce bin zahmetle taktığımz aman damar yolu tıkanmasın da bi daha canı acımasın diye uğraş verdiğimiz intraketini çıkarmak için yanına geldim babamın.. ellerinden kollarından kan çekilmişti,buz gibiydi.. o zaman inanmaya başladım..

    babanızla annenizle bol bol vakit geçirin, onları ihmal etmeyin.. pişman olacağınız şeyler yapmayın onlara.. babamla doyasıya vakit geçirdim, her anında yanındaydım, okulumdan fedakarlık ettim, arkadaşlarımdan çok fedakarlık ettim hatta sınavlarımdan bile… babam bunları bilmiyordu bilse çok kızardı bana ama olsun,onunla olan her saniyem değerliydi…
    mekanın cennet olsun canım babam…

    bütün herkesin ölmüşlerinin mekanı cennet olsun…

  15. PINAR basınız sagolsun Allah mekanı cennet eylesin evet bizde öyle düşünüyoz acıları dindi ağrıları bitti napalim kader Allah böyle yazmış onları çok özleyeceğiz:(

  16. Esracığım ve tüm yakınlarını kaybedenler; başınız sağolsun, Allah sabır versin.
    Biz de babamızı Cuma günü kaybettik. Hepimizin yakınlarının mekanı cennet olsun, cok uzuluyoruz ama bir yandan da huzur buldu diye seviniyoruz.
    Doktorlar “artık elimizden hiçbir şey gelmez, her an her şey bekleyin” dedikten sonra eve götürdük. o sırada “KIRMIZI REISHI MANTARI” nı kesfettik, kullandıkca duzeldi ama gec kalındıgı için kendini toparlayamadı, yemek yiyemediği için iyice eriyip bitti. 2.5 ay daha yaşadı ve öte dünyaya göç etti.

    Allah herkese sabır versin…

  17. Bende bugu ogrendim babamin kanser oldugunu ama yaninda degilim ben ona morel vermem gerekirken o bana veriyo gurbette olmak ve boyle biey yasamak yaninda olamamak cok kotu

  18. Eylem-2009 hanımefendi.benim babamda küçük hücreli akciğer karsinomu ve 4.evrede,kemiğe
    Metastazı var.72 yaşında ve bünyesi zayıf olduğu için,kemoterapi aldırmadık.size ümit veren
    kürü bizimle paylaşabilirseniz çok memnun oluruz.belki sizdd bir hastanın kurtulmasına
    vesile olmuş olursunuz.yardımcı olmak isterseniz mail adresim; balikesirservis@hotmail.com
    şimdiden teşekkürler.

  19. benim de babam akciger kanseri suan hastanede hava veriyolar sadace sunu yazmak istiyorum babacigima mesaj yaparken onu zayifladigini anladim ve icimden dedim ki babam eriyor basliycak acilar agrilari babamin canim yanioooo

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
akciğer kanseri | lenf kanseri | yumurtalık kanseri | meme kanseri | mide kanseri | cilt kanseri |