Sinüzit belirtileri ve tedavisi nedir?

Sinüzit belirtileri ve tedavisi nedir?

Sinüzit Nedir?

Günümüzde küçük, büyük, yaşlı birçok kişi de sinüzit hastalığına rastlamak mümkün. Yüzümüzde burun, göz, alın ve şakak çevresinde içi hava dolu boşluklar bulunmaktadır. Bu boşluklara sinüs adı verilmektedir. Her sinüsün boyutları farklı olabilmekle birlikte, sayıları 15 ile 20 arasında değişmektedir. Yüz bölgemizde bulunan bu sinüsler kanallar sayesinde buruna açılır. Bu kanallar içinde burun mukosası yer alır. Bu mukoza bir salgı üretir. Bu salgı burun içine gelerek, solunum yollarını ısıtır ve nemli kalmasını sağlar. Bazı zamanlarda bu mukoza iltihap yapar ve ortaya sinüzit rahatsızlığı çıkar.

Sinüzit Türleri Nelerdir?

İki çeşit sinüzit türü vardır. Bunlardan biri Akut Sinüzit, diğeri ise kronik sinüzittir. Akut sinüzit için iyi huylu olan sinüzit diyebiliriz. Çünkü tedavisi olan bir sinüzit çeşididir. Kronik sinüzit ise tedavisi çok zahmetli olan bir sinüzit çeşididir. Kronik Sinüzitiniz var ise hayat standartlarınızın düştüğünü söyleyebiliriz. Çünkü bu tip sinüzit türü, sık sık şikayetleriniz olmasını sağlayacaktır.

Sinüsün Görevleri Nelerdir?

Sinüzit belki ölümcül bir hastalık değil ancak, yaşam kalitesini etkilediği için önemli bir rahatsızlık olduğunu söyleyebiliriz. Sağlıklı olan bir sinüsün vücut üstünde ki etkileri, sesinizin dağılımını yaparak, net çıkmasını sağlar, nefes alışların ısı ve kalitesinin kontrolü, kafa ağırlığının azaltılması ve oksijenin temizlenmesi gibi sıralayabiliriz. Eğer sinüsleriniz iltihaplanmış ve sinüzit durumunuz ortaya çıkmış ise, bu sayılan durumların sizde verimli şekilde yerine gelmediğini fark edeceksiniz. Sinüzit insana oldukça ağır gelen bir hastalıktır.

sünizit belirtileri

Sinüzit Nasıl Ortaya Çıkar?

Herkeste olmasa da bazı insanlarda sinüzite yakalanma oranı oldukça yüksektir. Bazı insan bünyelerinin bu hastalığa karşı duyarlı olduğunu söyleye bilmek mümkün.  Genel olarak nefes alıp verirken zorluk çeken insanlar ve burun içindeki kemiği eğri olan kişilerin sinüzit hastalığına daha çabuk yakalanacağını söyleyebiliriz. Çünkü sorunlu bir burun yapınızın olması yukarıda da belirttiğimiz gibi mukoza salgısının üremesini engelleyerek iltihaplanmasına daha çabuk neden olur. Bu sebeple bu kişilerin sinüzit hastalığına yakalanması çok doğal bir durumdur.

Nezle, grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklara yakalanan kişiler ve alerji taşıyan insanlarda da sinüzit riski vardır. Bu gibi durumlarda mukosa şişmekte ve sinüse giden bütün kanallar kapanmaktadır. Nezle, grip olduğunuz durumlarda iyileşme süreciniz 1 haftayı geçiyorsa o zaman büyük ihtimal ile sinüzitiniz var demektir.  Fazla sigara ve alkol kullanan kişilerde de sinüzite yakalanma oranının oldukça yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

Sinüzit Belirtileri Nelerdir?

Grip ve nezle olduğunuz zaman veya yaşadığınız soğuk algınlıklarından bir türlü iyileşme belirtisi göstermiyorsanız belki de sinüzit olmuş olabilirsiniz. Acaba başka hangi belirtilere dikkat etmek gerekli?  Kısa bir özet halinde belirtilerden bahsedelim. Sinüzitiniz var ise sürekli olarak kafanızda bir ağırlık hissine kapılacaksınız. Dolu olan sinüsler, baş kısmına olduğundan daha fazla ağırlık yapmaktadır. Bu durum rahatsız edici en büyük belirti diyebiliriz. Sinüzit hastalığının başlıca belirtilerinden biri sürekli olarak burnunuzun tıkalı olmasıdır. Bu tıkanıklık kolay kolay geçmediği gibi, sık olarak ta tekrarlanmaktadır. Sinüzitiniz varsa sık sık ateşlenebilirsiniz. Burnunuzdan gelen sıvı genel olarak sarı ve yeşile dönük olur. Sürekli olarak bir geniz akıntısı vardır ve konuşmalar genel olarak burundan çıkmaktadır. Sesin netlik durumunda sinüslerin etkili olduğunu yukarda da belirtmiştik. Bu durum işte bu belirtide kendini gösteriyor. Sinüzitler yüz, alın ve şakaklarda kimi zaman dayanılmaz ağrılara da sebep olmaktadır.

Zaman zaman tat almanızı engeller, burunu derinden etkilediği için koku almanız da olumsuz yönde etkilenmektedir. Çocuklarda da aynı belirtiler olsa da bir yetişkine oranla daha hafif belirtiler gözlemlendiğini söyleyebiliriz. Son sinüzit belirtisi olarak gözlerimizin görüşünde ortaya çıkan çift olarak görme, bulanıklık gibi durumlardan bahsedebiliriz. Görüldüğü üzere basit bir rahatsızlık olarak gözüken sinüzit neredeyse bütün duyu organlarımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Kendinizde sinüzit olup olmadığını anlamak için bu belirtileri göz önünde bulundurabilirsiniz. Başınızı hareket ettirdiğinizde, eğilip kalkarken, çeşitli fiziksel hareketlerde yüzünüzde hissedilen bir ağırlık, yüzde bir şişkinlik hissiyatı var ise, sinüzit olma ihtimalinizin çok yüksek olduğunu hatırlatmak isteriz.

Sinüzit Tanısı Nasıl Konulur?

Yukarıda bahsettiğimiz ve asla aksatmaya gelmeyecek belirtileri kendinizde hissediyorsanız çok vakit kaybetmeden bir kulak burun boğaz hekimine gitmeniz gerekmektedir. Sizin kendinizin farkında vardığınız şikayetlerinizi doktorunuzla paylaşmanız, onunda bu tanıyı koymasına fayda sağlayacak. Bu sebeple hissettiğiniz her türlü belirtiyi doktorunuza anlatınız. Baş ağrınız, burun akıntılarınızın rengi, tıkanıklık, yüzdeki şişlik hissiyatını özellikle belirtmenizde fayda var.

Doktor öncelikli olarak kulak ve burun muayene edecek, bu bulgular yetersiz kalırsa sinüsleriniz için sizden bir röntgen isteyecektir. Bazı durumlarda doktor röntgen çektirmek istemeyebilir, bu sebeple bu röntgeni siz de talep edebilirsiniz. Sinüzit çeşitlerinden bahsetmiştik. Röntgen doktorunuzun akut sinüzit tanısını koymasına yardımcı olabilecektir. Ancak kronik bir sinüzit mevcut ise bunun için sadece röntgen yeterli olmayabilir. Kronik sinüzit teşhisinde genel olarak bilgisayarlı tomografi çekilerek sağlıklı neticeye varılabilir. Ayrıca bazı zamanlarda endoskopi çekerek de burun içi incelemesi yapılabilir.

sünizit tedavisi

Sinüzit Tedavisi Nasıl Olur?

Yukarıda bahsedilen tüm şikayetleriniz üzerinde doktora giderek, sinüzit rahatsızlığınızın olduğunu öğrendiniz. Peki bundan sonra nelere dikkat etmeli ve nasıl bir tedavi yolu izlemelisiniz? Akut bir sinüzitiniz varsa tedavinin amacı kapanan sinüslerinizi açmak olacaktır. Bunun içinde en doğru yöntem antibiyotik kullanmaktır. Kesinlikle doktor tarafından önerilen olan antibiyotiği kullanmalısınız.

Doktora gözükmeden alınan antibiyotiklerin sağlığımız için zararlı olduğunu belirtmek isteriz. Ayrıca tedavinin olumlu sonuç verebilmesi için kullandığınız olan antibiyotiği tam olarak dozunda ve saatine dikkat ederek kullanmanız gerekmektedir. Eğer sinüzit türünüz artık kronik bir sinüzit şekline gelmişse, o zaman antibiyotik tedavisi çok başarılı olmayacak, ya da geçici çözümler sunacaktır. Kronik sinüzit için çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Bunlardan biri Balon Sinüsoplasti yöntemidir. Bu yöntem yeni bir yöntem olmasına rağmen ilgi gören ve sonuç veren bir tedavi yöntemi haline geldi. Bu yöntemde burun içine girilerek 15-20 dakika gibi bir sürede tüm sinüsler temizlenerek açılmaktadır. Kişi bir gün sonra normal hayatına döner ve sağlığına kavuşmuş olur. Diğer yöntem ise burun eğriliği, et, kemik gibi sinüziti tetikleyen rahatsızlıklardan ameliyat ile kurtulmaktır. Bu durum sinüsleri oldukça rahatlatacak bir durumdur. Yine de genel olarak ameliyat yerine ilaçlı tedavinin ve balon ile açma tekniğinin kullanıldığını söyleyebiliriz.

Sinüziti Olan Kişilere Tavsiyeler

Son olarak eğer sinüzitiniz var ise, kendinizi korumanızı tavsiye etmekte fayda var. Banyo yaptıktan son ıslak saç ile dolaşmak ve ıslak saç ile uyumak, soğuk ortamdan sıcak, sıcak ortamdan soğuk ortamlara ani geçişler sinüzit hastalığını tetikleyen nedenlerdir. Sinüzit hastasıysanız evinizde buhar makinesi bulundurmak, sizi oldukça rahatlatacak bir yöntemdir. Kalorifer kenarlarında içi dolu bir su bulundurmanız odanın nemini koruyacak kulak burun boğaz enfeksiyonlarına karşı sizi koruyacaktır.

En önemlisi ise tüm bu belirtileri kendinizde görebiliyorsanız hiç zaman kaybetmeden bir doktora başvurmanızda fayda var. Çünkü sinüzit kulağa kolay gelen bir hastalık gibi gözükse de ileri vakalarından oldukça rahatsızlık veren bir hastalıktır. Sağlıklı Günler.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Hangi Bölüm Bakar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
akciğer kanseri | lenf kanseri | yumurtalık kanseri | meme kanseri | mide kanseri | cilt kanseri |